Bunama ile beslenme arasında yeni ilişki

İnsanların yedikleriyle bunamaları arasında doğrudan biri ilişki olduğu ortaya çıktı. Bilim insanları bunama ve beslenme arasında yeni bir ilişki keşfetti.

Google Haberlere Abone ol

ABD'li bilim insanları, insanların yedikleriyle bunamaları arasında doğrudan yeni bir ilişki tespit etti.

Sırada, fareler üzerinde yapılan araştırmanın insanlarda doğrulanması var

Çalışma yaşlanmaya bağlı zihinsel gerilemede beslenmenin önemini gösteriyor. Önceki araştırmalar da yağlı ve şekerli gıdaların hafızaya zarar verebildiğini ortaya koymuştu. 

ABD’deki Marshall Üniversitesi’nden bilim insanlarının yeni araştırması, yağ hücrelerinin bilişsel gerileme ve nörodejenerasyon (beyindeki nöronların işlev kaybı) üzerindeki rolünü gözler önüne serdi.

Hakemli bilimsel dergi iScience'ta yayımlanan ve fareler üzerinde yapılan araştırma, yağ hücrelerinin beyin fonksiyonuna verilen sistemik yanıtı etkilediğini ve hafızayla bilişte bozulmaya neden olduğunu ortaya koydu.

Araştırmacılara göre bulgular Batı diyetinin klinik nörodejenerasyon ve bunamaya katkıda bulunabileceğini düşündürüyor.

Araştırmacılar, beyinde Na,K-ATPaz oksidan amplifikasyon döngüsü adı verilen bir sürece odaklandı.

Bu döngü, hipokampusun yanı sıra yağ hücrelerindeki önemli protein belirteçlerinin gen ifadelerini etkiliyordu. Bu yolla beyin fonksiyonlarını kötüleştirip nörodejenerasyona yol açabiliyordu.

Makalenin yazarları, söz konusu döngünün beslenme düzeniyle, özellikle de Batı tipi beslenmeyle uyarıldığını tespit etti. Batı tipi beslenme bol kalorili, bol proteinli, bol yağlı, lifli gıdalar açısından fakir, kızartılmış gıdalar yönünden zengin bir beslenme şekli olarak biliniyor.

Araştırmacılar, Na, K-ATPaz enzimine ters etki yapmak (tıp dilinde bu enzimi antagonize etmek) için yağ hücrelerinin hedefleyerek beyindeki durumu iyileştirebileceklerini tespit etti.

Buna yönelik stratejiler, nörodejenerasyonun tedavisinde veya önlenmesinde kullanılabilir.

Marshall Üniversitesi’nden tıp profesörü ve araştırmanın yazarlarından Joseph I. Shapiro şöyle konuştu:

Adipositlerde Na, K-ATPaz sinyalinin beynin belirli bölgelerinde, özellikle de hafıza ve bilişsel işlev için kritik olan hipokampustaki değişiklikleri etkilemede merkezi bir rol oynadığını göstermeyi amaçladık.
Genetiğiyle oynanmış fare modelinde bu enzimin sinyalinin durdurulması için NaKtide adı verilen bir aminoasit kullanıldı. Genetik düzenleme NaKtide peptidinin yağ hücrelerinde serbest bırakılmasını sağlıyordu.

Araştırmacılar bunu yaparak, beynin hafıza ve bilişsel işlevlerle ilişkili kısmı olan hipokampusun fonksiyonlarını iyileştirebildiklerini tespit etti.

Araştırma aslında 2013 ve 2020 arasında Marshall Disiplinlerarası Araştırma Enstitüsü'nü yöneten, merhum bilim insanı Zijian Şi’nin çalışmalarını baz alıyor.

Bu bulguların insanlarda doğrulanıp doğrulanamayacağını ise ileri araştırmalar ortaya koyacak.

Kaynak: Independent Türkçe, EurekAlert, Medical Express


 

Yorumlar