AK Parti'den Fazıl Say'ın açıklamasına tepki

(Fazıl Say'ın sosyal medya paylaşımı) Bu kadar vatandaşımızın sıkıntı çektiği bir ortamda bu şekildeki bir yaklaşım, hem sanatçı duyarlılığı hem insani açıdan doğru olmamıştır"

Google Haberlere Abone ol

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, sanatçı Fazıl Say'ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'yla ilgili son sosyal medya paylaşımına ilişkin, "Bu kadar vatandaşımızın sıkıntı çektiği bir ortamda bu şekildeki bir yaklaşım, hem sanatçı duyarlılığı hem insani açıdan doğru olmamıştır." dedi.

Çelik, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, CHP yönetiminin yoğun kar yağışı sonrası İstanbul'da ortaya çıkan tabloya rağmen, kabineyi, AK Parti'yi ve vatandaşları suçlamaya devam ettiğini ifade etti.

Sağduyulu şekilde görüşlerini söyleyen, "Siyasi tartışmayı bırakalım, İstanbul ve İstanbullunun sorunuyla uğraşalım." diyen bütün vatandaşlara saygı duyduklarının altını çizen Çelik, İstanbul ve İstanbullunun sorununun çözülmesi, afete müdahale edilmesi için ilk andan itibaren devletin ilgili bütün birimlerinin sahada olduğunu vurguladı.

Çelik, "Cumhurbaşkanı'mız, İçişleri Bakanı'mızı, Ulaştırma Bakanı'mızı bizzat krize müdahale etsinler diye gönderiyor. Burada 'sen-ben' yok, bütün kurumlar hep beraberiz. Bir tek kurum hazırlığını yapmamış, İstanbul Büyükşehir Belediyesi." diye konuştu.

- "İSTANBUL VE İSTANBULLULAR ASLA YALNIZ DEĞİLDİR"

AK Parti Sözcüsü Çelik, "Bir belediye başkanı ile kendi partisi arasındaki koordinasyonsuzluğun bu düzeyde olması, kendi genel başkanından genel başkan yardımcısına kadar hiç kimsenin belediye başkanının o saatlerde nerede olduğunu bilmemesi İstanbul'daki durumun vahametini de gösteriyor." değerlendirmesinde bulundu.

Çelik, "İstanbul ve İstanbullular asla yalnız değildir. Bu en güçlü şekilde takip edilecek bir konudur. Burada haksız, hukuksuz yere, kendi beceriksizliklerini, yönetim zaaflarını örtmek için başkalarını suçlayanlara dönük verilecek cevap, bizim sahada yaptığımız işlerdir. Bu işler güçlü bir şekilde yapılacak, İstanbul'a ve İstanbulluya sahip çıkılmaya devam edilecektir." açıklamasında bulundu.

İçişleri, Ulaştırma ve Altyapı bakanlıkları personeli, Valilik, polis, jandarma, Türk Kızılayı, AFAD gibi kuruluşların fedakarca ellerinden geleni yapacağını vurgulayan Çelik, "Hepimizin İstanbul'daki sicil amiri vatandaşımızdır. Sokaktaki vatandaşın söylediği esastır, bizim sicil amirimiz odur. Ondan sonra yönetim zaafı ortaya çıkınca 'Ben tepkileri önemsemiyorum' demek de bu yönetim zaafını temsil edenler açısından siyasi bir sorumsuzluktur. Bir kişi bile yolda kalmışsa ve bir tepki varsa buna bir izahat getirilmesi, açık bir şekilde ortaya koyulması lazım." dedi.

Çelik, "Enterasan bir şekilde her krizde yok olan bir tabloyla karşı karşıyayız. 15 Temmuz gecesi genel başkanları yok olur, Türkiye'de darbe girişimi olacağı zaman. Kriz zamanında belediye başkanları yok olur. Ondan sonra da sürekli olarak başkalarını suçlamaya çalışırlar. İstanbul ve İstanbullu bunu hak etmiyor. Bu siyasi tartışma bu şekilde bir suçlama kampanyasının neticesinde buraya geldi." diye konuştu.

- SORU-CEVAP

AK Parti Sözcüsü Çelik, açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

AK Parti olarak nasıl bir İstanbul bırakıldığı ve şu an nasıl bir İstanbul'la karşı karşıya olunduğuna yönelik soru üzerine Çelik, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin büyük bir kurumsal hafızaya sahip olduğunu kaydetti.

Çelik, bu kurumsal hafızanın şu anda partizanlık çerçevesinde zarar gördüğünü, birçok kişinin "AK Partili" diye etiketlenip işten atıldığını belirterek, yönetim düzeyinde de ehil kadroların gittiğini ifade etti.

İstanbul Büyükşehir Belediyesinde şu anki kadroların en basit bir kriz yönetimi becerisine sahip olmadığını çeşitli vesilelerle gördüklerini söyleyen Çelik, bir afetin kısa sürede durdurulamayacağını ama insanların, ciddi bir kriz yönetimi hazırlığı olup olmadığına ve bununla ilgili bilgilerin medeni ve makul dille, herkesi kapsayan bütünsel bir yaklaşımla paylaşılıp paylaşılmadığına bakacağını belirtti.

- "Yönetim zaafının siyasi rövanşla ne ilgisi var?"

AK Parti Sözcüsü Çelik, şöyle konuştu:

"Her seferinde bir kriz zaafı ortaya çıktığı zaman İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, 'Seçimleri kazandık hala onun siyasi rövanşı alınmaya çalışılıyor' diye bir üslup kullanıyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesinin ortaya koyduğu yönetim zaafının siyasi rövanşla ne ilgisi var?

Selde müdahale etmedin yönetim zaafı var, 'Siyasi rövanş' diyorlar. Çöp toplanmaz 'Siyasi rövanş' derler. Herkesin talep ettiği şu; seçimlerin üzerinden bu kadar zaman geçti, herkes işini yapsın. Bu sadece İstanbul Büyükşehir Belediyesini yönetenleri ilgilendirmiyor ki... Yönetenleri ilgilendirse hiçbir şekilde dokunmayız, 'Bırak ne yaparlarsa yapsınlar' deriz. Bütün vatandaşları, yüz binleri, on binleri ilgilendiriyor. Bir sürü insan saatlerce ortada kaldı."

- "Kriz anında böyle bir görüşme yapılmaz"

Kar yağışıyla ilgili sıkıntılar sürerken İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun İngiltere'nin Ankara Büyükelçisi Dominick Chilcott'la bir restoranda görüşmesine yönelik değerlendirmesi sorulan Çelik, İmamoğlu'nun bu tip görüşmeleri "Çok büyük, dünya diplomasisini belirleyen" görüşmeler gibi sunduğunu dile getirdi.

Büyükelçilerin çeşitli kurumları ziyaret geleneğinin normal olduğunu vurgulayan Çelik, çeşitli tecrübelerin içerisinden gelen diplomatların çok önemli bir kriz olduğunda bir toplantının iptal edilmesini de normal karşılayacağını anlattı.

Çelik, "Bu o kadar önemli bir mesele haline getiriliyor ki Büyükşehir Belediye Başkanı tarafından, bir krizin ortasında saatlerini buna ayırmasını o krizin yönetimi kadar önemli bir mesele olarak sunuyor. Siyasi tecrübesizliğin ötesinde bunların yerli yerine oturtulamaması ile ilgili bir şey de var. Öncelikle işinizi yaparsınız, işinizin ilgilendirdiği bölümler itibarıyla de tabii ki diplomasiyle, diğer unsurlarla ilgilenirsiniz." değerlendirmesinde bulundu.

İmamoğlu'nun düzenlediği basın toplantısında, restorandaki fotoğrafına ilişkin "Devletin imkanları kullanılarak bir MOBESE kamerasının görüntülerinin böylesi bir magazinsel sürecin parçası yapılacak şekilde servis edilmesinin sağlanmasının karşısında takipçi olacağım." dediği hatırlatılan Çelik, "Kendi takibini kendisi yapar. Zaten kendisi de söylüyor, herkesin gittiği, İstanbul'da bilinen, kamuya açık bir restoran. Muhtemelen orada başka kimseler de var." diye konuştu.

Çelik, İmamoğlu'nun, İstanbul'daki krizi yönetememesi, bu zaafın neden ortaya çıktığıyla ilgili açıklama yapmak yerine meselenin açığa çıkmasına odaklandığını vurguladı.

- Sanatçı Fazıl Say'ın sosyal medya paylaşımı

Çelik'e, sanatçı Fazıl Say'ın yaptığı, "Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu'nun dün gece bir restoranda görüldüğü yanlış haberdir. İşin gerçeği şudur; bu 4 kişi dün bütün gece diskoda çılgınlar gibi dans etmiş ve içmiş eğlenmiştir. Fotoğrafı çeken kişi de Devlet Bahçeli'dir. Salvador Dali'nin de selamları var" şeklindeki sosyal medya paylaşımına ilişkin değerlendirmesi de soruldu.

Çelik, şunları kaydetti:

"Bir sanatçının böyle bir kriz zamanında, bu kadar vatandaşımız bu sıkıntıyı çekerken bu üslupla konuşmasını ben doğru bulmam. İnsanlar sıkıntı çekmişler, hamile kadınlar yollarda kalmış, kendi sanatçı arkadaşları, birçok sanatçı çekilen sıkıntılarla ilgili sosyal medyadan yayın yaptılar, '16-20 saat karda kaldık' dediler. Dolayısıyla bir sanatçının insani, sanatsal açıdan böyle bir kriz anında on binler mağdur olmuşken siyasi bir savunu ya da siyasi bir ironi yerine daha insani hassasiyetle davranması gerektiğini düşünürüm.

Bu sıkıntı varken de bir ironi yapmaya çalışmış olsa bile bu hiçbir şekilde yetenekli bir ironi olmamış. Nitelikli bir ironi de olmamış. Bu krizin yönetilmesiyle ilgili ortaya çıkan tartışmalarla alakalı dalga geçmek doğru bir şey değil."

- "Devlet Bahçeli ile ilgili bu ifade çok çirkin"

Böyle bir şey söylediklerinde "sanatçıyı hedef aldınız" denildiğini belirten Çelik, "Burada da görüyorsunuz, mağdur kalmış bir sürü vatandaşımız hedef alınıyor. Sayın Devlet Bahçeli ile ilgili bu ifade çok çirkin bir ifade. Bütün bunları niçin bir sanatçı böylesine ağır bir kriz anında gündeme getirir? Sayın Bahçeli ile ilgili niye böyle çirkin bir ifade kullanır? Burada vatandaşlarımızın mağduriyetlerine niçin böyle niteliksiz bir ironiyle yaklaşır? Sırf siyasi savunma adına niçin bu kadar içeriği de niteliği de doğru olmayan bir yaklaşım üretir?" dedi.

Sanatçıları sanatlarıyla yüceltmek ve o şekilde anmak istediklerini belirten Çelik, "Sanatlarıyla yücelttiğimiz zaman da Türkiye'nin sanatçısı oldukları, Türk kültürünü temsil ettikleri, dünya kültürüne bu topraklardan seslendikleri için de bununla gurur duyarız. Ama maalesef bunlar gurur duyacağımız ifadeler olmuyor." değerlendirmesinde bulundu.

Yorumlar