Ahmet Hakan 'Etikçibaşı'nı fena yakaladı

Ahmet Hakan, kendi kendine "medya ombudsmanı" unvanı veren kişi olarak bilinen Faruk Bildirici'yi çok fena yakaladı. Hakan, AK Parti hakkında yazdığı yazıyı eleştiren Bildirici'yi CHP hakkında yazdığı yazı sonrasında fena halde yakaladı.

Google Haberlere Abone ol

Ahmet Hakan, kendisine "medya ombudsmanı" unvanı vererek sık sık muhalif olmayan medyayı hedef alan Faruk Bildirici'yi fena yakaladı. Hakan, "etikçibaşı" olarak nitelendirdiği Bildirici'nin yaptığı iki yüzlü gazeteciliği yazdığı CHP yazısı sonrasında ortaya çıkardı. Faruk Bildirici, Ahmet Hakan'ın AK Parti kongrelerini eleştiren bir yazı yazığını ancak yazıda AK Parti'den söz etmediğini belirterek eleştirilerde bulunmuştu. Ahmet Hakan ise bir sonraki gün CHP'li belediyelerin çöp yığınlarına neden olan grevleri konu aldı ve aynı şekilde CHP adını anmadı. AK Parti ile ilgili yazıyı anında eleştiren Bildirici'nin CHP ile ilgili yazıyı eleştirmediği, hatta görmezden geldiği görüldü. Hakan bu durum için, "Çünkü böyle bir soru, amacıyla örtüşmüyor." dedi.

İşte Ahmet Hakan'ın ilgili yazıdan ilgili bölüm:

Bir etikçibaşı var.

Hadi adını da söyleyeyim: Faruk Bildirici.

Kendi kendine “medya ombudsmanı” diye bir unvan veren bu adamın işi gücü açık kovalamak.

Alıyor eline gazeteyi, tek kaşını kaldırıyor ve başlıyor kendince hatalar aramaya.

Bulamayınca morali acayip bozuluyor. Bulduğunu sanınca da hemen enerjik bir heyecanla atlıyor üzerine.

Pardon! Etikçibaşı dediğime bakmayın.

Öyle tarafsız, öyle tepeden tırnağa önyargısız, öyle etikten yapılmış bir abide falan değil ha!

Adamın etiği, sadece bize karşı... Kendisine yakın duranlar, Gülnaz şırıngalarını batırsa bile ırgalanmıyor.

Peki ne tür hatalar buluyor bizde?

Mesela en son bulduğu hatayı söyleyeyim:

“Parti kongrelerinde çekilen halaylar” başlıklı bir yazı yazdım.

İşte o yazıda... Bir kerecik olsun AK Parti dememişim.

Gizlemişim AK Parti’yi.

O halayların hangi partinin kongrelerinde çekildiğini yazmamışım, yazamamışım.

Korkmuşum. Çekinmişim.

- Yazıda AK Parti kongrelerinin söz konusu edildiği bas bas bağırırken...

- Gündeme en uzaklar bile yazıda AK Parti kongrelerinin kastedildiğini şak diye anlamışken...

- Yazının tüm vurgularında iktidar partisinin kongrelerinin söz konusu edildiği kabak gibi ortadayken...

Bizim etikçibaşı, “Yazıda AK Parti demedi, AK Parti’yi gizledi” falan diye siyasal cepheleşmenin kamplarından birini üstüme saldırtıyor.

Nedir bu adamın bizimle derdi, anlamış değilim.

- Nasıl bir ukde kaldı acaba içinde?

- Bu kadar büyük bir kini ne ara biriktirdi acaba?

- Niye bir türlü yatışmıyor acaba?

Dün de “belediyelerdeki grev” konulu bir yazı yazmıştım.

Koca yazının bir tek satırında bile “CHP” geçmiyordu.

Fakat bizim etikçibaşı, “Bu grevler hangi partinin belediyesinde gerçekleşiyor Ahmet Hakan? Niye CHP’yi saklıyorsun?” diye sormuyor.

Çünkü böyle bir soru, amacıyla örtüşmüyor.

Biraz yatıştırsa kendisini... Yoga yapsa... Çıksa dışarı, biraz temiz hava alsa... Derin bir nefes alsa... “Kindar nesil olacak yaşı geçtim, biraz kinimi eksilteyim” dese...

Rahatlayacak.

Ama öyle takmış ki kafayı bize...

Şimdi çıkıp...

“Kindar nesil dedi ama Erdoğan demedi” diye bir yazı daha yazar.

Yorumlar