"Van'da Katliam, Yıkım, İşgal: Tehcire Giden Yol"

"Ermeni meselesiyle ilgili yaklaşık 600 çalışmamız, 120'ye yakın doktora tezimiz ile 400 yüksek lisans tezimiz var. Bunun yanında birçok belgesel ve yabancıların katıldığı etkinlikler düzenledik"

Google Haberlere Abone ol

Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Birol Çetin, Ermeni meselesiyle ilgili yaklaşık 600 çalışma, 120'ye yakın doktora tezi ile 400 yüksek lisans tezleri bulunduğunu belirterek, "Bu konuda genç neslimizi bilgilendirme ve bilinçlendirme vazifemiz var. Bu zihniyet yeniden, zayıf olduğunuz bir anda yeniden farklı görünümlerde çıkabilir." dedi.

Çetin, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu bünyesindeki Türk Tarih Kurumu tarafından Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi ev sahipliğinde Mühendislik Fakültesi Konferans Salonu'nda düzenlenen "Van'da Katliam, Yıkım, İşgal: Tehcire Giden Yol" konulu sempozyumda yaptığı konuşmada, tarihi olayların siyasi olarak ele alınmasının doğru olmadığını anlattı.

Ermeni meselesinin başlangıçta bir terör hareketi olarak ortaya çıktığını belirten Çetin, "Terör hareketi sonra da devam etti. Terör olaylarını 70'lı yıllarda daha yakından tanıdık. Birçok şehidimiz oldu. Onları rahmetle anıyorum." diye konuştu.

Bu işin hakikatine bakmak gerektiğini dile getiren Çetin, şunları kaydetti:

"Atatürk'ün bir sözü var. 'Bir meseleyi, hadiselere göre değil, hakikati üzerine mütalaa etmek gerekiyor.' diyor. Yani bu işin hakikatine bakmak lazım. Öncesine de sonrasına da bakmak lazım. Biz genelde hep mevcut olaya odaklanıyoruz. Başını ve sonunu fazla irdelemiyoruz. Millet olarak mağduriyetlerimizi çok fazla dile getirme gibi bir özelliğimiz yok. Hep üstünü kapatıyoruz. Sorulduğu zaman 'Çok şükür iyiyiz.' Hep böyle cevap veriyoruz. Belki bizden başka böyle bir millet yoktur. Van'daki olaylar olmadan önce aşağı yukarı bin yıl beraber yaşamışız. İşin hakikatine dışarıdan birisi baktığı zaman bu olayı nasıl görür? Bin yıl hiçbir sorun çıkmamış. Zayıfladığınız bir dönemde bakıyorsunuz böyle bir ihanete uğramışsınız. Bu işte Yunanlar da başka unsurlar da var. Buradaki katliamlardan sonra Sovyet döneminde biraz rahata kavuştukları zaman bu sefer Karabağ'ın işgali, peşinden Hocalı katliamı. İnsanlık dışı eylemlerde bulunan çetecileri Balkanlar'da, Bulgaristan'da ve Sırbistan'da görüyoruz."

Çetin, bir milleti toplu olarak kesinlikle itham etmediklerini, böyle bir şeyin de yanlış olacağını dile getirerek, konuşurken buna dikkat ettiklerini söyledi.

- "VAN'DA 3 BİN 400 EVİ YAKMIŞLAR"

Ermeni çetelerinin İkinci Dünya Savaşı'nda tuttukları tarafa bakılması gerektiğini sözlerine ekleyen Çetin, "Bu grup İkinci Dünya Savaşı'nda Nazilerle beraber hareket etti, hatta bazı komutanların heykelini diktiler. Böyle bir zihniyet. Öncelikle ırkçı bir zihniyet. Kendilerinin üstün oldukları inançları var. Diğer insanların hiçbir kıymeti yok. Hocalarımızın tebliğlerinde yaptıkları insanlık suçları var zaten. Van'da 3 bin 400 evi yakmışlar. Hiçbir şey bırakmamışlar. Yakma konusunda Yunanlarla benzer yönleri var." ifadelerini kullandı.

Türk Tarih Kurumu olarak bugüne kadar hakikatin ortaya çıkması için uğraştıklarını, Türk milletinin merhametli, savaş hukukuna uyan bir millet olduğunu anlatan Çetin, şöyle devam etti:

"Bizim töremizde bunlara mukabele etmek kesinlikle yok. Tarihimizle bunu ortaya koymuş bir milletiz. Bugün artık verecek cevaplardan ziyade arşivlerimizi açtık, bir sürü yayın yaptık. Burada bir sorunumuz yok. Geçen sene bir sayı çıkarttım. Ermeni meselesiyle ilgili yaklaşık 600 çalışmamız, 120'ye yakın doktora tezimiz ile 400 yüksek lisans tezimiz var. Bunun yanında birçok belgesel ve yabancıların katıldığı etkinlikler düzenledik. Bu konuda genç neslimizi bilgilendirme ve bilinçlendirme vazifemiz var. Bu zihniyet yeniden, zayıf olduğunuz bir anda yeniden farklı görünümlerde çıkabilir. Onun uyarısını yapmak aslında bizim vazifemiz. Bugün çok fazla propagandaya maruz kalıyoruz. 24 Nisan'da Latin Amerika'da 20'nin üzerinde etkinlik yaptılar. Sırf bu konuyu anlatmak için. Biz bunları köpük olarak değerlendiriyoruz. Neticede hakikat her zaman kazanır. Hakikatin tarafındaysanız ne kadar propaganda yapsalar bu değişmeyecektir."

- "TRAJİK OLAYLARIN YAŞANMASINA NEDEN OLMUŞTUR"

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Şevli de Sosyal Bilimler Enstitüsü öncülüğünde düzenlenen ve 2 gün sürecek sempozyuma ev sahipliği yapmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirtti.

1. Dünya Savaşı yıllarında Van'da yaşanan katliam, yıkım ve işgali tüm boyutlarıyla bilimsel bir şekilde ortaya koymayı ve dünyaya duyurmayı amaçladıklarını anlatan Şevli, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Türk idaresi altında yaklaşık 800 yıl birlikte barış içerisinde yaşamış olan Ermeni toplumu, Osmanlı İmparatorluğu tarafından Millet-i Sadıka yani 'dost millet' olarak adlandırılmıştır. Fakat 19. yüzyılın başından itibaren Avrupalı emperyalist devletlerin kışkırtmalarıyla ortaya çıkan Ermeni çetelerin faaliyetleri birlikte yaşama ahengini bozmuş ve başta Van başta olmak üzere birçok şehirde trajik olayların yaşanmasına neden olmuştur. Osmanlı Devleti'nin zayıflamaya başlamasıyla birlikte emperyalist devletler kendi çıkarları doğrultusunda Osmanlı'ya karşı yıkıcı politikalar uygulamaya başlamış ve bu durum Ermeni meselenin ortaya çıkmasına sebep olmuştur."

Sempozyumda, "Ermeni Mezaliminin Tanıkları" adlı belgesel gösterildi, "Tehcire Giden Yol" adlı fotoğraf sergisi açıldı.

Tarihçi ve araştırmacıların akademik sunumlar yapacağı sempozyum, yarın sona erecek.

Yorumlar