Burun estetiği altın oran nasıl oluyor?

Burun estetiği altın oran nasıl oluyor? Fasiyal Cerrah Op.Dr.Mustafa Ali Yanık, burun estetiği operasyonlarında altın oranın önemine dikkat çekti.“Altın oran, doğada sayısız canlı ve cansız olan varlıkların yapısında ve şeklinde bulunan özel bir oran olarak tarif edilmektedir”...

Google Haberlere Abone ol

Burun estetiği altın oran nasıl oluyor? Fasiyal Cerrah Op.Dr.Mustafa Ali Yanık, burun estetiği operasyonlarında altın oranın önemine dikkat çekti. Peki, Burun estetiği altın oran nasıl oluyor?

“Altın oran, doğada sayısız canlı ve cansız olan varlıkların yapısında ve şeklinde bulunan özel bir oran olarak tarif edilmektedir” diyen Op.Dr.Mustafa Ali Yanık, “Mısırlılar ve Yunanlılar tarafından mimaride kullanmış olan bu oran, doğada bulunan bir bütünün parçaları arasında ki gözlemlenen asırlarca mimari ve sanat alanındaki eserlerde uygulanmış, estetik açıdan da yıllar boyu önemli bir yol gösterici olmuştur. Bu nedenle Altın oran yüz güzelliğin evrensel formülü olarak görülmektedir. İnsanın vücudunun tamamında altın oranla hesaplanabilecek bölgelere örnek vermemiz gerekirse; Ağız boyu- Burun genişliği altın oranını, Yüz boyu- Yüzün genişliği altın oranını, Burun genişliği- Burun delikleri altın oranını, Dudak- kaşların birleşim yeri arası- Burun boyu altın oranını, Göz bebekleri arası- kaşlar arası altın oranını vermektedir.” dedi.

Op.Dr.Mustafa Ali Yanık, burun estetiği operasyonlarında altın oranın önemi konusunda ise şunları söyledi; “Antik Mısır döneminde keops piramidinde ve çok sonraları Leonardo da Vinci’nin İlahi Oran adlı çalışmada sunduğu resimlerde ve daha onlarcası sayılacak nesne ve çalışmalarda kullanıldığı bilinen altın oran, Fibonacci Sayılar olarak da bilir.

Altın oran, Matematikte 3,14 sayısına karşılık gelen ve bir dairenin çevresinin çapına bölümü ile elde edilen pi () sayısı gibi, 1,618’e eşit olan sabit sayıya verilen addır ve Fi () simgesiyle gösterilir.

Altın oran formülü, doğadaki tüm varlıklar üzerinde görüldüğü için, 1,618 sayısına ulaşmak zor değildir. Ancak bu formül sistemini iyi kavramak ve nesneler üzerinde ona göre bir ölçüm yapmak gereklidir.

Yüzde altın orana dayanılarak geliştirilen teknikler, bugün yüz estetiğinde kullanılmaktadır. Bunlardan birincisi Baundun geliştirdiği Sirküler sector analizdir. Bu çözümlemede trchiondan ve tragusu birleştiren hat ile yüzün önünde yarım çember çizilir. Bu yarım daire burun ucu ile çene’den geçer. Bunun gibi kulakta tragus; trichion, nasion ve menton birleşince aralarında açı oluşmakta, bu açılar birbirlerine oranlandığında altın oranı vermektedir.”

Burunun, gözler, alın ve dudak ile arasındaki mesafenin altın oran formüllerine göre ayarlanması gerektiğini anlatan Op.Dr.Mustafa Ali Yanık, “Burun kanatlarının genişliği, iki gözün iç kenarından geçen düşey çizgilerden dışarı taşmamalıdır. Burun , önden bakıldığında yaklaşık olarak kulak ile aynı paralel eksende ve uzunlukları birbirlerine yakın olmalıdır. Burun ucu açısı burun kalkıklığı açısı asla tek bir açı olmamalıdır. Burun deliklerinin bitimine yakın ikinci bir açı yapılmalıdır. Bu sayede deliklerin karşıdan bakıldığında belirgin olarak görülmesi engellenmiş olur, hem de yüze daha yumuşak bayanlarda bir ifade verir. Burun estetiği operasyonlarında altın oran prensibine ne kadar uyarsak doğal görünümü yakalamak bizler için o kadar kolaylaşır. Ameliyat sonrası dönemde de hasta memnuniyeti kazanmış oluruz. Hepimizin bildiği gibi burun yüzdeki merkezi konumu ile ilk bakışta göze çarpan önemli bir noktadadır. Bir taraftan komşu estetik üniteleri etkilerken, diğer taraftan karşımızdaki kişinin inceleyen bakışlarını yakalamamıza sebep olur. Bu önemli konumu nedeniyle bazen küçük bir sorunu dahi algısı hassas , estetik kaygısı yüksek kişiler ya da genç yaş grubu tarafından özellikle bulunduğumuz “selfie çağında” önemli bir psikolojik sorun haline gelir. Burnuyla ilgili bu kaygılara sahip kişileri fotoğraflardan, kalabalık arkadaş gruplarının arasında bulunmaktan, yan profilden poz vermekten, toplum içinde yan yana oturmaktan kaçarken bulabiliriz. Makyaj veya benzeri yaklaşımlarla burundaki estetik kaygılar saklanmaya çalışılsa da tam olarak ortadan kaldırması mümkün değildir. Bu sebepten dolayı burun estetiği operasyonları fazlasıyla titizlik ve deneyim gerektirir. Operasyonlarda yüzdeki tüm yapılar ile uyum sağlanmalı hasta talep etmediği sürece fazla kalkıklık, fazla kavis gibi aşırı iddialı hatlardan kaçınılmalıdır. Yüz hatlarıyla uyum sağlayan bir burun hastaya vücutta, özellikle yüzde yapılabilecek tüm girişimlerden daha fazla güzellik ve özgüven katacaktır. Bu uyumu sağlamanın en güvenli yolu, estetik burun ameliyatlarında, altın oranı yakalayabilmekle mümkündür.”

BİR BAŞKA UZMANA GÖRE İSE

Konu hakkında makalesi bulunan Prof. Dr. Selçuk İnanlı'ya göre ise;

Burun estetiğinde oran ve orantı çok önemlidir. Güzel gözler, parlak bir cilt, biçimli bir ağız ve etkileyici bir gülüşe sahip olsanız bile yüz hatlarınıza uymayan, orantısız bir burun tüm bunlara gölge düşürebilir. Burundaki şekil bozukluklarını düzeltmek ve hastaları daha estetik görünümlü bir buruna kavuşturmak için gerçekleştirilen rinoplasti operasyonu, yıllardır yüzdeki simetri ve orana göre titizlikle yapılan bir cerrahi olmuştur. Son zamanlarda ise, yüzdeki çekiciliği belirleyen unsur olarak kabul edilen altın oran, estetik cerrahilerin planlanmasında kullanılır olmuştur.

Altın oran, irrasyonel bir sayıdır ve ondalık sistemde yazılışı 1,618 olup, genellikle 1,6 olarak hesaplanır. Doğada da bulunan altın oran, insanlık tarihinde ilk olarak Mısırlılar tarafından keşfedilmiştir. Mısır Piramitleri, Davut Heykeli, Mona Lisa tablosu ve Notre Dame Katedrali altın orana sahip eserlerdendir.

Altın oranda dikkat edilen unsur, birbiriyle ilişkili iki uzunluğun 1,6 oranına uygun olarak planlanmasıdır. Bu yöntem mimari, resim, müzik ve estetik cerrahisi gibi yaşamın neredeyse bütün alanlarında kullanılmaktadır. Yapılan araştırmalar, altın orana uyumlu insan yüzlerinin, uyumsuz yüzlere göre daha çekici olduğu sonucunu vermektedir.

Estetik işlemlerde bir rehber olan altın oran, etnik kökeni ne olursa olsun tüm insanlarda aranan ideal yüz orantısıdır. Bir kişinin yüz simetrisi ve organlarının birbirlerine uzaklığı 1.618’e ne kadar yakınsa o kadar güzel olarak algılanmaktadır.

İnsan yüzündeki altın oran örnekleri:

-Kaşlar arasındaki boşluğun gözbebekleri arasındaki boşluğa oranı,

-Ağız genişliğinin burun genişliğine oranı,

-Yüzümüzün oturduğu dikdörtgenin kenarlarının birbirine oranı,

-Üst çenedeki ön iki dişin enlerinin boylarına oranı,

-Alt dudak genişliği ile üst dudak genişliğinin birbirine oranı.

Altın oran tüm yüzün simetrisini etkilese de, insan yüzünün kilit noktası burundur. Bu nedenle günümüzde rinoplasti operasyonlarının planlanmasında, altın oran dikkate alınmaktadır. İyi bir rinoplasti cerrahisi gerçekleştirebilmek için, her hastanın yüz hatları detaylı bir şekilde incelenmeli ve yeni burun şeklinin tüm bu hatlarla uyumlu olmasına özen gösterilmelidir. Tüm estetik operasyonlarında olduğu gibi burun estetiğinde de en önemli nokta, hasta için ideal ve doğal görünen bir sonuç ortaya çıkarmaktır.

Altın oran rinoplastiye uyarlanırken burun uzunluğunun yüz yüksekliğinin 1/3 orta kısmına eşit olması, burun genişliğiyle ağız genişliği arasındaki oran, burun uzunluğu ile projeksiyonu arasındaki oran ve yüz dikdörtgeninin kenarlarının birbirine oranı göz önünde bulundurulur. Tüm bu oranların mümkün olduğunca altın orana yakın tutulmasına çalışılır. Böylelikle, yüzün diğer parçalarıyla uyumlu, dengeli ve estetik bir burun görünümü ortaya konar.

Yorumlar