Diyarbakır surları hassasiyetle onarılıyor

Dünya Kültür Mirası olarak tescillenen Diyarbakır Surlarının restore edilerek eski ihtişamına kavuşması için başlatılan çalışmalar hassasiyetle yürütülüyor

Google Haberlere Abone ol

UNESCO tarafından 2015'te Dünya Kültür Mirası olarak tescillenen Diyarbakır Surlarının restorasyonu tarihi yapının zarar görmemesi için hassasiyetle yürütülüyor.

Çok sayıda medeniyete ev sahipliği yapan merkez Sur ilçesindeki Diyarbakır Surlarının restore edilerek eski ihtişamına kavuşması için başlatılan çalışmalar sürüyor. Surlarda yürütülen çalışmalar, Kültür ve Turizm Bakanlığının oluşturduğu Bilim Komisyonu ve alanında uzman kişilerden oluşan Danışma Kurulunca titizlikle kontrol ediliyor. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesince yapılan ihaleyle çalışmaları devam eden burçlardaki restorasyon, balyoz ve ağır aletler yerine el emeği ile yürütülüyor.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Koruma Uygulama ve Denetim Büroları (KUDEB) Şube Müdürü Sermed Azizoğlu, AA muhabirine, Diyarbakır Surlarının insanlığın ortak mirası olarak nitelendirildiğini söyledi.

Surların Dünya Kültür Mirası olarak tescillenmesinin ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından projelendirme çalışmasının başlatıldığını ifade eden Azizoğlu, belediye olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı ile restorasyon çalışmalarına başladıklarını belirtti.

Toplamda 3 ayrı etaptan oluşan 22 burcun restore edildiğini dile getiren Azizoğlu, "1, 2, 5, 7 ve 8 nolu burçlarımızın restorasyonunu yapıyoruz. Bu çalışmaları yürütürken çok hassas davranmaya çalışıyoruz. Surlar çok nadide ve ender yapılar. Tüm çalışmalarımızı hassasiyetle yürütüyoruz. Yeni yapacağımız taş imalatlarının mevcut dokuya uyumunu sağlamak için taşları adeta nakış işler gibi tek tek işliyoruz. Yine temizlik çalışmalarında çok hassas davranıyoruz. Düşük basınçlı kumlama yaparken suyla ya da fırçayla tek tek, taş taş çalışmalarımızı yürütüyoruz." diye konuştu.

"TİTREŞİMİ MİNİMUMA İNDİREREK BETONLARI SÖKERKEN YAPIYA ZARAR VERMİYORUZ"

Dağkapı Burcu'nda Mervani Mescidi olarak işlevlendirilen kısım üzerinde önceden beton bir tabliye olduğunu aktaran Azizoğlu, hem beton yapının özgün olmayan eklerden arındırılması hem de tabliyenin beton dayanımı düşük olduğu için yıkımına karar verildiğini anlattı. "Bu çalışmayı herhangi bir yerdeki gibi yapamıyoruz." diyen Azizoğlu, "Çünkü surlar gibi tarihi eserler, kargir yapılar bir iskelet yapı sistemi olmadığı için titreşimden çok fazla etkileniyorlar. Bu, yapının bütünlüğünü etkiliyor ve parçaların birbirinden ayrışmasına sebep oluyor. Dolayısıyla burada tel kesme yöntemini kullandık. Böylelikle titreşimi minimuma indirerek betonları sökerken yapıya zarar vermiyoruz, çok ince davranıyoruz. Şu anda da arkadaşlar kalan kısımları çok hassas bir şekilde temizlemeye devam ediyorlar." ifadelerini kullandı.

"İNCE İNCE, SABIRLA, YAPININ DOKUSUNU BOZMADAN ÇALIŞMALARIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ"

Azizoğlu, tüm restorasyon çalışmalarını aynı hassasiyetle yürütmeye devam edeceklerine işaret ederek yaklaşık bir yıl sonra çalışmaların tamamlanmasının hedeflendiğini bildirdi. Restorasyonun ardından surların eski görkemli haline kavuşacağına dikkati çeken Azizoğlu, böylece vatandaşların surların içini çok rahatlıkla gezebileceğini vurguladı. Restorasyonu yaparken, yapının özgün dokusunu olabildiğince koruyabilmenin, geçmişten bugüne kadar gelmiş mirası bundan sonraki nesillere de aynı özgünlüğüyle ve dokusuyla aktarabilmenin önemli olduğunu dile getiren Azizoğlu, şunları kaydetti:

"O yüzden çok hassas davranmaya çalışıyoruz. Örneğin beton kesimi sonrası duvarların içinde kalan beton astarı arkadaşlar tek tek, ince ince seçiyorlar. Orada balyoz ya da daha ağır bir aletle çalışma yapmamız durumunda taşlar zarar görecek. İnce ince, sabırla, yapının dokusunu bozmadan çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Restorasyon için sabırlı olmak lazım. Çünkü zamana yayılan çok incelikli çalışmalar. Düşünerek, tartarak, en doğru şekilde nasıl müdahale ederiz diye karar verip öyle yürüyoruz. Bu çalışmalar da biraz emek ve zaman istiyor."

Yorumlar