70 yıllık gazeteci ilk günkü gibi heyecanlı

"Bu yaşıma gelmeme rağmen gazeteciliği bırakamıyorum. Allah bana güç, kuvvet verdiği müddetçe bu mesleği yapacağım"

Google Haberlere Abone ol

Eskişehir'de yaşayan 89 yaşındaki Rıdvan Uysal, 1952 yılında başladığı gazetecilik mesleğini 70 yıldır sürdürüyor.

Ambulans şoförlüğü yaparken bir arkadaşının tavsiyesi üzerine 1952 yılında İstanbul'da basılan "Son Posta" adlı gazetenin Eskişehir temsilciliğini üstlenen Rıdvan Uysal, o günden bu yana fotoğraf makinesini elinden bırakmadı.

Gazetecilikte 70. yılına giren Uysal, halen Sabah gazetesinin Eskişehir temsilciliğini yürütüyor. Bugüne kadar birçok gazeteci yetiştiren Rıdvan Uysal, meslekteki dijital dönüşüme de tanıklık ediyor.

4 çocuk ve 4 torun sahibi Uysal, AA muhabirine, yaşı ilerlemesine rağmen gençlik dönemindeki bir gazeteci gibi görevine devam ettiğini belirterek, haber yapmadığı gece, gözüne uyku girmediğini söyledi.

Haber için sürekli araştırma yaptığını anlatan Uysal, "Gazetecilik mesleği yüreğine işlediğinde bir daha bırakamıyorsun. Gazetecilik mezara kadar giden bir meslek. Çok güzel bir meslek. Son Posta gazetesiyle başlayan gazetecilik serüvenim Sabah gazetesiyle devam ediyor. Eskişehir'in yerel gazetelerinden İstikbal'de de çalıştım." diye konuştu.

"GAZETECİLİK GÜZEL BİR MESLEK"

Uysal, dünyanın modernleştiğinin altını çizerek, her türlü mesleğin dijitalleştiğine değindi.

Fotoğraf makinesinin yerine bazen, kamerasının çözünürlüğü yüksek olduğu için cep telefonunu kullandığını ifade eden Uysal, şöyle konuştu:

"Eskiden kentte olan bir olayın fotoğrafını çekip, bastırarak zarfın içine koyup, otobüsle ya da trenle İstanbul'daki gazete merkezine gönderirdik. Şu anda istediğin haberi ve fotoğrafı anından gazetene iletebiliyorsun. Teknoloji aldı başını gitti. Bugüne kadar birçok çırak yetiştirdim. Türkiye genelinde yetiştirdiğim yaklaşık 20 gazeteci var. Mesleğe yeni başlayacakların çok iyi düşünmesi gerekiyor. İyi bir meslek kuruluşunda iyi bir ücret alacaksa gazetecilik yapsınlar. Bizim bu meslekte aç kaldığımız günler bile oldu. Bu yaşıma gelmeme rağmen gazeteciliği bırakamıyorum. Allah bana güç, kuvvet verdiği müddetçe bu mesleği yapacağım. İçimden geliyor. Seviyorum bu mesleği. Harika bir meslek. Gazetecilik güzel bir meslek."

DEVRİM OTOMOBİLİYLE İLGİLİ ANISINI UNUTAMIYOR

Uysal, gazetecilikte birçok ilke de tanıklık ettiğini aktararak, "Türkiye'nin ilk yerli otomobili" Devrim'in yapımına tanıklık ettiğini kaydetti.

Eskişehir'de Devrim'in yapımına başlandığında haber yapıp Tercüman gazetesine gönderdiğini anlatan Uysal, şöyle konuştu:

"İlla ki Devrim'in fotoğrafını çekmemi istediler. Gizlilik nedeniyle fabrikadan beni içeriye almıyorlardı. Daha sonra fabrikanın arkasında işçilerin girip çıktığı bir kapı aklıma geldi. Gidip, oradan içeriye girdim. Cer Atölyesindeki müthiş bir faaliyet vardı. Devrim'in kapıları, tabanları, motoru, kalıpları... Hepsini yapmışlar. O çalışmayı görünce ben hemen şak şak şak çekmeye başladım. Kimse de bana 'neden çekiyorsun' demedi. 15-20 kare fotoğraf çektim. Filmi geriye sarıp, çorabımın içine koydum. İkinci filmi makineye taktığım sırada fabrika müdürü beni gördü. 'Ne arıyorsun burada' deyince bir şey söyleyemedim. Makinemi elimden aldılar. Daha sonra makinemi alıp, kapağı açtıktan sonra ikinci taktığım filmi çıkartıp onlara verdim. Gazetem de benden Devrim fotoğrafı bekliyor. Fabrikadan çıkar çıkmaz taksiye atlayıp, İstanbul'a gittim. Ertesi gün, Tercüman gazetesi manşetten 'Devrim'i ilk defa biz görüntüledik' başlığıyla çıktı. Korkudan 3 gün Eskişehir'e gelemedim. Ortalık birbirine girdi ama ben orada gazetecilik yaptım."

Yorumlar