Muhit son sayısını kuşlara ayırdı

Baharı kuşlarla karşılamak amacıyla yola çıkılan dergide Kur'an-ı Kerim'de adı geçen kuşlardan tasavvufa, divan edebiyatından bugünün şiirine, tarihten türkülere, mimariden leylek alayına kadar çeşitli konularda yazılar yer alıyor

Google Haberlere Abone ol

Aylık edebiyat ve fikir dergisi "Muhit", bu ay "Kuşlar" başlıklı dosyayla raflarda yerini aldı.

Şair ve yazar İbrahim Tenekeci yönetiminde yayın hayatına devam eden dergi, Tenekeci'nin "Baharda Kuşlar Gibi" başlıklı yazısıyla okuyucuları karşılıyor.

Dergide usta çizer Hasan Aycın'ın çizimlerinin yanı sıra Hakan Arslanbenzer'in "Israrla", Mehmet Tepe'nin "Muhammed Salah'a İlk Dize" ve Seyyid Ensar'ın "Konuşkan Yalnızlık" şiirleri yer alıyor.

Muhit'in nisan sayısına Süleyman Unutmaz, Ayşe Çelikkaya, Nurettin Durman, Mehmet Narlı, Zülal Sema, Nurullah Genç, Adem Yazıcı, Nurefşan Melemez, Ömer Fatih Andı ve Tayfun Doğan da şiirleriyle konuk oluyor.

"KUŞLAR DOSYASI" GÖRSELLERİYLE DE İLGİ ÇEKİYOR

Çeşitli kuş görselleriyle de dikkat çeken Kuşlar Dosyası, Mustafa Özel'in "Kur'an'ı Kerim'de Kuşlar" yazısıyla başlıyor.

Yazıda "Kur'an-ı Kerim, insana hitap eden bir kitaptır. İnsan, alem ve Allah arasındaki ilişkilerin niteliğini, nasıllığını, düzeyini, içeriğini, biçimini anlatır. Bunun için evvelemirde insanın Allah'ı tanıması, bilmesi gerekir. Allah, kendisini insanlara öğretmesi için peygamberlerine kitaplar göndermiştir. Bunların dışında bir de kainat kitabı vardır." ifadesine yer veriliyor.

Kur'an-ı Kerim kıssalarında anlatılan karga, hüthüt ve selva kuşlarına değinilen yazıda, kuşların kıssalarda anlatılışı, kuşların tesbihi ve kuşların hali başlıklarıyla örnekler eşliğinde bilgiler veriliyor.

Ömür Ceylan'ın "Osmanlı Kuşları Neden Severdi?" başlıklı yazısında, "Alemlerin içine nice alemler gizlenmiş olan bu kainat, bakabilen insan için her zerrede kendisini görebileceği bir ayna gibidir." deniliyor.

Hüseyin Akın ise "Şiirimize Tüneyen Kuşlar" başlıklı yazısında, Aziz Mahmud Hüdayi'nin bir sehl-i mümteni örneği olan "Günler gelip geçmekteler / Kuşlar gibi uçmaktalar" dizelerini hatırlatıyor.

Türkülerdeki kuşları Cemal Kurnaz, sultanlara ad veren kuşları Haşim Şahin, serçeyi Berat Demirci, turnayı Dursun Çiçek, leyleği Muhsin Macit, sakayı İbrahim Tenekeci, martıyı Abdulkadir Erkal, kuş evlerini ise Zafer Çınar'ın kaleme aldığı dosyaya Yunus Karadağ ve Selinay Keleş de katkıda bulunuyor.

MELEK ARSLANBENZER SÖYLEŞİSİ OKUYUCUYLA BULUŞUYOR

Dergide Şeyma Subaşı'nın sorularını cevaplayan Melek Arslanbenzer, "Şiirimde mendireği İslam olan bir tavır sergilediğimi düşünüyorum." ifadesini kullanıyor.

İnsan hayatında ideolojinin yerinin de sorulduğu söyleşide Arslanbenzer, "Dönemlere ait ideolojiler var, dönemlere ait ruhlar var. Bu kadar değişken ve insan ürünü bir şeyin içerisinde ideoloji savunucusu olmak çok düşünülebilecek bir şey değil. Diyor ya Cemil Meriç, 'İzmler idrakimize giydirilmiş deli gömlekleridir' diye. İdrak gerçekten uçsuz bucaksız bir şey. İdeoloji ise basmakalıp bir şeydir." değerlendirmesini yapıyor.

Mustafa Başpınar'ın "Korkaram Yar Gelmeye" adlı öyküyü okuyucuyla buluşturduğu dergide, Arif Ay "Çiğdemlerden say beni", Mustafa Uçurum da "Çiçekli hikayeler geçidi" yazılarıyla baharın gelişini müjdeliyor.

Nisan sayısında Mustafa Akar günlüklerine devam ederken, Erol Göka, Dilara Ayşe Akdeniz, Zeynep Merdan, Harun Yakarer ve Selim Cerrah deneme yazılarıyla, Ali Emre ve Yağız Gönüler ise inceleme ve değerlendirme yazılarıyla dergiye katkı sunuyor.

Yorumlar