Rauf Denktaş esir düştü mü?

Rauf Denktaş esir düştü mü, Kıbrıs mücadelesi esnasında direnişçiler arasında yer alan Denktaş gerçek hayatında hiç karşı tarafa rehin veya esir düştü mü?

Google Haberlere Abone ol

Merhum Rauf Denktaş esir düştü mü, Kıbrıs mücadelesi esnasında direnişçiler arasında yer alan Denktaş gerçek hayatında hiç karşı tarafa rehin veya esir düştü mü sorularının soruluş nedeni TRT 1'de yayınlanan Kıbrıs dizisini izleyenler tarafından merakla soruluyor. Peki, Rauf Denktaş esir düştü mü?

Öncelikle Rauf Denktaş'ın biyografisine kısaca bir göz atalım: 

Rauf Raif Denktaş 27 Ocak 1924 tarihinde Baf'ta dünyaya geldi. 

Rauf Denktaş esir düştü mü?
Rauf Denktaş Kıbrıs'ta silahlı mücadele günlerinde

 

1983'ten 2005'e kadar toplamda 21 yıl 5 ay 9 gün cumhurbaşkanlığı yapmıştır.

1,5 yaşındayken annesi Emine Hanım'ı kaybetti.

Babası hakim Mehmet Raif Bey'di, Rauf ailenin dördüncü ve en küçük çocuğuydu.

Altı yaşına kadar eğitiminde anneannesi ve babaannesinin yanında, Osmanlı döneminde zaptiyelik yapmış olan dedesi Şeherli Mehmed yetiştirilmesinde rol oynadı.

Çocukluk yıllarında, özellikle tatillerde Aybifan'da ailesiyle vakit geçiren Denktaş, hatıratında bu köyü "köyüm" olarak niteler.

Denktaş, 1930 yılında eğitim için İstanbul'a gönderildi. Arnavutköy'de ilkokuldan liseye kadar eğitim veren Fevzi Ati Lisesi'nde yatılı okumaya başladı.

Ortaokuldan sonra Kıbrıs'a döndü ve 1941 yılında Lefkoşa İngiliz Okulu'ndan mezun oldu.

Mezun olmasının ardından Fazıl Küçük'ün Halkın Sesi gazetesinde yazılar yazmaya başladı.

Daha sonra bir süre Mağusa'da tercümanlık, mahkemelerde memurluk ve İngiliz Okulu'nda öğretmenlik yaptı.

1944 yılında hukuk eğitimi için Lincoln's Inn'de okumak üzere Birleşik Krallık'a gitti.

1947 yılında adaya döndü ve avukatlığa başladı.

Sonraları savcılığa geçti ve 1956 yılında başsavcılığa yükseldi.

Mücadele yıllarında aktif rol aldı.

Daha sonra 21 yıl KKTC Cumhurbaşkanlığı görevinde bulundu.

13 Ocak 2012 tarihinde ise Lefkoşa'da hayatını kaybetti.

RAUF DENKTAŞ'IN MÜCADELE YILLARI

27 Kasım 1948 tarihinde Kıbrıs Türklerinin düzenlediği ilk mitingde Fazıl Küçük ile beraber hatiplik yaptı. Halka ilk hitabını bu vesileyle ve 24 yaşındayken yaptı. Türk cemaatinin iki önemli ismi Faiz Kaymak ve Fazıl Küçük arasında ara bulucu rolünü üstlenip, toplumun çıkarlarının takipçisi oldu. Faiz Kaymak'ın teklifi ve Fazıl Küçük'ün tasvibiyle Kıbrıs Türk Kurumlar Federasyonu Kongresi'nde başkanlığa seçildi. Savcılık görevinden emeklilik hakkını kazanmasına altı ay kala, Birleşik Krallık yönetimini zorlukla ikna ederek istifa etti ve cemaat sorunlarıyla uğraşmaya başladı. 1949 yılı yaz aylarında avukatlık yapmaya başladı. Yine aynı yıl Aydın Hanım'la evlendi. 1955 yılında Enosisle mücadelede ve EOKA karşısında Kıbrıs Türklerinin direnişine yön verdi. 1958 yılında hükumetteki görevinden istifa etti. Arkadaşlarıyla 1 Ağustos 1958 tarihinde Türk Mukavemet Teşkilatını (TMT) kurdu.

1958 yılında iki toplum arasında başlayan çatışmalarda, Türkler protestolar gerçekleştirdi. Zürih-Londra antlaşmaları öncesinde Fazıl Küçük ile birlikte Ankara'ya Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ile görüşmeye gitti. Bu görüşmede adaya Türk askerinin gönderilmesi teklifini dile getirdi. 1959 Zürih ve Londra Antlaşmaları ile, 1960 Antlaşmaları ve Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası'nın hazırlanmasında çaba gösterdi. Aynı yıl Türk Cemaat Meclisi üyeliği ve Türk Cemaati İcra Komitesi Başkanlığı'na seçildi. 16 Ağustos 1960 tarihinde 650 kişilik Türk Alayı Mağusa Limanı'na ayak bastı. 1963 olaylarından sonra temaslarda bulunmak üzere Ankara'ya gitti. Temaslarını tamamlayarak bir sandalla Kıbrıs'a geçti ve Türk direnişini örgütlemeye başladı.

7 Ocak 1964'te Londra Konferansı'na katılmak üzere adadan ayrıldı. Görüşmelerin sonuca ulaşamaması üzerine 15 Ocak'ta Ankara'ya dönen Denktaş, 17 Şubat'ta New York'a gitti ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi görüşmelerine katıldı. 18 Mart tarihinde tekrar Ankara'ya dönene dek, Makarios başkanlığında ve tamamen Rum kontrolünde olan Kıbrıs Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu, Denktaş hakkında devlete hakaret ve başka suçlar nedeniyle tutuklama ve yargılama kararı aldı. Bunun üzerine Denktaş mecburi olarak Ankara'da kaldı.

Gizlice Erenköy'e çıkarak Erenköy Direnişi'ne katıldı, sonra tekrar Ankara'ya döndü. Türkiye'de kaldığı dönemde Ankara'daki siyasi çevrelerle Kıbrıs konusundaki vizyon farkının derinliğini gözlemledi. Kıbrıs konusundaki gelişmeleri ve düşüncelerini Türkiye kamuoyuna aktarmak için basın toplantıları ve konferanslar düzenledi.

29 Ekim 1966 tarihinde, Türkiye'nin Kıbrıs politikasının çok pasif kaldığı, taksim için yeterince çabalanmadığı görüşünü aktardığı 12'ye 5 Kala kitapçığını yayımladı ve tüm milletvekillerine dağıttı.

Türkiye'nin dış politikasına sert bir eleştiri teşkil eden bu kitapçık, Türkiye Dışişleri Bakanlığı tarafından hoş karşılanmadı.

1967 yılında adaya gizlice girerken tutuklandı.

Yoğun girişimler sonucu Türkiye'ye iade edildi.

1968 yılında adaya giriş yasağı kaldırılınca Kıbrıs'a döndü.

Rauf Denktaş esir düştü mü?
Rauf Denktaş, TRT 1'de yayınlanan Kıbrız Zafere Doğru dizisinde böyle canlandırılıyor.

 

Rauf Denktaş'ın TRT 1'de yayınlanan "Kıbrıs Zafere Doğru" dizisinde bu şekilde canlandırılıyor.


 

Yorumlar