AK Parti İstanbul Gençlik Kolları 5. Olağan İl Kongresi

- Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan: (1) - "Siyaset, ilkelerle, prensiplerle, belli değerlerle yapılan, yapılması gereken bir iştir. Ahlakı, ilkesi olmayan siyasetin ne ülkeye ne de millete faydası olur. Rüzgar gülü gibi esintiye göre yön değiştiren, eğilip bükülen bir siyasi anlayış, popülizmin bataklığında debelenmeye mahkumdur" - "Türk siyasi hayatı bu açıdan gerçekten ibret verici hadiselerle doludur. Siyasi tarihimizde bir tarafta ülkemize hizmet için asil devlet adamları, diğer tarafta da üç kuruşluk menfaati için kırk takla atan şahsiyet fukaraları vardır"

Google Haberlere Abone ol

İSTANBUL (AA) - Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, siyasetin, ilkelerle, prensiplerle, belli değerlerle yapılan, yapılması gereken bir iş olduğunu belirterek, "Ahlakı, ilkesi olmayan siyasetin ne ülkeye ne de millete faydası olur. Rüzgar gülü gibi esintiye göre yön değiştiren, eğilip bükülen bir siyasi anlayış, popülizmin bataklığında debelenmeye mahkumdur." dedi.

Erdoğan, Yahya Kemal Beyatlı Kültür Merkezi'nde düzenlenen AK Parti İstanbul Gençlik Kolları 5. Olağan İl Kongresi'ndeki konuşmasına, din, dil, ırk, renk, mezhep ayrımı gözetmeden Türk milletinin yardım kuruluşlarının genç neferlerini, Afrin, El Bab, Cerablus, Cudi, Tendürek'te teröristlere aman vermeyen Mehmetçikleri, polisleri, jandarmaları, güvenlik korucularını selamlayarak başladı.

Kimi henüz 16-17 yaşlarında körpe bir fidanken şehadete yürüyen 15 Temmuz gecesinin genç yiğitlerine, genç aslanlarına selam gönderen Erdoğan, "Şehit Abdullah Tayyip Olçok'u, Mahir Ayabak'ı, Mutlu Can Kılıç'ı, Rüstem Resul Perçin'i, Kadir Işık'ı, Özgür Mustafa Karasakal'ı, Halil İbrahim Yıldırım'ı, Engin Tilbaç'ı rahmetle yad ediyorum. Rabbim cennetinde bizleri buluştursun inşallah." ifadesini kullandı.

Vatanı böldürmediklerini ve de böldürmeyeceklerini, kararlılıkla yürüyeceklerini vurgulayan Erdoğan, Türkiye'nin kardan aydınlık geleceği için canlarını feda eden terörle mücadele şehitlerine, Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekatları'nda ebediyete uğurlanan şehitlere Allah'tan rahmet diledi.

Bu ülkenin asırlardır ölümü öldüren o yiğitler sayesinde ayakta olduğunu dile getiren Erdoğan, "Bu millet şehitleriyle yaşayan, onları baş tacı eden bir millettir. Rabbim şehitlerimizin mekanlarını cennet, makamlarını ali eylesin." dedi.

Açe, Bağdat, Saraybosna, Sana ve Kahire'nin gençlerini de selamlayan Erdoğan, "Kendilerine acı vatan Avrupa'yı yurt kılan, başarılarıyla, dayanışmalarıyla, göğsümüzü kabartan bütün gurbetçi gençlerimize selam ve muhabbetlerimizi iletiyorum. İsrail zulmüne, İsrail'in devlet terörüne boyun eğmeyen, Filistin'in her biri direniş abidesi gençlerimizi selamlıyorum. Türkiyeli genç kardeşlerimin yüreklerinin onlarla birlikte attığını buradan ifade ediyorum." diye konuştu.

Çatışma, açlık ve yoksulluktan kaçarken Akdeniz'in azgın dalgalarında sevdikleriyle kucak kucağa can veren umut yolcusu gençleri de selamlayan Erdoğan, AK Parti İstanbul İl Gençlik Kolları'nın tüm mensuplarını, İstanbul'un gençlerini, Türkiye'deki gençleri de muhabbetle selamladığını belirtti.

Erdoğan, kongrenin başarılı geçmesi, Türkiye, millet ve demokrasi için hayırlara vesile olması temennisinde bulundu.

2001 yılından beri gençlik kollarında çalışmış, büyük ve güçlü Türkiye davasına gönül vermiş gençlere şükranlarını sunan Erdoğan, bugünkü kongrede emaneti devreden dava arkadaşlarına da teşekkür etti.

Bugüne kadar nasıl mücadelelerini gençlerle sırt sırta vererek yürüttülerse, bundan sonra da aynı şekilde bu yola devam edeceklerini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"Siyaset özünde millete hizmet yarışıdır. Siyasetçinin var oluş gayesi de ülkeye, millete ve elbette oyunu aldığı seçmene en güzel, en kaliteli şekilde hizmet etmektir. Siyaset, ilkelerle, prensiplerle, belli değerlerle yapılan, yapılması gereken bir iştir. Ahlakı, ilkesi olmayan siyasetin ne ülkeye ne de millete faydası olur. Rüzgar gülü gibi esintiye göre yön değiştiren, eğilip bükülen bir siyasi anlayış, popülizmin bataklığında debelenmeye mahkumdur. Türk siyasi hayatı bu açıdan gerçekten ibret verici hadiselerle doludur. Siyasi tarihimizde bir tarafta ülkemize hizmet için asil devlet adamları, diğer tarafta da üç kuruşluk menfaati için kırk takla atan şahsiyet fukaraları vardır. 90 yıllık siyasi geçmişimizde, milletin emanetini canı pahasına koruyan kahramanlar olduğu gibi darbecilere selam duran, tankları görünce sıvışıp kaçan korkaklar da vardır. Türk siyasetinde ülkenin bekası için kurşun yağmuru altında kenetlenenler olduğu gibi ülke düşmanlarına yancılık yapmayı siyaset zanneden muhterislere de rastlanır.

Bu ülkenin siyasi geçmişi bir bakıma erdemli siyaset yapanlar ile ahlaksız, ilkesiz siyasetçilerin mücadele sahası olmuştur. Farklı partiler ve politik karakterler üzerinde bu iki anlayış daima birbiriyle mücadele etmiştir. Merhum Menderes'in bir sabah vakti, dar ağacında sonlanan hayatı işte bu kavganın tarihidir. Merhum Özal'ın ömrünün son yılları, ülkenin ve milletin sırtına kene gibi yapışan asalaklarla mücadeleyle geçmiştir. Rahmetli Erbakan, merhum Türkeş, merhum Yazıcıoğlu gibi siyasetçilerin tamamı, sırf bu vatana bağlılıkları ve millete sevdaları dolayısıyla muhterislerin hedefi olmuş, onların saldırılarına maruz kalmıştır."

(Sürecek)


Yorumlar