Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kanal İstanbul'u inadına yapacağız

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin İstanbul il kongresinde yaptığı konuşmada Kanal İstanbul'u yapacaklarını söyledi.

Google Haberlere Abone ol

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sinan Erdem Spor Salonu'nda düzenlenen AK Parti İstanbul 7. Olağan İl Kongresi'nde kürsüye geldiğinde görme engelli Tuana Şahin, "Beraber Yürüdük Biz Bu Yollarda" şarkısını seslendirdi. Erdoğan da zaman zaman kendisine eşlik etti.

Konuşmasının başında Erdoğan, kongrede görev üstlenenleri ve il yönetimini tebrik etti. Erdoğan, kuruluşundan bu yana AK Parti İstanbul il teşkilatlarında ana kademede, kadın kollarında, gençlik kollarında vazife üstlenen, partiye katkı verenlere şükranlarını sundu ve dar-ı bekaya irtihal edenlere rahmet diledi.

Erdoğan, kurulduğu günden bu yana AK Parti'nin her kongre döneminde bir değişim rüzgarı estiğini dile getirerek, şöyle devam etti:

"Esasen değişim dediğimiz hayatın gerçeğidir. Bazen de herhangi bir sebep aranmaksızın gelir kendini dayatır. Mesela bugün de burada bizim adımıza İstanbul'un her ilçesini, her mahallesini, her caddesini, her sokağını, her hanesini muhabbetle kucaklayacağına inandığımız bir dava arkadaşımıza il başkanlığı görevini tevdi edeceğiz. 1994 ruhuyla 2023 hedeflerimizi gerçekleştirecek bir arkadaşımızı, Osman Nuri Kabaktepe kardeşimizi İstanbul'a il başkanı yapıyoruz. Osman Nuri Kabaktepe çok uzun yıllardır şahsen tanıdığımız, gayretine, samimiyetine, davamıza olan sadakatine bizzat şahitlik ettiğimiz bir kardeşimizdir. Kendisinin Bayram Şenocak kardeşimizden devraldığı sancağı İstanbul'umuzda çok daha yukarılara taşıyacağına inanıyorum. Bu vesileyle geçtiğimiz dönem il başkanlığı görevini yürüten Bayram Şenocak kardeşime ve ekibine de şu ana kadar hizmetleri sebebiyle şahsım, bütün yol arkadaşlarım adına teşekkür ediyorum. Bu iş tabii burada bitmiyor, sadece bir virgül. Kendileriyle bundan sonra farklı platformlarda birlikte çalışmayı sürdüreceğiz."

Alternatifsiz konumda

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti'nin 7. olağan kongre sürecini Türkiye'nin her yerinde bir değişimin vesilesi haline dönüştürmeye çalıştıklarını ifade ederek, şunları söyledi:

"Bu süreçte ilçe teşkilatlarımızda yüzde 70'i, il teşkilatlarımızda yüzde 65'i bulan oranlarda yeni isimler bayrak yarışında nöbeti devraldı. Bu gece saat 03.00'e kadar beraber çalıştık, başkan vekilim, teşkilattan sorumlu genel başkan yardımcım, Fatma Betül Sayan Kaya, birlikte çalıştık. Şu anda mevcut yönetimimizin yaş ortalaması 39. Genç, dinamik bir yapıyla inşallah yola devam. Yönetimimizde en son bildiğim kadarıyla 15 hanım kardeşimiz vardı. Bu da AK Parti'nin diğerlerinden farklı yanını ortaya koyuyor. Aynı şekilde bir o kadar da genç var. Bunlar da 30 yaş grubu altında. Bu bir şeyi gösteriyor. AK Parti, dinamik bir parti. AK Parti, bugünü değil, geleceği kuşatan bir parti. Kuruluşunun üzerinden 20 yıla yakın süre geçtiği halde hala Türkiye'nin en büyük partisi olmamızı, hala Türkiye'nin yönetiminde alternatifsiz konumda bulunmamızı işte bu değişim gerçeğine borçluyuz."

"İstanbul 7 iklim ve 3 kıtanın merkezi demektir"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gençler 'Yaş önemli değil' demeyin, Fatih'in yaşı kaçtı ona bakacaksın. Fatih, unutmayın gençler 21 yaşında bir çağı kapadı, bir çağı açtı. Yaş da gençti, ruh da. İşte şimdi aynısını bizler de gençlerimizle beraber inşallah bütün ülkeye değil, dünyaya haykırıyoruz ve dünyada da bunun uygulamasını yapacağız." ifadelerini kullandı.

Esasen niyetlerinin il kongrelerinin tamamına yakınına bizzat katılmak olduğunu aktaran Erdoğan, salgın şartları sebebiyle birkaç il dışında bunu gerçekleştiremediklerini, buna rağmen kongrelere canlı bağlantıyla iştirak ettiğini belirtti.

Erdoğan, 24 Mart Çarşamba günü 7. Olağan Büyük Kongreyi Ankara'da toplayarak bu süreci taçlandıracaklarını dile getirerek, 81 ildeki kongrelerde görevlerine devam eden veya yeni görev alanları tebrik etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul için "merkezi büldan" yani "dünyanın merkezi" denildiğini ifade ederek, şunları kaydetti:

"İstanbul Fatih'in olduğu kadar Ebu Eyyüb el-Ensari'nin, Akşemseddin'in ve daha nice gönül sultanlarının şehridir. Böyle bir şehre hangi unvanla olursa olsun hizmet etmek şereflerin en büyüğüdür. İstanbul'u anlamadan Türkiye'yi anlayamazsınız, aynı şekilde İstanbul'u büyük bir aşkla sevmeyen hiç kimsenin de bu ülkeye, bu şehre ve bu partiye hizmet edebilmesi mümkün değildir. İstanbul'u kavramanın en güzel yolu ona şairlerin gözüyle bakmaktır. Bu İstanbul ki sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer. Bu İstanbul ki gözleri kapalı bile dinlenir. Bu İstanbul ki adını göklere yazarsanız düşlerinizden mehtabının kaybolacağından korkarsınız. Bu İstanbul ki zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilimizdir, vatanımızdır. Bu İstanbul ki güleni şöyle dursun ağlayanı bahtiyardır. Bu İstanbul ki iki kıtadaki insanlar gibi sarmaş dolaş olacak semtleri vardır. Bu İstanbul ki rahmetli Aşık Veysel gibi insana 'Seversen olayım yarin' dedirtir. Ama İstanbul'u sevmek ne kolaydır, ne de bedelsizdir. Bu şehri seviyorsanız önce onun hakkını vereceksiniz. Bu şehri seviyorsanız önce bedelini kendisine hizmet ederek ödeyeceksiniz. Eğer hakkını verip, bedelini öderseniz bu şehir sizi sırtında da taşır, bağrına da basar, zirveye de yükseltir. İstanbul bir başka sevgilidir. Eğer İstanbul'u küstürürseniz, eğer bu şehri kendinize sırt çevirtirseniz vay halinize. Böyle bir durumda değil Türkiye'ye, dünyaya sığamazsınız. Çünkü İstanbul Türkiye'nin 80 vilayetinin remzi demektir. Çünkü İstanbul 7 iklim ve 3 kıtanın merkezi demektir. Çünkü İstanbul dünyadaki 200'e yakın ülkenin hemen tamamından insanları bağrında yaşatabilen bir küresel zenginlik demektir."

"Biz İstanbul'a ömrümüzü adadık"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşması sırasında kongre salonunda bulunan gençlere, yaptıkları tezahürat için teşekkür ederek, "İşte AK Parti gençliği bu. Bayrağıyla beraber yaşıyor. Cumhur gençliği bu, bayrağıyla beraber yaşıyor." ifadelerini kullandı.

İstanbul'un insanlık tarihinin de İslam medeniyetinin de Türk tarihinin de sembolü olduğunu vurgulayan Erdoğan, çünkü İstanbul'un eşsiz konumu, tarihi mirası, tabii güzellikleri, her alandaki engin birikimi ve en önemlisi insani değerleriyle kainatın en kıymetli hazinesi olduğunu, işte bunun için kendilerinin İstanbul'a ram olduklarını söyledi.

Erdoğan, "İşte bunun için biz İstanbul'a aşkla hizmet ettik. İşte bunun için biz İstanbul'a ömrümüzü adadık. İşte bunun için hep Boğaz'ın dört muhafızı olarak gördüğümüz Telli Baba'ya, Yuşa Hazretlerine, Yahya Efendi Hazretlerine ve Hüdayi Hazretlerine layık olmaya çalıştık. İşte bunun için hepsi de İstanbul'da meftun olan rahmetli Menderes'in, rahmetli Özal'ın, rahmetli Erbakan Hocamızın miraslarını yaşatmanın gayreti içinde olduk. Şair, 'Davası olmayanın sevdası olmaz. Sevdası olmayanın öfkesi olmaz.' diyor. Eğer zaman zaman öfkeli gözükmüşsek işte bu sevdamızdandır. Karşımıza kim dikilirse dikilsin, önümüze hangi engeller çıkartılırsa çıkartılsın, geride hangi oyunlar oynanırsa oynansın, ülkemize, milletimize ve İstanbul'a hizmet davamızdan asla vazgeçmedik." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Onlar Yeni Zelanda'daki katilin ağzından 'Ayasofya'yı minarelerden kurtaracağız.' dediler. Biz cevabımızı Ayasofya'yı 86 yıl sonra tekrar ibadete açarak verdik. Onlar mesajlarını bu aziz şehrin duvarlarına 'Zulüm 1453'te başladı.' yazarak verdiler. Biz cevabımızı 'büyük ve güçlü Türkiye diyerek' verdik. Onlar şimdi artık adı 15 Temmuz Şehitler Köprüsü olan Boğaziçi Köprümüzde başlattıkları darbeyle istiklalimize el uzattılar. Biz cevabımızı 7'den 70'e şehadete yürüyerek verdik. Onlar ezanları susturmak için camilerin kapılarına dayandılar. Onlar değil mi Bezm-i Alem Valide Sultan Camisi'ni işgal etmek suretiyle bira kutularıyla beraber o camimize girenler bunlar değil mi? Bu ahlaksızlar, bu edepsizler değil mi? Bu teröristler değil mi? İşte o Gezi olaylarında da bunların hesabını onlara sorduk. Bundan sonra da bilsinler ki ola ki böyle bir yola tevessül edecek olurlarsa bu millet bunun bedelini çok ağır ödetir. Biz cevabımızı geceler boyunca hiç dinmeden süren selalarımızla verdik. Onlar milletimizi birbirine karşı kışkırtmak için her yolu denediler. Biz cevabımızı Rabiamızla verdik."

"Ne dediysek, eninde sonunda hepsini yaptık"

Atatürk Kültür Merkezi'nin inşasında sona gelindiğini belirten Erdoğan, "Muhteşem bir opera binasını İstanbul'umuza kazandırıyoruz." diye konuştu.

Son 18 yılda İstanbul'a eski rakamla 275 katrilyon lira tutarında yatırım yapıldığı belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"İstanbul'a kazandıracağımız plan, proje ve ihalesi devam eden toplamda 9 bin 582 yatak kapasiteli 60 sağlık tesisimiz var. Asya ile Avrupa'yı birbirine bağlayan Kuzey Marmara Otoyolu'nu tamamlamak üzereyiz. İstanbul'u sadece ülkemizin değil, dünyanın en önemli sağlık merkezlerinden biri haline getiriyoruz. Boğaz'ın altından geçecek yeni tünel olan Büyük İstanbul Tüneli'nin etüt proje çalışmalarını tamamladık, ihale hazırlıkları devam ediyor. İstanbul'un turizmine, kültürel zenginliğine, ekonomisine ciddi katkısı olacağına inandığımız Haliç Yat Limanı ve Kompleksi projemizi de seneye bitirmeyi planlıyoruz. Kanal İstanbul projemizin etüt kapsamında yer alan tüm teknik çalışmalar tamamlandı. Diğer adımları için gerekli çalışmaları da başlatıyoruz. Onlara rağmen Kanal İstanbul'u yapacağız. İnadına yapacağız ve Kanal İstanbul ile İstanbul nasıl güzelleşecek, İstanbul bir başka şehir olacak bunu da görecekler. Alıştıracağız, buna da alışacaklar. Milletimize verdiğimiz hiçbir sözü unutmadık, kulak arkası etmedik. Ne dediysek, ne taahhüt ettiysek eninde sonunda hepsini yaptık. Türkiye'nin ve Türk milletinin kaderiyle partimizin kaderi adeta iç içe geçmiştir."

"Gönlüne dokunmadığınız tek bir vatandaşımızı bırakmayacağız"

Erdoğan, "Bu şehri (İstanbul) yeniden çöp dağlarına, kokuya, yokluğa, ihmale maruz bırakanlarla tüm İstanbul önünde sandıkta hesaplaşacağız 2023'te. Batı için Türk yani İslam, Doğu için de Türk yani Kızıl Elma olan İstanbul'un bu kutlu kimliğini elinden almak isteyenleri sandığa gömeceğiz. İstanbul'da ahvalinden haberdar olmadığımız, sokağına, hanesine iş yerine girmediğimiz, gönlüne dokunmadığınız tek bir vatandaşımızı bırakmayacağız. İstanbul'u karanlık ve sapkın ajandalarına aparat yapmaya kalkanları, bu uğurda gerekiyorsa şeytanla bile iş birliğine girenleri, sandıkta muhakkak ifşa edeceğiz. Bunlar teröristlerle birlikte değil mi? Bunlar şeytanla iş birliği içinde değil mi? Ama ne oldu? Biz bunlara Cudi'yi, Gabar'ı, Tendürek'i, Bestler Deresi'ni mezar yaptık. İstanbul'a tuğla üstüne tuğla koyan herkese, Allah razı olsun diyecek, bu aziz şehre acı çektiren herkesten bunun hesabını sandıkta soracağız." ifadelerini kullandı.  

"Büyük ve güçlü Türkiye'nin inşasını sürdüreceğiz"

"Millete küsülmez, milletle inatlaşılmaz, millete husumet beslenmez, millete rağmen iş yapılmaz." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

"Bu temel hakikatleri kabul etmeden siyaset yapmaya kalkanın sonu hüsran olur. Cumhur İttifakıyla birlikte başlattığımız büyük ve güçlü Türkiye'nin inşasını sürdüreceğiz. Yeni sivil bir anayasayı milletimizle birlikte hazırlayarak hem bu ülkeyi darbe dönemi anayasası ile yönetilme ayıbından kurtaracak hem de 2053 vizyonumuzun rehberine kavuşmuş olacağız." 

Erdoğan, "Önümüzdeki salı, üzerinde çalıştığımız ve tüm kesimlerin beklentileri doğrultusunda hazırlanan İnsan Hakları Eylem Planını paylaşacağız. Bir sonraki hafta inşallah Ekonomi Reform Paketimizi açıklayarak ülkemizi büyütme kararlılığımızı bir kez daha ortaya koyacağız." dedi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: "Sınırlarımız içerisinde ve dışında tek bir terörist bırakmayarak ülkemizin güvenliğine, milletimizin huzuruna, insanlarımızın refahına yönelik en önemli tehdidi ortadan kaldıracağız. Doğu Akdeniz'den Karadeniz'e ve eskilerin Adalar Denizi dediği Ege'ye kadar, çevremizdeki tüm sulardaki haklarımızı sağlama alacağız."

Yorumlar