Birlik Vakfı etkinliğinde önemli çağrılar

"Türkiye, esasında bir sağlık krizi olan salgının ekonomi ve eğitim krizine dönüşmemesi için iki şeyi çok iyi yaptı. Salgının etkilediği kesim ve sektörlerin ileri ve geri bağlarını iyi değerlendirdi ve en önemlisi de kontağı kapatmadı"

Google Haberlere Abone ol

Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Savaşan, "Türkiye, esasında bir sağlık krizi olan salgının ekonomi ve eğitim krizine dönüşmemesi için iki şeyi çok iyi yaptı. Salgının etkilediği kesim ve sektörlerin ileri ve geri bağlarını iyi değerlendirdi ve en önemlisi de kontağı kapatmadı." ifadelerini kullandı.

Birlik Vakfı Genel Merkezi'nin bu haftaki konuğu Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Savaşan oldu. Savaşan, "Sağlık Krizini Hapsetmek: Türkiye'de Salgın Dönemi Ekonomi ve Eğitim Yönetimi' başlıklı sunumunda, sağlık krizinin ekonomi ve eğitim alanlarına sıçramamasına dönük çabaları değerlendirdi.

Birlik Vakfı'ndan yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Savaşan, AK Parti iktidarının ilk yıllarında iyi yönetim ve destekleyici dünya konjonktürü sayesinde potansiyelin harekete geçirildiğini, 2008 ile birlikte değişen konjonktürün ardından bölgesel çatışmaların Türkiye'yi yormaya başladığını kaydetti.

Savaşan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Kabaca 2010’lardan itibaren Türkiye yeni bir aşamaya geçti. Belki de bu yeni aşamayı en iyi ifade eden anahtar kelime 'iddia' kelimesidir. Önce bu topraklarda, ardından bu bölgede ve tüm dünyada 'ben varım' diyen bir Türkiye... Sünepe bir ülke olamayacağımızın farkına vardık. Bize tahsis edilen dar alanda değil, varisi olduğumuz medeniyetin bize yüklediği sorumlulukla harekete geçtik. Vesayet arayışlarının belki de en ince planlısı 17-25 Aralık’ta devreye sokuldu. 15 Temmuz'da ihanet zirve yaptı. Planlamayı yapanlar piyonluğa razı olanların aksine her durumda kazan-kazan pozisyonunda olacaklardı. Teşebbüs başarılı olsa sorun yoktu. Başarısız olsa da birkaç ay sürecek iç çatışmada amaca hizmet edecekti. Beklemedikleri, bir gecede akamete uğramasıydı. Beşeri sermaye, sosyal sermaye, kurumsal altyapı ve bu toprakların genetiği her şey zarar gördü. Hiçbir ekonomik gelişme, 17-25 Aralık ve 15 Temmuz dikkate alınmadan hakkıyla anlaşılamaz.

Tıpkı küresel ekonomik kriz Türkiye’yi teğet geçtiği gibi inşallah görünen o ki salgın da Türkiye’yi teğet geçecek. Türkiye, esasında bir sağlık krizi olan salgının ekonomi ve eğitim krizine dönüşmemesi için iki şeyi çok iyi yaptı. Salgının etkilediği kesim ve sektörlerin ileri ve geri bağlarını iyi değerlendirdi ve en önemlisi de kontağı kapatmadı. Krizler, refah döneminden yeterince faydalanamayanlara daha fazla ve hızlı yük bindirir. Krizle mücadelede en zayıfı desteklerken işsizlik ve üretimin sekteye uğramaması için çaba sarf etmek de gerekir. Türkiye, para ve maliye politikaları ile bir taraftan bunu yapmaya çalıştı, diğer taraftan beklenti yönetimini başardı."

Salgın öncesi atılımlarla güçlendirilmiş sağlık ve eğitim altyapısını yedeğine alan Türkiye’nin yaklaşık 1,5 yılın ardından artık salgın bağlantılı sorunları geride bırakmaya başladığını aktaran Savaşan, "Salgın döneminde uzaktan eğitim ve sosyalleşme bakımından dezavantajlı gruplara, açığı kapatmaları için ilave destek verilmeli. Meslek liseleri ve yükseköğretimde özellikle uygulamalı derslerde telafi eğitimi planlanmalı. Salgın dönemi mezunlarının istihdam piyasasında karşılaşacakları sorunları aşmaları için geçen yıl ve bu yıl mezunlarına istihdam sağlayan firmalara yeni çalışanlarının beceri açığını gidermeye dönük faaliyetleri için destek sağlanmalı." ifadelerini kullandı.

Yorumlar