BM'den Myanmar açıklaması

- BM Uluslararası Myanmar Bağımsız Araştırma Misyonu Başkanı Marzuki Darusman: - "Tatmadaw (Myanmar ordusu) hukukun üzerinde kaldıkça barış sağlanamayacak" - "Myanmar ordusu sistematik olarak kadınlar ve çocuklar da dahil sivilleri hedef aldı, cinsel şiddet uyguladı, azınlıklara karşı dışlayıcı ve ayrımcı söylemler kullandı"

Google Haberlere Abone ol

CENEVRE (AA) - Birleşmiş Milletlerin (BM) kurduğu Uluslararası Myanmar Bağımsız Araştırma Misyonu Başkanı Marzuki Darusman, Arakanlı Müslümanlara yönelik şiddet olaylarının en büyük sorumlusunun Myanmar ordusu olduğunu vurgulayarak, "Tatmadaw (Myanmar ordusu) hukukun üzerinde kaldıkça barış sağlanamayacak." dedi.

Misyon Başkanı Darusman, Misyon üyeleri Christopher Sidoti ve Radhika Coomaraswamy ile 27 Ağustos'ta, Arakanlı Müslümanların maruz kaldığı katliamın birinci yılında açıkladığı "soykırım" raporunun bugün açıklanan detaylı versiyonuna ilişkin BM Cenevre Ofisinde basın toplantısı düzenledi.

Darusman, Myanmar ordusunun sistematik olarak kadınlar ve çocuklar da dahil sivilleri hedef aldığını, cinsel şiddet uyguladığını, azınlıklara karşı dışlayıcı ve ayrımcı söylemler kullandığını ifade etti.

Myanmar'da en büyük sorunun, ordu mensuplarına yönelik bir "dokunulmazlık ortamı" oluşturulması olduğunu belirten Darusman, "hesap verebililirliğin" mutlaka sağlanması gerektiğinin altını çizdi.

Darusman, Arakan eyaletinin yanı sıra Kaçin ve Şan eyaletindeki tüm uluslararası suçların baş sorumlusunun Myanmar ordusu olduğunu vurgulayarak, "Tatmadaw hukukun üzerinde kaldıkça barış sağlanamayacak." uyarısında bulundu.

Arakan krizinin, yayımladıkları raporla bölgesel bir sorun olmaktan tamamen çıktığını ve "uluslararasılaştığını" vurgulayan Darusman, başta Güneydoğu Asya Ülkeler Birliği (ASEAN) olmak üzere, tüm uluslararası kuruluşları harekete geçmeye davet etti.

- Darusman'dan beş öneri

Darusman, BM İnsan Hakları Konseyi'nin 39. oturumunda üye ülkelere yaptığı konuşmada da Myanmar'da soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlularının yargılanması için uluslararası topluma harekete geçme çağrısı yaptı.

Konuşmasında Myanmar'da hesap verilebilirliğin sağlanabilmesi için beş öneride bulunan Darusman, bunları "uluslararası bir yargı mekanizmasının kurulması, cezai soruşturmaları yürütmek ve adli tatbikatın hazırlanması için bağımsız bir mekanizma kurulması, BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliğinin ve özel raportörün çalışmalarının desteklenmesi için bir ofis kurulması, kurbanların ihtiyaçlarının karşılanması için bir 'güven fonunun kurulması ve süreçte bir boşluk oluşmaması için kısa süreli bir mekanizmanın kurulması" şeklinde sıraladı.

- 5 soykırım eyleminden 4'ü işlendi

Arakan eyaletinde "soykırım", "insanlığa karşı suçlar" ve "savaş suçları" işlendiğinin anlatıldığı 444 sayfadan oluşan kapsamlı raporda, BM soykırım sözleşmesinde tanımlanan 5 eylemden 4'ünü Arakanlı Müslümanlara karşı uygulandığı bildirilmişti.

Myanmar'da, 33. ve 99. hafif piyade tugaylarının sivillere yönelik "en korkunç" insanlık suçlarını işlediğinin altı çizilen raporda, "Myanmar silahlı kuvvetleri (Tatmadaw), Arakan, Kaçin ve Şan eyaletindeki aralıksız insan hakları ihlalleri ve uluslararası suçların ana failidir. Genelkurmay Başkanı Min Aung Hlaing ve üst düzey komutanlara yönelik, güvenilir bir uluslararası yargı organı tarafından insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları kapsamında soruşturma başlatılmalı ve bu kişiler yargılanmalıdır. (Kurulacak mahkemede) Arakan eyaleti bağlamında da soykırım suçlamalarına cevap vermek zorundadırlar." değerlendirilmesi yer almıştı.

Raporda, Myanmar ordusu ve belirli sivillerin (fanatik Budistler), Arakanlı Müslümanlara karşı BM Soykırım Suçunun Engellenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’nde soykırım olarak tanımlanması için belirlenen 5 eylemden 4'ünü işlediğinin altı çizildi.

Soykırım suçu içeren bu eylemler, "grup üyelerinin öldürülmesi, grubun üyelerine ciddi bedensel ya da zihinsel hasar verilmesi, grubun yaşam koşullarının bunun grubun bütününe ya da bir kısmına getireceği fiziksel yıkım hesaplanarak kasten bozulması ve grup içinde doğumları engelleyecek yöntemlerin uygulanması" olarak sıralanmıştı.

Yorumlar