Ramazan bayramında tekbir var mı, teşrik tekbirleri hangi bayramda var?

Ramazan bayramında tekbir var mı, teşrik tekbirleri hangi bayramda var? Teşrik tekbirleri hangi bayram, ne zaman başlar, Ramazan Bayramında teşrik tekbiri getirilir mi?

Google Haberlere Abone ol

Ramazan bayramında tekbir var mı, teşrik tekbirleri hangi bayramda var? Teşrik tekbirleri hangi bayram, ne zaman başlar, namazlardan sonra Ramazan Bayramında teşrik tekbiri getirilir mi?

Ramazan ayının sona ermesi ve Ramazan bayramının başlamasıyla birlikte birçok Müslüman, hatırında kalmadığı için teşrik tekbirleri konusunu merak ediyor. Ramazan bayramında tekbir var mı, teşrik tekbirleri hangi bayramda var?

Teşrik tekbirleri hangi bayram, ne zaman başlar?
Teşrik tekbirleri hangi bayram, ne zaman başlar?

 

Her yıl bayramlardan birinde teşrik tekbiri süreci yaşanıyor. Peki, bu hangi bayram? Ramazan bayramı mı Kurban bayramı mı? 

İslam Peygamberi Hz. Muhammed S.A.V'in arefe günü ve bayram günleri dahil her vakit namazının farzından sonra teşrik tekbiri getirdiği rivayet edilir. 

Rivayetlere göre efendimiz bunu sadece Kurban bayramında yapardı. Efendimizin Ramazan bayramında böyle bir uygulaması yoktur.

Hz. Peygamberin (s.a.s.), kurban bayramının arefe günü sabah namazından başlayarak bayramın dördüncü günü ikindi namazına kadar, ikindi namazı da dâhil olmak üzere farzlardan sonra teşrik tekbirleri getirdiğine dair rivayetler vardır (Beyhakî, es-Sünenü’l-kübrâ, III, 315; Dârekutnî, es-Sünen, III, 439, 440).

Buna göre Hanefîlerde tercih edilen görüşe göre arefe günü sabah namazından bayramın dördüncü günü ikindi namazına kadar 23 vakit, her farzın ardından teşrik tekbiri getirmek, kadın erkek her Müslümana vaciptir. Teşrik günlerinde kazaya kalan namaz aynı günlerde kaza edilirken teşrik tekbirleri de getirilir. Teşrik günleri çıktıktan sonra kaza edilmeleri hâlinde ise tekbir getirilmez. Namaz kaza edilmedikçe tekbirler kaza edilmez (Serahsî, el-Mebsût, II, 43-44; İbnü’l-Hümâm, Feth, II, 82). Şâfiî mezhebine göre ise teşrik tekbirleri sünnettir (Mâverdî, el-Hâvî, II, 500-501).


 

Yorumlar