İdlib'de Suriye rejimine operasyon masada

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin İdlib'deki gözlem noktalarında kalacağını açıkladı. Erdoğan, Soçi ve Astana mutabakatları ile bölgede inşa edilen gözlem noktalarının menziline giren Esed rejiminin Şubat ayı sonuna kadar çekilmemesi durumunda operasyon düzenleneceği sinyalini verdi.

Google Haberlere Abone ol

Rusya ve Esed rejimi güçlerinin Soçi mutabakatını yok sayarak İdlib'e gerçekleştirdiği saldırılar bölgede uzun süredir devam eden krizi yeniden alevlendirdi.

Esed rejimi güçlerinin ilerleyişini durdurmak için Türk Silahlı Kuvvetleri son dönemin en büyük askeri tahkimatını gerçekleştirdi.

Rejim güçlerinin 5 gün arayla TSK konvoylarına yönelik saldırısı bölgeyi savaşın eşiğine getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şam rejimine gereken cevabınverileceğini açıkladı. Rejim güçlerine olası bir askeri operasyonun masada olduğu ise herkesin malumu.

"Operasyonda hava desteği sağlanabilecek mi? TSK'nın alternatifleri neler?" sorusu en merak edilen sorular arasında yer alırken, Savunma Politikaları Analisti Turan Oğuz, bu sorulara yanıt verdi.

TSK'nın olası bir hava harekatı için çok sayıda alternatifinin olduğuna dikkat çeken Oğuz, "Birincisi doğal yöntemlerle yani Rusya ile anlaşıp standart hava desteği sağlamak olacaktır. Eğer sağlanamazsa, kendi sınırlarımız içerisinden kullanabileceğimiz çeşitli alternatifler var. Bunlar sadece havadan değil, karadan da kullanabileceğimiz alternatifler" dedi.

FIRTINA OBÜSLERLE DAHİ HEDEFLERE ULAŞABİLİYORUZ

İdlib'in konum olarak Türkiye'ye yakın olmasının da büyük avantaj olduğunu hatırlatan Oğuz, "Örneğin 120 km menzilde 5-10 metre sapmayla hassas vuruş yapabileceğimiz Kaplan füzelerimiz var. İdlib'in dış mahalleleri sınırımıza, havadan, 24 km'den daha yakın, dolayısıyla bu bölgelere fırtına obüslerimizle dahi çok kolay ulaşabiliyoruz. Suriye hava sahasını kullanmasak bile çok çeşitli alternatiflerimiz var. Elbette bunlar kısa vadeli harekatlarda kullanabilir, bu çatışmalar uzun vadeli olacaksa mutlaka Suriye hava sahasını da kullanmamız gerekliliği doğar" diye konuştu.

Türkiye'nin acil ve gerekli durumlarda KORAL Elektronik Harp Sistemi'ni kullanarak hava savunma sahası içerisinde köreltme yapabileceğini de vurgulayan Oğuz, şu ifadelere yer verdi:

"KORAL bir sihirli değnek değil ancak çok önemli kabiliyetlere sahip. Örneğin, acil durumlarda Suriye hava sahası içerisinde köreltme yapmak suretiyle bir nevi takip edilemez bir bant açarak savaş uçaklarımızı sokabiliriz. Özellikle harekat sahasının sınırımıza çok yakın olması, elimizi çok güçlendiriyor. Bir hava sahası içerisinde yüzlerce kilometre boyunca kaybolarak gidemezsiniz ancak bu vakada olduğu gibi 40-50 kilometrelik mesafede KORAL elimizi çok rahatlatır. KORAL'ın asgari 100-150 km civarında bir etki alanı olduğu tahmin ediliyor. Tabii bu alan coğrafi ve diğer bazı koşullara da bağlı. O bölgenin avantajı çok dağlık olmayan bir coğrafyaya sahip olması."

Son dönemde bazı bölgelerde rejim hava unsurlarının İdlib hava sahasına girmekte zorlandığı haberlerine de dikkat çeken Oğuz, "KORAL radar ve haberleşmeyi karıştırabiliyor, engelleyebiliyor. Koruyacağımız alana girecek rejim helikopterlerini engelleyebilir. Helikopterler radar kullanmasa da kullandığı GPS ve telsiz sistemlerini karıştırmak güvenli seyir olanaklarını ortadan kaldırıp uçuşlarını engellemeye sebep olabiliyor" vurgusunu yaptı.

TÜRKİYE'NİN ELİNDE GÜÇLÜ ALTERNATİFLER VAR

Suriye hava sahasında zaman zaman tüm tarafların birbirlerine karşı elektronik harp yöntemlerini kullandığına dikkat çeken Oğuz, "Suriye hava sahasındaki elektronik karmaşa nedeniyle olaylar kontrolden çıkabilir. Dolayısıyla EH uygulanan alanlarda harekat gerçekleştirmek en son tercih edilecek yöntemlerden birisi."

Kaynak: Yeni Şafak

Yorumlar