Balyoz hakimlerinin yargılanmasına başlandı

"Balyoz" soruşturması ve davasında görev alan eski hakimler ile savcıların yargılanmasına başlandı

Google Haberlere Abone ol

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) kumpaslarından "Balyoz" soruşturması ve davasında görev alan 50 eski hakim ve savcının, "devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama", "görevi kötüye kullanma" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından yargılanmalarına başlandı.

İlk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 9. Ceza Dairesince, Yargıtay Genel Kurul Salonu'nda görülen duruşmaya, tutuksuz sanıklar Mehmet Ergül ve Mehmet Erdoğan, bazı müştekiler ile taraf avukatları katıldı.

Duruşmaya, FETÖ üyeliğinden tutuklu sanıklar Ali Alçık, Ali Haydar, Ali Efendi Peksak, Aytekin Özanlı, Fatih Mehmet Uslu, Hikmet Şen, Hüseyin Kaplan, İdris Asan, Mehmet Murat Yönder, Metin Özçelik, Mustafa Başer, Nalan Can, Ömer Diken, Savaş Kırbaş, Süleyman Pehlivan, cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı.

Sanıkların kimlik tespitinin ardından Daire Başkanı Maruf Alikanoğlu, iddianame yerine geçen Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin son soruşturmanın açılması kararını okudu.

Duruşmaya, öğlenden sonra sanık savunmalarının alınmasıyla devam edilecek.

FETÖ'nün TSK'ya kumpası

Türkiye, darbe planı olduğu iddia edilen "Balyoz" adını ilk kez Taraf gazetesinin 20 Ocak 2010 tarihli haberiyle duymuştu.

Dönemin 1. Ordu Komutanı Çetin Doğan liderliğinde, darbe zeminini hazırlama amaçlı "çarşaf", "sakal", "suga" ve "oraj" kod adlı eylem planlarından oluştuğu savunulan "Balyoz Harekat Planı" ile ilgili belge, CD ve ses kayıtlarına ilişkin dosyaların 30 Ocak 2010'da savcılığa FETÖ üyeliğinden yargılanan Mehmet Baransu tarafından bavulla teslim edilmesinin ardından yargı süreci başlamıştı.

Devlet Güvenlik Mahkemelerinin kapatılmasının ardından yerine kurulan ve FETÖ mensuplarının sızdığı Özel Yetkili Mahkemelerde yapılan yargılama sürecinde, 250'si tutuklu 365 sanık, Silivri Cezaevi içinde kurulan mahkemede savunma yapmıştı.

Özel yetkili savcıların incelemesinden sonra 22 Şubat 2010'da ilk gözaltılar yapılmış, ilk etapta Çetin Doğan'ın da aralarında bulunduğu 194 kişi hakkında dava açılmıştı.

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen dava, Eskişehir'de ve Gölcük Donanma Komutanlığı'nda ele geçirildiği iddia edilen belgelerle ilgili soruşturma sonucu açılan 2 davayla birleştirilmişti.

250'si tutuklu 365 muvazzaf ve emekli Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) personelinin yargılandığı davanın ilk duruşması 16 Aralık 2010'da başlamıştı.

Dijital deliller hep tartışıldı

Silivri Ceza ve İnfaz Kurumu'nda kurulan mahkemede görülen davalarda, sanık avukatları, davaya dayanak CD'deki "dijital deliller"in çelişkili olduğunu ispatlamaya çalışmıştı.

Mahkeme, 21 Eylül 2012'de Çetin Doğan, Özden Örnek ve İbrahim Fırtına'nın da aralarında bulunduğu 365 sanıktan 325'ini "Türkiye Cumhuriyeti icra vekilleri heyetini, cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmek" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum etmiş ancak "eksik teşebbüs" nedeniyle cezalarda indirime gitmişti.

Davanın temyiz süreci Yargıtay 9. Ceza Dairesinde görülmüştü. FETÖ üyeliğinden yargılanan dönemin Yargıtay 9. Ceza Dairesi heyeti de oy birliğiyle aldığı kararla emekli orgeneraller Çetin Doğan, Halil İbrahim Fırtına ve emekli Oramiral Özden Örnek, emekli orgeneraller Ergin Saygun, Bilgin Balanlı, Şükrü Sarışık ve dönemin MHP Milletvekili Engin Alan'ın da aralarında bulunduğu 237 sanık hakkında verilen mahkumiyet kararlarını onamıştı.

Yargıtay kararının ardından sanık avukatları Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuş, Yüksek Mahkemenin verdiği ihlal ve yeniden yargılama kararının ardından başlayan yeniden yargılamayla FETÖ'nün TSK'ya kurduğu kumpaslardan kabul edilen bu davanın sanıkları beraat etmişti.

Eski hakim ve savcılar hakkındaki iddianameden

"Balyoz" davasının soruşturma ve kovuşturması sırasında görev yapan 50 eski hakim ve savcı hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca iddianamede hazırlanmıştı.

İddianamede, "mahkeme heyetinin kararlarında delillerin komplo ürünü olduğunu kabul etmeme gerekçesinin gerçekleri yansıtmadığı, 2003 yılında hazırlandığı söylenen dijitallerin, oluşturulma tarihlerinin neden 2007 olarak göründüğünü açıklarken, akla ve bilime aykırı beyanlarda bulundukları" belirtilmişti.

Bu hakim ve savcılar hakkındaki dosya ilk derece mahkemesi sıfatıyla davaya bakacak Yargıtay 9. Ceza Dairesine gönderilmişti.

Yorumlar