Konut fiyatları dolar ve altınla yarışıyor

Son yıllarda artan talepler nedeniyle Türkiye'de konut sektöründe fiyatlar tavan yaptı. Uzmanlar, konut fiyatlarının altın ve dolarla yarıştığını söylüyor.

Google Haberlere Abone ol

Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye'de de konut fiyatları salgın nedeniyle ve artan talepler yüzünden altınla yarışır hale geldi. 

Rusya ve Ukrayna’daki savaş ortamından kaçanlar için Antalya iyi bir sığınak. Ne de olsa tatil beldesi. Bu ilde yabancı etkisiyle kiraların ve satılık konut fiyatlarının hızlı yükseldiği belirtiliyor.

Yeni açıklanan Konut Fiyat Endeksine göre Antalya’nın öncülük ettiği ve Isparta ile Burdur’un içinde olduğu TR 61 Bölgesinde konut fiyatları ocak ayında yüzde 15.5 arttı. Bitişikte yer alan Merkez Bankası tablosunda görülebileceği gibi, bu artış 26 bölge arasında aylık bazda en yüksek ikinci artış.

EN GÖZDE İLLER MUĞLA VE ANTALYA

Bodrum, Marmaris gibi turistik beldelerin yer aldığı Muğla ile Aydın ve Denizli’nin dahil olduğu TR 32 Bölgesi’ndeki konut fiyatları ocak ayında yüzde 17.4 artışla ilk sıradaki yerini koruyor.

Yıllık bazda ise konut fiyatları Muğla’da yüzde 95.5, Antalya’da yüzde 90 artış kaydetti. Türkiye ortalamasında konut fiyatlarındaki artış aylık yüzde 13.1, yıllık yüzde 77.4 ile rekorunu egale etti. Yeni konutlarda fiyat artışı yüzde 85.7’ye çıkarken, İstanbul’da yüzde 94.8’e yükseldi.

 Ocak ayı rakamlarını aynı ayın enflasyonu ile karşılaştırmak daha doğru. Yüzde 48.69’luk ocak ayındaki yıllık enflasyona göre konut fiyatlarının reel artışı yüzde 19.3 düzeyinde bulunuyor. Bunun bir de kira getirisi olabilir.

FAİZDE %20 KAYIP, KONUTTA %20 KAZANÇ

TÜİK verilerine göre ocak ayı itibariyle son bir yılda enflasyondan arındırılmış doların reel kazancı yüzde 23.08, külçe altının da yüzde 19.7 düzeyinde bulunuyor. Euronun ise yüzde 14.45’lik reel getirisi var ama konut getirisinin gerisinde.

Konut bu üç getiriyle yarışır durumda. Hatta kira geliri değer artışına eklendiğinde altını da geride bırakabilir. Yine TUİK verisiyle mevduat faizinin son bir yıllık reel getirisi negatif yüzde 22.75. Devlet iç borçlanma senetlerinin de negatif yüzde 32.69 düzeyinde. Yani anaparanın üçte biri reel olarak kaybolmuş.

Özellikle faizli enstrümanlar ile konutun getirisi arasında kabaca yüzde 50’ye yaklaşan bir fark oluştuğu dikkati çekiyor.

PAHALI KONUTLARIN BEDELİNİ NASIL ÖDEYECEĞİZ?

Faize yatırımda yüksek reel kayıplar meydana gelirken, konuta yatırımda yüksek reel kazancın elde edilmesi, hanehalkı için gayrimenkulü tam bir finansal yatırım haline getiriyor.

İnsanımız da gayrimenkulü çok sever. Alım ve satımını da iyi yapar. Konut satışları da ocak ayında yüzde 25 artmıştı. Fiyat artışları ise satışlardan daha hızlı çıktı.

Bundan daha önemli olanı ise konut fiyatlarının enflasyonun yaklaşık 30 puan önünden gitmesidir. Hemen hemen bütün mal ve hizmet fiyatını yukarı çekiyor.

Gıda ve enerji enflasyonuyla baş etmek zor hale gelmişken, şimdi buna kira ve konut ekleniyor. Birileri bu konutların kirasını ödeyecek ya da bitişiğindeki işyerinin.

Hane halkının böyle ağır bir yükün altından kalkması ancak enflasyon üstünde bir kazanç elde etmesiyle mümkün. Bunun için şirketlerin iyi kar etmesi, iyi ücret vermesi, yurt dışıyla iyi rekabet etmesi gerekiyor.

Bunun da şimdilik uygun ortamı yok. Belki dünyada kartların yeniden karıldığı bir dönemde Türkiye’nin önüne çıkacak fırsatları iyi kullanabilirsek olabilir.


 

Yorumlar