Herkese telif atmakla suçlanan Erdil Yaşaroğlu'nun da başkasının karikatürünü izinsiz kullandığı ortaya çıktı

Son aylarda sosyal medyada büyük tartışmalara neden olan Yaşar Erdiloğlu, bir hukuk bürosuyla anlaşarak, herkese telif atmakla suçlanıyordu. Yaşaroğlu'nun şikayetçi olduğu insanlar gibi başkasına ait karikatürleri kendi sitesinde izinsiz kullandığı ortaya çıktı.

Google Haberlere Abone ol

Sosyal medyanın son dönemlerde en çok tartışılan isimlerinden biri olan Erdil Yaşaroğlu, anlaştığı hukuk bürosu aracılığıyla herkese telif atmak, telif parası istediği insanların kapısına polis göndermek, insanları gözaltına aldırarak karakollarda süründürmekle eleştiriliyordu. Yaşaroğlu tarafından mağdur edildiğini belirten yüzlerce vatandaş sosyal medya üzerinden tepkilerini dile getirerek mağduriyetlerinin giderilmesini, davaların çekilmesini isterken ilginç bir gelişme yaşandı. Herkese dava açmakla suçlanan Erdil Yaşaroğlu'nun da başkasına ait karikatürleri izinsiz şekilde kendi internet sitesinde kullandığı ortaya çıktı. Birçok vatandaş telif konusunu bilmediğini belirterek davaların geri çekilmesini istemişti; ancak davaların çoğu hala devam ediyor. İşin ilginç tarafı ise Erdil Yaşaroğlu'nun da benzer bir savunma yapması oldu. Yaşaroğlu, izinsiz karikatür kullandığı dönemlerde telif yasalarını bilmediğini savundu.

PIRARO: KASITLI OLARAK İMZAMI KALDIRMIŞLAR

Paylaşımı büyük yankı uyandıran Piraro, konuya ilişkin Hürriyet’e konuştu, şunları söyledi: “İnsanların işlerinin, bu tarz etik olmayan şekilde kullanımı internet üzerinde çok yaygın. Öyle ki, bunu yapan herkese dava açmaya kalksam, gelecek bin yılı mahkemede geçirmem gerekir. (Yaşaroğlu’na karşı yasal işlem başlatıp başlatmayacağı sorusu üzerine) Hayır, bu siteye karşı (Komikaze.net) dava açmayacağım.

Ancak yine de insanların online bir iş yaptıklarında nasıl bir etik algısına sahip olduklarını görmek bakımından bu durum endişe verici. Şahsen ben, üzerinde bir düzeltme ve değişiklik yapmadıkları ve bana da link gönderdikleri sürece, herkesin karikatürlerimi internette yayınlamasına izin veriyorum. Söz konusu site (Komikaze.net) bunu yapmış değil. Kasıtlı olarak imzamı kaldırmışlar. İşte bu etik değil."

YAŞAROĞLU'NDAN AÇIKLAMA

Bu ilginç durumun ortaya çıkmasıyla Erdil Yaşaroğlu, konuyla ilgili açıklama yapmak zorunda kaldı. Yaşaroğlu, Dan Piraro'nun karikatürünü izinsiz bir şekilde kullandığını kabul ettiği açıklamasında, bazı vatandaşları da gerçekten mağdur ettiğini de kabul etti ve özür diledi. Özellikle de kamuoyunda tanınmış bazı isimlerin polis tarafından zorla gözaltına alınması ve karakollarda gözaltında tutulması gibi hadiselerin cereyan etmesi sosyal medyada en çok konuşulan konular arasında yer alıyor. Yaşaroğlu, bu konu hakkında ise, "Üzgün" olduğunu belirterek suçu kolluk kuvvetlerine attı.

Son dönemde sıkça açtığı telif davalarıyla gündeme gelen karikatürist Erdil Yaşaroğlu, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Hak arama mücadelesi olarak başlayan bu yolculukta bir süre sonra yanlış bilgileri, asılsız iddiaları ve kafa karışıklıklarını çok sık duymaya başladık. Kimileri kendilerini kurtarmaya çalışırken de arada tüm iyi niyetiyle hata yaptığını kabul eden ve doğruyu söyleyenleri ayrıştırmak bizim için hiç de kolay olamadı. Hâlâ da olamıyor" dedi. Yaşaroğlu, son günlerde Dan Piraro'nun karikatürünü izinsiz sitesinde kullanmasıyla ilgili de, "Yaklaşık 20 sene kadar önce  komikaze.net sitemde, kendi içeriklerimin yanında dünyadan sanatçıları ve eserlerini de tanıtmak amacıyla bir süre karikatürler yayınladım. O zamanlar ben de telif konuları nedir bilmiyordum. Sonra önce müzik, ardından bilgisayar yazılım sektörü sayesinde telif nedir öğrenmeye başladım. Hemen siteden bölümü kaldırdım ve bir daha da lisanssız, telifsiz hiç bir şey kullanmadım" ifadesini kullandı.

"Telif davası" konusuyla gündemde olan karikatürist Erdil Yaşaroğlu, kendi internet sitesi üzerinden "Karikatür sevenlere bir açıklama borçluyum" diyerek, son dönemde yaşananlar ve Dan Piraro'nun karikatürünü izinsiz bir şekilde kullanması hakkında konuştu.

"4-5 sene kadar önce karikatürist arkadaşlarımla telif hakları üzerine sohbet ederken, artık bir şeyler yapmamız gerektiği konusunu gündeme getirmemizle başladı her şey" diyen Yaşaroğlu, şöyle devam etti:

Dijital dönüşümle birlikte, doğal olarak okuyucularımız internet ortamına kayıyordu ve bizim bulunduğumuz geleneksel mecralardan uzaklaşıyordu. Biz de bu değişimin içinde ve gidişatın farkında olduğumuz için, karikatürlerimizi dijital dünyaya taşımanın yollarını düşünüyorduk ve bazılarını da uygulamaya çabalıyorduk. Ama tam olarak başaramıyorduk çünkü karikatürlerimiz zaten internette her yerdeydi. Biraz araştırınca, çizdiklerimiz üzerinden bir sürü sitenin farklı anlamlarda ve ciddi kazanımları olduğunu fark ettik. Bu duruma engel olmadığımız sürece, bizim yeni şeyler yapabilmemiz mümkün olmayacaktı. Önce bununla mücadele etmemiz gerekiyordu.

Karikatürlerimizi yayınlayan siteler arasında ticari kaygıları olanları konuyu bilen isimlerle belirledik. Sonra hukukçular uyarabildiklerini uyardılar. Bazılarının herhangi bir iletişim bilgisi bulunmadığı için bir şey yapamadılar. Ardından da suç duyurularında bulunuldu. Hukuki süreç kapsamında yapılan şikayetler sadece site adresleri üzerinden yapılabildiğinden, bir sitenin arkasındaki şahıs ve kurum isimleri ve onlara ait detaylar bilinemiyordu.

Suç duyuruları kapsamında yer alan siteler savcılık tarafından araştırıldı. Bizden bağımsız işleyen bu süreçte bilirkişilere danışılıyor ve bir suç unsuru bulunursa, site sahibinin kişisel/ kurumsal bilgileri tespit edilerek, kendileri ifade vermek için çağrılıyor. Bu süreç, kanunen dahil olup müdahale ettiğimiz ya da edebileceğimiz bir alan değil. Savcılık, ifade sonrasında site sahibinin kanuna aykırı davrandığını düşündüğü durumda, kamu davası açılmadan önce bir uzlaştırmacı atayacağını ve telif hakkı sahibiyle anlaşma yapmayı denemesini öneriyor. Biz de ancak o zaman suç duyurusu yapılan kişinin kim olduğunu öğreniyoruz. Süreç kısaca böyle işliyor.​

"Sürekli ve önü alınamaz bir bilgi kirliliği oluşmaya başladı"

Hak arama mücadelesi olarak başlayan bu yolculukta bir süre sonra yanlış bilgileri, asılsız iddiaları ve kafa karışıklıklarını çok sık duymaya başladık. Ben yakınlarıma bile olanları açıklamak zorunda hissederken buldum kendimi. 

'Sosyal medyadaki karikatür paylaşımlarına, amatör sitelere, forumlara suç duyurusunda bulunmuyoruz' desek bile, aksini iddia edenler çıktı. Sürekli ve önü alınamaz bir bilgi kirliliği oluşmaya başladı. Hepsine tek tek cevap vermenin imkanı olmadığı gibi, sürdürülebilir olmadığını da gördük.

Sevilen karikatüristlerin bir anda delirip, para hırsına bürünüp kötü yürekli insanlara dönüşme hikayesine inananlar çok oldu. Biz buna üzüldük ve şaşırdık. Ama kimseye de kızamayız. Sosyal medya ile olaylar bu raddeye gelebiliyor işte. Biraz sakin düşününce, biz de dışardan biri olsaydık ve bu olayları sosyal medyadan takip etmeye çalışıyor olsaydık, muhtemelen aynı şekilde düşünebilirdik.

"Hata yaptığını kabul eden ve doğruyu söyleyenleri ayrıştırmak kolay olamadı"

Tüm bu gündem içerisinde iyiyle kötüyü ayırmak hem zor hem de vakit alabiliyor. Ardında anonim bir şirketin olduğu kurumsal bir site, suç duyurusunu aldığı anda 'masum bir kişinin iyi niyetle açtığı basit bir blog sayfasına' dönüşebiliyor. Ya da aslında öyle olmadığını bildiğimiz; yazar kadrosu, reklam ekibi olan güncel sitelerin 'küçük ve aktif olmayan girişimler' olduğu savunulabiliyor. Bir günde sitelerin arkasındaki yazılım kodları silinebiliyor, site tasarımı tamamen değişebiliyor ve 'biz aslında amatördük' sesleri yükselebiliyor. Sitesinde galeri şeklinde onlarca karikatüre yer vererek yıllarca trafik sağlayan sitelerin 'bu içeriklerden haberimiz yoktu ya da  biz yüklemedik' gibi serzenişlerine şahit olabiliyoruz.

Üstelik bunu yapan sitelerin neredeyse tamamında 'burada yayınlanan içerikler telif haklarıyla korunmaktadır, izin alınmadan asla başka yerde kullanılamaz' uyarısı bulunuyordu.

Bu ve daha benzeri pek çok örnekle kimileri kendilerini kurtarmaya çalışırken de arada tüm iyi niyetiyle hata yaptığını kabul eden ve doğruyu söyleyenleri ayrıştırmak bizim için hiç de kolay olamadı. Hâlâ da olamıyor.

"1 karikatür için 30 bin lira istediler söylentileri çıkmaya başladı"

Bir de 1 karikatür için 30 bin lira istediler söylentileri çıkmaya başladı. Bir karikatür o kadar eder mi diye yorum yaparak kızanlar oldu. Neyse, bu da doğru değil. Keşke etse ayrı :) Daha kötüsü 'karikatür ne yeaa, 10 liradır 20 liradır en fazla telifi' diyenler oldu. Arkadaşlar, bir karikatürün komik olup olmadığını onu okuyan herkesin yorumlamaya ve eleştirmeye hakkı vardır. Ama işin değerini belirleme noktasını karikatüre ömrünü adayan ve masa başında kafa patlatıp yıllarca dirsek çürüten insanlara bırakalım lütfen.

"Bilgi kirliliği içerisinde çok üzüldüğüm hatalarım da oldu"

Benim tüm bu karmaşa ve bilgi kirliliği içerisinde çok üzüldüğüm hatalarım da oldu. Örneğin, biri çıkıp uzunca bir yazı yazdı Twitter’da. Açıkçası takipçisi olmayan, yeni açılmış bir hesaptan bilgi verilmeden yazılmış bir suçlamayı okuyunca bende uyanan ilk izlenim gerçek olmadığı yönündeydi. Ama yanılmışım. Ertesi gün kimliğini açıklayınca kendisine ulaşma şansımız oldu ve hikayesini dinledim. Kolluk kuvvetleri ile yaşadıklarını anlattı. Ona sürecin bu kısmında yaşadıklarıyla hiç bir ilgimizin olmadığını anlattım. Sonra da olanlara çok üzüldüğümü ve şikayetimizi geri alacağımızı söyledim. Bu gibi talihsiz deneyimler yaşamış olanlar için de çok üzgünüm.

"Vazgeçtiğimiz çok sayıda başvuru var"

Hukuki açıdan bakıldığında haklı olmamıza rağmen, vicdanen üzüldüğümüz için vazgeçtiğimiz çok sayıda başvuru var. Bu değerlendirmeler de hala devam ediyor. Yanlışlık yaptığımızı düşünen ya da bilgi almak isteyen site sahipleri, her zaman bilgi@komikburo.com adresinden bizimle irtibata geçebilirler.

Her vaka birbirinden farklı olduğu ve farklı bir yanıtı hak ettiği için sosyal medyadan gelen bireysel yazılara dönmek mümkün olamadığı gibi, hukuki olarak devam eden süreci daha da zorlaştırmaktan başka bir işe yaramıyor.

"Çıkış noktamız telife dair bir bilinç oluşturma girişimiydi"

En başta belirttiğim gibi çıkış noktamız telife dair bir bilinç oluşturma girişimiydi. Yok olmaya giden bir mesleğimiz yok. Karikatür, yeni medyalarla birlikte daha çok ilgi gören ve paylaşılan bir sanat. Öte yandan, karikatüristler maalesef çok zor yetişiyor. Bu ortamı korumak ve oluşturmak da bir önceki neslin, yani bizlerin görevi.

Bu yüzden birlikte davranıp mesleki standartların oluşturulması ve korunması için atılacak her türlü adıma ve kurulacak her türlü oluşuma destek vereceğimi de açıklamak isterim. Özünde yapmak istediğim kendi sektörümde telif hakkı bilincini oluşturmak ve geliştirmek için çaba sarfedip, yeni karikatüristlere de haklarının korunduğu, istedikleri gibi karikatürlerini yayınlayabilecekleri ve gelir elde edebildikleri bir ortam yaratabilmek. Bunu yapabilmenin yolu ise ilk olarak telif haklarını korumaktan geçiyor.

Onlarca sevdiğiniz karikatüristin bir çoğu şimdi ortalarda yok, farkında mısınız? Ne yapıyorlar, niye çizmiyorlar, nasıl geçiniyorlar? Bunları da aklınıza getirin, rica ediyorum.

Piraro meselesi; "O zamanlar ben de telif konuları nedir bilmiyordum"

Bu vesileyle bu konuya da bir açıklama getireyim. Yaklaşık 20 sene kadar önce  komikaze.net sitemde, kendi içeriklerimin yanında dünyadan sanatçıları ve eserlerini de tanıtmak amacıyla bir süre karikatürler yayınladım. O zamanlar ben de telif konuları nedir bilmiyordum.

Dergilere çiziyorduk, bazılarımız da benim gibi yeni başlayan internete karikatürlerini koyuyordu. Sosyal medya falan yoktu. Sonra önce müzik, ardından bilgisayar yazılım sektörü sayesinde telif nedir öğrenmeye başladım. Hepimiz gibi yani... Hemen siteden bölümü kaldırdım ve bir daha da lisanssız, telifsiz hiç bir şey kullanmadım.

​Benim bile unuttuğum, 20 sene önce bu siteye yüklenmiş bir adet karikatürü internet arşivini tarayarak bulan ve bunu Dan Piraro’ya (konuyla ilgili mutlaka tweet atmasında da ısrar ederek) ulaştıran arkadaşlara teşekkür ederim. Bana yıllar önce yaptığım bir yanlışı düzeltme fırsatını verdiler.​

Piraro ve bulabildiğim diğer çizerlerle de iletişime geçip, durumu anlatıp, özür dilediğimi, hem maddi hem de manevi mağduriyetlerini gidermek için ne gerekiyorsa yapabileceğimi ilettim. Geç de olsa, ben de doğru bildiğim şeyi yaptım.

Piraro’ya gösterilen ilgiyi düşününce, ülkemizde de telif hassasiyetinin kısa sürede bu kadar gelişmesi beni açıkçası çok mutlu etti. Aynı desteğin yıllardır çabalayan kendi karikatüristlerimiz için de gösterileceğinden hiç şüphem yok. Ben olmasam bile, eminim sevdiğiniz karikatüristler vardır. Piraro gibi şimdi onların haklarını savunmanın tam zamanı :)

"Senelerdir ilerleyemediğimiz kadar yol kat edildi desem doğrudur"

Genel olarak bizim için olumsuz olarak görülen tüm bu süreçte iyi bir şey de oldu. Telif konuşuldu, üzerine kafa yoruldu, anlaşılmaya çalışıldı, bolca tartışıldı. Senelerdir ilerleyemediğimiz kadar yol kat edildi desem doğrudur.

Şimdi bu mücadeleyi ön planda ben ve birkaç isim veriyor olabiliriz ama daha ileriyi düşünüyorum ve umutlanıyorum. Umarım bu bilinçten sadece bizler değil, yazarak, çizerek, hikaye anlatarak hayatını kazanan, evini geçindiren herkes faydalanır.

Bu süreci benim için de katlanabilir kılan en önemli sebep budur.

Yazdıklarımı okuduktan ve değerlendirdikten sonra beni daha iyi anlayanlarınız olacaktır. Belki hiç anlamayanlarınız ya da asla anlamak istemeyenleriniz de olacaktır. Ben yine de bu düşüncelerimi tüm samimiyetimle sizinle paylaşmak istedim.

AÇIKLAMAYA TEPKİLER

Yaşaroğlu'nun açıklaması mağdur olduğunu belirtenler tarafından samimi bulunmadı. Zira açıklamada belirtildiğinin aksine birçok kişiye hem de ticari olmayan isimlere de dava açıldığı, davadan vazgeçilmesi için çeşitli miktarlarda paralar istendiği belirtildi. 

İşte o tepkilerden bazıları:

Yaşaroğlu'nun telif davaları tartışma programlarında da konuşuluyor. İşte onlardan biri:

Yorumlar