Sürdürülebilir Gıda Zirvesi gerçekleştiriliyor

"FAO raporlarına göre, dünyada yıllık üretilen 4 milyar ton gıdanın sadece 2,7 milyar tonu tüketime gidiyor, 1,3 tonu ise çöpe atılıyor. Bunun parasal değeri yaklaşık 1 trilyon dolar"

Google Haberlere Abone ol

Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası (TÜGİS) Genel Sekreteri Kaan Sidar, "Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) raporlarına göre, dünyada yıllık üretilen 4 milyar ton gıdanın sadece 2,7 milyar tonu tüketime gidiyor, 1,3 tonu ise çöpe atılıyor. Bunun parasal değeri yaklaşık 1 trilyon dolar." dedi.

Tarım ve Orman Bakanlığı desteğiyle, Sürdürülebilirlik Akademisi ve TÜGİS iş birliğinde düzenlenen 7. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi başladı.

Açılışı Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli tarafından yapılan çevrim içi zirvede, dünyadan ve Türkiye'den sektörün önde gelen isimleri gıda güvenliğini ele alacak.

Zirvede konuşan TÜGİS Genel Sekreteri Kaan Sidar, gıda güvenliğinin önemine dikkati çekerek, etkinlik çerçevesinde daha verimli, kapsayıcı, dayanıklı ve sürdürülebilir tarım-gıda sistemlerine dönüşümün yolları ve metotlarının ele alınacağını söyledi.

Kovid-19 sürecinin tüm dünyadaki sürdürülebilirliğe etkilerine değinen Sidar, şunları kaydetti:

"Birleşmiş Milletler'in yayımladığı rapor; iklim değişikliğinin yaygın, hızlı ve yoğun olduğu uyarısıyla artık uluslararası bir sorun olmaktan öte uluslar üstü bir sorun olduğu konusunda tüm tereddütleri ortadan kaldırmıştır. Dünyada doğal kaynaklar ve biyolojik çeşitlilik üzerindeki baskılar artarken, iklim değişikliğinin ana etkileyici faktörü olarak gıda sistemlerinin ekonomik, sosyal ve çevresel yönden sürdürülebilir ve üretken olması üzerindeki ağırlığı gittikçe yoğunluk kazanmaktadır. Gıda sistemimiz, dünyadaki sera gazı salınımlarının yüzde 30'undan sorumlu ve bu, küresel ısınmanın hem nedeni hem de sonucu. Bu, yiyip içtiklerimizin ve beslenme şeklimizin iklim değişikliği üzerinde ne denli etkili olduğunu göstermesi bakımından son derece önemli.

Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2021'de 7,9 milyar olan dünya nüfusu 2064 yılında 9,7 milyar olacak. Bunun yanında büyüyen orta sınıf nedeniyle çeşitlenmiş gıdaya talep artacak. Mevcut sistem, bu koşullara cevap vermekten çok uzak. Su kaynaklarımız hızla tükeniyor, doğayı kirletiyoruz. Beklenmeyen şoklar ki bunlar arasında salgınlar, savaşlar ve savaşların neden olduğu göçler sayılabilir. Gıda sistemimiz bunlar karşısında kırılgan."

"DEĞİŞEN DÜNYAMIZDA KÜRESEL GIDA SİSTEMİNİN ACİLEN YENİLENME İHTİYACI VAR"

Kaan Sidar, yeni tarım ve gıda sisteminin sürdürülebilirlik, yüksek verimlilik, besleyici ve sağlıklı ürün ile kapsayıcılık temel hedeflerini dikkate almasının artık kaçınılmaz olduğunu vurguladı.

Değişen dünyada küresel gıda sisteminin acilen yenilenme ihtiyacı olduğuna işaret eden Sidar, bunun sadece politikalar ve kurumlar açısından değil, aynı zamanda toplumsal, ticari ve teknoloji yönleriyle de bir zorunluluk olduğunu söyledi.

Sidar, bilimin tüm bu değişimde gıda sistemine doğru şekilde entegre olma ve görev alma konusunda ana unsur olması gerektiğini belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Tarım alanlarının daraldığı ve insan nüfusunun giderek arttığı dünyamızda gıda israfı ve kaybı her zamankinden daha çok önem kazanmış durumda. Üretilen gıdanın işlevini yerine getirmeden atığa dönüşmesine genel anlamda 'gıda israfı' diyoruz. FAO raporlarına göre, dünyada yıllık üretilen 4 milyar ton gıdanın sadece 2,7 milyar tonu tüketime gidiyor, 1,3 tonu ise çöpe atılıyor. Bunun parasal değeri yaklaşık 1 trilyon dolar.

Yine FAO rakamlarına göre, Türkiye, dünya genelindeki gıda israfı sıralamasında kişi başına yıllık 93 kilogram ile 10 ülke arasında 3'üncü sırada yer alıyor. Su kaynaklarının sorunsuzca israf edilmesi de ayrı bir problem. Su olmadan gıda da olmaz. Bu konuda da acil bir eylem planının yürürlüğe konulması gerekiyor."

"ÖNLEMLER ALINMAZSA İNSANOĞLU, KENDİ GELECEĞİNİ KENDİ ELİYLE SÜRDÜRÜLEMEZ HALE GETİRECEK"

Sürdürülebilirlik Akademisi Başkanı Murat Sungur Bursa da son dönemde AB'nin başlatmış olduğu Yeşil Mutabakat ve ona bağlı olarak Türkiye'nin yayınlamış olduğu Yeşil Mutabakat Eylem Planı çerçevesinde en önemli etkinlik başlıklarından bir tanesinin gıda sektörü olduğunu vurguladı.

Bursa, şunları kaydetti:

"Biliyoruz ki gıda sektörünün geleceğini eğer sürdürülebilir kılamazsak en temel ihtiyaç maddelerinden olan gıda, bir müddet sonra dünyanın sürdürülebilirliğinin en önemli sorun başlığı haline gelecek. Paris İklim Anlaşması'na ülkemizin taraf haline gelmesiyle ilgili bir önemli başlığın altını çizmek istiyorum. Dünyada özellikle ülkemizde afet denildiği zaman, doğal afet denildiği zaman, doğal afet kayıpları denildiği zaman, akla gelen deprem... Bu normal ama dünyadaki tüm afetlerde alt alta istatistik yapıldığında, afetlerin toplamının yüzde 91'inin iklim kaynaklı olduğunu görüyoruz. Afet zararları alt alta toplandığı zaman dünyadaki toplamının yüzde 77'si iklim kaynaklı. Türkiye, iklim değişikliği ile ilgili zarar görecek ülkeler içerisinde listenin giderek tırmanan ülkelerinden bir tanesi. İnsan aklını, bilimi ve teknolojiyi kullanarak doğru adımlar, doğru ilkesel kararları eyleme geçirerek, bu başlıkların hepsinin altını gerçekten doldurarak ve uzun vadeli düşünerek gelecek nesillere sürdürülebilir gıda sistemlerini sunmamız gerekiyor. Yoksa insanoğlu, kendi geleceğini kendi eliyle sürdürülemez hale getirecek."

Yorumlar