Selçuk Özdağ'a saldıranlar kim? Kim neden saldırı düzenlendi?

Selçuk Özdağ'ın evinin önünde silahlı ve sopalı kişiler tarafından darp edildiği iddia ediliyor. Peki, Selçuk Özdağ'a kim neden saldırdı?

Google Haberlere Abone ol

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ'ın evinin önünde arabaya binmek üzereyken bir grubun saldırısına uğradı. Partisinden yapılan açıklamada saldırganların silahlı ve sopalı olduğu belirtildi. Saldırı sonrasında başından ve yüzünden yaralanan Özdağ kaldırıldığı özel bir hastanede tedavi edildi. Saldırıyı gerçekleştiren kişi ya da kişilerin kim olduğu ise bilinmezken; konu hakkında partisinden de detaylı bir açıklama henüz yapılmadı. 

İddianın sahibi Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selim Temurci oldu. 

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Temurci, "Genel Başkan Yardımcımız Selçuk Özdağ Abimize evinin önünde silahlı ve sopalı saldırıda bulunulmuştur. Bu aşağılık saldırıyı şiddetle kınıyor, suçluların bir an önce yakalanarak adaletin önüne çıkarılmasını bekliyoruz. Korkaklarla ve alçaklarla mücadelemiz kesintisiz sürecektir" dedi.

PEKİ, SELÇUK ÖZDAĞ'A KİM NEDEN SALDIRDI?

Selçuk Özdağ'a kimin neden saldırdığı konusunda bir açıklama gelmedi. 

Akla gelen ihtimaller ise şöyle:

Birinci ihtimal saldırı denilen olayın komşu kavgası olabileceği belirtiliyor. 

İkinci ihtimal ise en son yaptığı açıklamada HDP'li Selahattin Demirtaş için, "konuşuruz" sinyali verdiği konuşması nedeniyle tepki çekmiş olabileceği ve bu nedenle saldırıya uğramış olabileceği belirtiliyor. 

Özdağ en son bir internet sitesine yaptığı açıklamada Selahattin Demirtaş'ın Davutoğlu ile görüşmek konuşmak istediği yönündeki açıklamalar sorulmuştu. Özdağ ise şöyle demişti: 

Bir siyasetçi diyorsa ki ‘artık dövüşmeyelim, artık kan akmasın, geçmişin öz eleştirisini yaptık, geçmişi bırakıp geleceği konuşalım’ işte onunla oturur konuşuruz.

Bunu partimize zarar verse de yaparız. Ülkemiz, milletimiz, devletimiz için kendimizden, partimizden ödün veririz. Ama birliğimizden, kardeşliğimizden hiçbir taviz, ödün yoktur.

Üçüncü ancak ihtimal MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye yönelik son eleştirilerine kızan fanatikler tarafından gerçekleşmiş olabilir.

SELÇUK ÖZDAĞ BAHÇELİ'Yİ SUÇLADI

Öte yandan Halk TV'ye açıklamalarda bulunan Selçuk Özdağ, kendisine saldırıdan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi sorumlu tuttu. Özdağ, kendisiyle aynı gün saldırıya uğrayan Yeni Çağ yazarı Orhan Uğuroğlu'nun da aynı sebeple saldırıya uğradığını belirterek, sebebin yaptığı son eleştiriler olduğunu söyledi. 

Selçuk Özdağ, YeniÇağ Gazetesi'ni ziyareti esnasında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi hedef alan açıklamalarda bulunmuştu. 

İşte Özdağ'ın o açıklamaları: 

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin güncel konulardaki açıklamalarına, "Sahi, 17-25 Aralık sizce nedir Sayın Devlet Bahçeli?" diyerek çok sert tepki gösterdi.

Heyeti ile Yaniçağ'ı ziyaret eden Özdağ'ın eleştirileri aynen şöyle:

"Sayın Devlet Bahçeli, taşıdığı tumturaklı sıfatların ağırlığı ve temsil ettiği mümtaz tabanı sayesinde ne söylediği ilgi çekenlerden biridir. Kendisine karşı muhataplık bu veçhe ile olup, sözlerinin ne mana içerdiğinin zaman ve mekana göre değişmesi ise de ayrı bir muammadır.

Zat-ı Alileri, "2013 yılı Haziran ayında tırmanan Gezi Parkı şiddeti, 2014 yılında gerçekleşen 6-8 Ekim olayları, 2015 yılının ikinci yarısından itibaren yeşeren hendek terörü, 15 Temmuz 2016'da vuku bulan FETÖ işgal denemesi ülkemizin mahvı için kurgulanan iç ve dış düşman saldırılarıdır." diyerek tarihi gerçeklere bir atıf yapmış.

Merakımızı mucip kılan ise mesela, 17-25 Aralık olayları hakkında niçin tek bir söz dahi sarf etmediğidir.

Zira o günlerde çalışma odasındaki saati  "17-25"e sabitleyip o haftayı yolsuzluk haftası bile ilan etmişti.

Hatta hesap sormaya yeminler etmiş, bugün hain ilan ettiği Can Dündar ile aynı saatin önünde röportaj bile yapmıştı.

Uygun gördüklerini! terör destekçisi ilan ederken, dün ağza alınmayacak sözlerle itham edip suçladığı AK Parti ve Genel Başkanının koltuğuna sığınınca söylenenler unutuluyor mu?

Mesela bundan dolayı mı ki daha düne kadar "FETÖ'cü ve gayri milli" itham ettikleri İYİ Parti'ye eve dönün çağrısı yapmaktadırlar.

Sayın Bahçeli o gün söylediklerini mi unuttu yoksa?

Ya da dün söyledikleriniz mi doğru değildi, bugün söyledikleriniz mi doğru değil?

Bugün "...2014 yılında gerçekleşen 6-8 Ekim olayları, 2015 yılının ikinci yarısından itibaren yeşeren hendek terörü..." diye sıraladığı olaylar esnasında Sayın Ahmet Davutoğlu hükümet kurma teklifi götürdüğünde Sayın Davutoğlu'na: "HDP ile kurun, CHP ile kurun" diyerek güya olağanüstü bir devlet adamı profili çizmişti Zat-ı Alileri…!

Bugün de "HDP kapatılsın" diyerek ne yapmak nereye varmak istemektedir!

Madem HDP'nin biran önce kapatılmasını istiyorsunuz, Siyasi Partiler Kanunu'na göre bu başvuruyu tek başınıza yapmanızda bir beis yok.

- Elinizi tutan mı var?

- Yoksa dert mi başka?

Ya da HDP'nin kapatılmasını istemek, gerçekten kapatılmış olmasından daha mı çok siyasi getiri sağlıyor?

Memleket meselesi olduğunda mangalda kül bırakmayan Sayın Bahçeli esasen taşın altına elini koymaktan ziyade taşın altına elini koyan insanların gölgesinde, sorumluluk almadan yetkili olmaya çalışan, güç devşiren bir siyasetçidir.

Tıpkı başbakan yardımcısı olduğu dönemde Öcalan'ı kurtarmak için idam cezasını kaldıran yasal düzenlemeye sessiz kalarak zımni destek verdiği gibi.

Akabinde 57. Hükümet ortaklığında Öcalan ile İmralı da devam eden müzakerelerde sessiz kaldığı gibi.

"FETÖ neyse Selahattin Demirtaş da odur" diyen Sayın Bahçeli, seçimler de Abdullah-Osman Öcalan kardeşlerden destek istenmesini meşru mu görmektedir?

Mesela, Abdullah- Osman Öcalan kardeşler size göre kimdir Sayın Bahçeli?

Çin zulmü altında soykırıma uğrayan Uygur Türkleri için çıkıp yeri göğü inleten o gür sesi ile bu kardeşlerimizin yanında durduğuna, sahip çıktığına da bir türlü şahit olamadık.

Türk milliyetçisi olduğunu iddia eden bir siyasetçi, Uygur Türklerine uygulanan zulüm ve soykırım karşısında, Rus sevdalısı Çin aşığı Aydınlıkçı Perinçekgillerden azade nasıl bir siyasi argümanının olduğunu bu millete izah etmek zorundadır...

ABD'deki Kongre işgali ile Boğaziçi Üniversitesinde yaşanan olayların aynı döneme denk gelmesinin dikkat çekici olduğunu ve tek kaynaktan beslendiğini iddia eden Sayın Bahçeli'ye bahse konu ilgili şahsı o tarihte rektör atayanın "iri ortağı" olduğunu hatırlatırım.

Son olarak Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin ABD'deki kongre baskınından ilham aldıklarını söyleyen Sayın Bahçeli'ye, bu baskını Trump'ı destekleyenlerin kahir ekseriyetle AKP yöneticileri ile yandaşlarının olduğunu söylememe gerek yok sanırım.

Sahi 17-25 Aralık sizce nedir Sayın Devlet Bahçeli?"

SELÇUK ÖZDAĞ KİMDİR?

Selçuk Özdağ 7 Ağustos 1958 tarihinde Kırıkkale'nin Keskin ilçesine bağlı Konur köyünde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Ankara'da tamamlamasının ardından Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Sosyal Bilimler Bölümü ve Manisa Gençlik ve Spor Akademisinden (şu anki Manisa Celal Bayar Üniversitesi) mezun olan Özdağ, Gazi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Beden Eğitimi ve Spor Ana Bilim Dalında 1997 yılında yüksek lisansını tamamladı. 2003 yılında doktora eğitimini bitirdi. 2012 yılında ise Doçent oldu.

Manisa Ülkü Ocaklarında 1975 yılında başlayan siyasi faaliyetleri, kuruluşunda etkin rol aldığı Büyük Birlik Partisinin çeşitli kademelerinde 17 yıl boyunca devam etti. Muhsin Yazıcıoğlu’nun vefatından ardından BBP’den istifa etti.

11 Haziran 2011 seçimlerinde Adalet ve Kalkınma Partisi'nden 24. Dönem Manisa Milletvekili seçildi.

2013 - 2014 AK Parti Genel Merkez Sosyal İşler Başkan Yardımcılığı, 2013 - 2014 AK Parti Genel Merkez Yaşlılar Koordinasyon Merkezi Başkanlığı görevlerinde bulundu.

7 Haziran 2015 Milletvekilliği Genel Seçimlerinde 26. Dönem Manisa Milletvekili olarak yeniden TBMM’ye giren Selçuk Özdağ, 12 Eylül 2015 tarihinde yapılan AK Parti 5. Olağan Kongresinde MKYK Üyesi seçildi.

Kongre sonrası yapılan ilk MKYK toplantısında ise AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sivil Toplum ve Halkla İlişkiler Başkanı olarak görevlendirildi.

Huriye Özdağ ile evli olan Doç. Dr. Selçuk Özdağ, iki kız çocuğu babasıdır.

13 Eylül 2019 tarihinde Adalet ve Kalkınma Partisi üyeliğinden istifa etti.

25 Aralık 2019 tarihi itibarıyla Gelecek Partisi Sivil Toplum ve Halkla İlişkiler Başkanı olarak partinin genel başkan yardımcısıdır.

AK PARTİ'DEYKEN FARKLI KONUŞUYORDU

Selçuk Özdağ AK Parti'deyken ise Demirtaş hakkında şunları söylemişti:

 

Yorumlar