Stokçuluğa karşı kanun Meclise sunuldu

Stokçuluğa karşı caydırıcılığın artırılmasını da içeren kanun teklifi, TBMM Genel Kurulunda

Google Haberlere Abone ol

TBMM Genel Kurulunda, stokçuluğa karşı caydırıcılığın artırılmasını da içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, Genel Kurulda, görüşmelere geçilmeden önce kanun teklifinin Anayasa'ya aykırı olduğunu dile getirerek usul tartışması açılmasını talep etti. TBMM Başkanvekili Haydar Akar, bunun üzerine usul tartışması açtı.

AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can, İçtüzük ve teamülleri hatırlatarak kanun teklifinin Anayasa'ya uygun olduğunu belirtti.

CHP Grup Başkanvekili Özkoç, "Cumhur İttifakı'nın sayısal üstünlüğünün olması, görüşülen maddenin anayasal olarak uygunluk taşıdığı anlamına gelmez." dedi.

Düzenlemenin, limanların hukuka aykırı şekilde özelleştirilmesini de içerdiği için kamu yararını gözetmediğini savunan Özkoç, "Teklif, Anayasa'ya aykırı. Cumhur İttifakı bir avuç insanın zenginleşmesiyle ilgili bu kararı ısrarla Genel Kurulda oylarsa Anayasa Mahkemesine götüreceğiz." ifadesini kullandı.

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş da teklifin TBMM Anayasa Komisyonuna sevk edilmesini istedi.

Usul tartışmasının ardından teklifin tümü üzerinde görüşmelere geçildi.

- "Yasama tekniği açısından aykırılıklarla dolu"

İYİ Parti Grubu adına söz alan Denizli Milletvekili Yasin Öztürk, "İktidar ülke gündeminden bu kadar kopuk olunca ihtiyaçlar da milletten kopuk oluyor. İhtiyaca bakalım; özelleştirme yoluyla işletme hakkı verilen limanların sözleşme sürelerinin 49 yıllığa çıkarılması. Kimin ihtiyacı bu?" diye sordu.

Eleştirilerini sürdüren Öztürk, "Kanun tekliflerini önce kamuoyunun genelinde kabul görecek bir reklam malzemesiyle süslüyorsunuz ardından Pandora'nın kutusunu açıyorsunuz. Kanun teklifinde 'stokçularla mücadele' reklamı ardına gizlenen limanlar maddesi, içeriği açısından sakıncalı, yasama tekniği açısından aykırılıklarla dolu. Bu liman işletmeleri, hisselerini yabancı şirketlere satmaya başlarsa, liman işletmeleri, limanlar milli güvenlik sorunu haline gelmeyecek mi? Bunun önüne nasıl geçeceksiniz?" ifadesini kullandı.

- "Daha çok yerli, daha çok yenilenebilir"

MHP Antalya Milletvekili Abdurrahman Başkan, güneş, rüzgar, jeotermal, biyogaz gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının kurulu gücünde önemli gelişme kaydeden Türkiye'nin, enerji arzının güvenliğini ve sürdürülebilirliğini sağlamak için "daha çok yerli, daha çok yenilenebilir" şiarıyla çalışmalarını aralıksız sürdürdüğünü belirtti.

Yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretim tesislerinin yerli aksam desteklerinden faydalanabilmesiyle Türkiye'nin, yerli aksam kapasitesinin artırılmasının son derece önem arz ettiğini anlatan Başkan, "Yenilenebilir enerji önemini artırdı, alternatif enerji kaynakları devletlerin Ar-Ge çalışmalarında önemli konulardan biri haline geldi. Türkiye de bu ciddiyetle konuya eğilmiş ve çalışmalarına hız vermiştir." dedi.

Teklifle stokçuluk konusunda düzenleme yapılacağına değinen Başkan, stokçuluğa dair idari para cezasının artırılmasıyla stokçuluk faaliyetinde bulunanlar hakkında yaptırımların ağırlaştırılarak, cezanın etkinliğinin ve caydırıcılığının sağlanacağını kaydetti.

HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, limanların, kamu eliyle işletilmesi gerektiğini belirtti.

Kenanoğlu, "Limanları böyle yabancı şirketlere, firmalara verirseniz, sonucunun nelere yol açacağını da hesap edemezsiniz ve bir bakmışsınız ki ülkeniz kara para trafiğinin, uyuşturucu trafiğinin merkez noktası haline gelmiş olur ve ondan sonra da böyle gri listelere alınırsınız." dedi.

- "Bu stokçular şimdi mi türedi?"

CHP Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak, "Ekonomiyi yerle bir ettiniz, şimdi suçlu arıyorsunuz. Stoksuz ne üretim ne de satış olur." diye konuştu.

Esnaf, tüccar ve sanayicinin, dövizdeki hareketlilik nedeniyle sermayesini kaybettiğini ifade eden Budak, "Bu yüzden arttırın arttıracağınız kadar, eğer gerçekten stokçuluk yapan biri varsa o stokçunun gidip boğazına yapışın. 20 senedir bu ülkede stokçu yoktu da bu stokçular şimdi mi türedi?" diye sordu.

Trabzon Limanı'nın Borsa İstanbul'daki hisselerinin son iki yılda yüzde 185 arttığını aktaran Budak, şöyle konuştu:

"Böylesine hızlı artan dünyanın en stratejik merkezleri olan limanlar bir şekilde kapanın elinde kalıyor Türkiye'de, inanılır gibi değil. Dünyanın hiçbir yerinde 25 yıldan fazla özelleştirme olmaz. Türkiye'de de 25 ile 30 yıl aralığında yapılmış bundan önce, 1997'de başlamış, yirmi beş yıllar civarında ama müstemleke ülkelerinde, savaş halinde olan ülkelerde böyle kiralamalar görülüyor. Mesela Suriye; Rusya 49 yıllığına Suriye'de bir limanı kiralıyor, işletme hakkını alıyor. Türkiye müstemleke memleketi değildir, ticaret savaşlarının yaşandığı bir dönemde bu limanların sürelerinin uzatılması hiçbir akla, mantığa sığmaz."

- "Stokçuluğa asla taviz veremeyiz"

TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Ziya Altunyaldız, ticaretin, ekonomik aktivite için önemi göz önüne alındığında, dış ticaret ve lojistik alanlarında olduğu kadar tedarik zincirlerinin de önemli bir halkasını limanların oluşturduğunu belirtti.

Limanların, hızlı ve hacimli ticarete zemin sağlamalarının yanı sıra aynı zamanda ülkelerin rekabetçi güçlerinin de artmasına katkı sağladığına dikkati çeken Altunyaldız, "Ülkemizin coğrafik konumu itibarıyla küresel ticarette önemli bir aktör olmasının en büyük destekçilerinden biri limanlardır. Tedarik zincirleri baştan sona yeniden yapılanırken küresel ticaretin en önemli öğelerinden olan deniz yolu taşımacılığının ve limanların da önemini yadsımak imkansız. Tüm dünyada kökten değişim gösteren tedarik zincirlerinin doğal destinasyonu konumundaki limanlarımız, aynı zamanda üretim, lojistik, ihracat bağının da en güçlü öğelerinden biri." dedi.

Kanun teklifi ile Türkiye Denizcilik İşletmeleri Anonim Şirketi ve Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir Yolları İşletmesi Genel Müdürlüğüne ait bazı limanların işletme hakkı devir sürelerinin uzatılmasının öngörüldüğünü belirten Altunyaldız, "Söz konusu limanların devir sürelerini uzatarak Türkiye ekonomisine katkı sağlayacak, dış ticaretteki rekabetçi gücümüzü geliştirecek, ekonomik büyümeyi ve kalkınmayı hızlandıracak yatırımların geliştirilmesi amaçlanıyor. Bununla birlikte özel sektör eliyle yapılacak kapsamlı yatırımlarla birlikte söz konusu limanların daha yüksek verimliliğe ve kapasite kullanımına erişmelerini hedefliyoruz. Öngörülebilirliğin ve sürdürülebilirliğin sağlanmasıyla ticarette kilit roldeki limanlarımızın etkinliğinin artırılacağına inanıyorum." değerlendirmesini yaptı.

Altunyaldız, düzenlemeyle ayrıca Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğine ait bazı borç ve tahsil edilmesi gereken ödemelerin, daha önce 31 Aralık 2021'e kadar durdurulması öngörülen icra takip işlemlerinin, 31 Aralık 2023'e kadar durdurulacağını aktardı.

Stokçulukla tedarik güvenliğini, stokçulukla depolama zorunluluğunu birbirinden ayıracaklarını bildiren Altunyaldız, "Depolama ve tedarik güvenliği üretim ve tüketim güvenliği için gerekli şeyler ama stokçuluk, fahiş fiyat, haksız kazanç ve piyasayı bozan uygulamalara asla taviz veremeyiz. Düzenlemeyle tedarik zincirini bozarak haksız kazanç elde etmek amacıyla yapılan stokçuluk ve fahiş fiyat uygulamalarıyla etkin mücadeleyi amaçlıyoruz ve bunu kesinlikle sağlayacağız." mesajını verdi.

Teklif üzerinde şahsı adına söz alan CHP Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan, "22 limanı ihalesiz devrediyoruz. Benim vicdanım el vermiyor. Limanların, işletme hakkını 49 yıl uzatmak bu ülkeye ihanettir." ifadesini kullandı.

- Soruları yanıtladı

Komisyon Başkanı Altunyaldız, milletvekillerinin sorularını da yanıtladı.

Elektrik ve doğalgazdaki fiyat artışına dair Altunyaldız, küresel düzeyde enerji maliyetlerinde çok büyük artışlar olduğunu ifade etti.

"Konut bazında AB ülkeleriyle kıyaslandığında hem doğal gazda hem de elektrikte en ucuz ülke konumundayız hala." diyen Altunyaldız, öngörülebilirliğin sağlanması ve enerji piyasalarının sürdürülebilirliği için zorunlu miktar kadar bir düzenleme yapılmış olmakla birlikte dünyadaki gelişmeler ve AB'deki söz konusu fiyatlar dikkate alındığında halka desteğin devam ettiğini ve edeceğini bildirdi.

Kademeli elektrik tarifesiyle ilgili "150 kilovatsaat hane halklarının ortalama kullanımından daha düşük" şeklindeki eleştirilere de cevap veren Altunyaldız, şunları söyledi:

"Kademeli tarifenin hedefi, enerji kullanımında verimlilik ve özellikle gelir durumu daha az olan tüketicilerimize, hane haklarımıza daha çok destek sağlamaktır. 38 milyon mesken abonesinin 23 milyonu 150 kilovatsaatin altında bir tüketim değerine sahip. Başka bir deyişle, toplam konut abonelerinin yüzde 60'ı ay olarak bu rakamın altında, yani 150 kilovatsaatin altında tüketim gerçekleştirmektedir.

2002 yılında elektrik ve doğal gaz faturaları için ortalama bir hanenin ödeyeceği toplam tutar net asgari ücretin yüzde 47'sine tekabül ediyor. Bugün bu rakam yeni fiyatlara rağmen yani artış fiyatlarına rağmen 2002 yılında yüzde 47 olmasına rağmen 2022 yılında asgari ücretin yüzde 12,9'u seviyelerine gelmiştir. Biz, vatandaşlarımıza devletimizin imkanları ölçüsünde destek vermek suretiyle, daha az maliyetle, elektriği ve doğal gazı bugüne kadar sağladık, bundan sonra da sağlamaya devam edeceğiz."

Teklifin tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından yapılan iki yoklamada toplantı yeter sayısı bulunamadı.

Meclis Başkanvekili Haydar Akar, bunun üzerine birleşimi saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.

Yorumlar