Libya'da son durum: UMH ve Hafter Sirte için büyük bir savaşa hazırlanıyor

Libya'da Hafter'e karşı büyük başarılar elde ederek ilerleyen meşru hükümet güçleri Sirte'yi almak için kararlı görünüyor. Ancak Hafter cephesi de Sirte'yi vermemek için bütün gücünü buraya yığıyor. BAE, Mısır ve Rusya destekli Hafter'in yığınak yaptığı belirtiliyor.

Google Haberlere Abone ol

Libya'da Türkiye'nin verdiği destekle büyük başarılar elde eden BM tarafından tanınmış meşru hükümet güçleri, önemli bir kale olarak bilinen Sirte'yi almak için kararlı görünüyor. Ancak aynı şekilde Sirte'yi vermek istemeyen Hafter cephesi de buraya büyük yığınak yapmış durumda. Sirte için çatışmaların başlaması durumunda büyük bir savaşın çıkacağından endişe ediliyor. 

Libya Ordu Sözcüsü Kununu, Sirte ve El-Cufra kentlerinin, Rus paralı askerlerinden temizlenmesinin zorunluluk haline geldiğini belirtti. Libya Ordu Sözcüsü Albay Muhammed Kununu, Libya ordusu tarafından yürütülen Öfke Volkanı Operasyonu basın birimi tarafından yayımlanan yazılı açıklamasında, "Başkent Trablus'tan ve Terhune'den çıkarılan suç unsurları ve Rus paralı askerlerinin odak noktası haline gelen Sirte, ülkemizde barış ve güvenlik bakımından en tehlikeli yer haline geldi." ifadesini kullandı. 

Wagner paralı askerlerinin, Cufra üssü ve havaalanını güneydeki petrol sahalarını kontrol altına almak için bir komuta merkezine dönüştürdüğünü aktaran Kununu, şunları kaydetti:

"Sirte ve Cufra'nın, Rus paralı askerlerinden ve suç unsurlarından temizlenmesi her zamankinden daha zorunlu hale geldi. Barış yaparak ya da silah gücüyle bu kentleri kurtarmaya kararlıyız."

"Ateşkesten bahsedilmesi kabul edilemez" 

İsmini vermediği Arap ve yabancı ülkeleri, söz konusu paralı askerleri desteklemekle ve bulundukları mekanları "kırmızı çizgi" olarak niteleyerek onları korumakla suçlayan Kununu, "Paralı askerlerin Sirte ve Cufra'yı işgal ettiği ve Libyalıların ekmek kapısı olan petrol sahalarını ele geçirdikleri bir zamanda ateşkesten bahsedilmesi kabul edilemez." değerlendirmesinde bulundu.

Libya Ulusal Petrol Kurumu, cuma günü yaptığı açıklamada, ülkenin güneyindeki yüksek kapasiteye sahip ancak üretimin durmuş vaziyette olduğu Şerara Petrol Sahası'na Rus ve diğer uyruklardan yabancı paralı askerlerin girdiğini duyurmuştu.

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, 20 Haziran'da Libya sınırı yakınlarındaki Hava Kuvvetleri birliklerini ziyareti sırasında, "Mısır ordusunun, gerek duyulması halinde ülke sınırları dışında askeri bir görevde bulunabileceği" mesajını vermişti.

Libya'daki kabileleri ve aşiretleri eğitip silahlandıracaklarını belirten Sisi, "Sirte ve Cufra kırmızı çizgidir. Libya'yı Libyalılardan başkası savunmayacaktır. Yardım etmeye ve destek vermeye hazırız. Sınırlarımız içinde veya gerekirse sınırlarımızın dışında herhangi bir görevi yerine getirmek için hazırlıklı olun." demişti.

Serrac, Conte ile Görüştü

İtalya Başbakanı Giuseppe Conte, ülkesini ziyaret eden Libya Başbakanı Fayiz es-Serrac ile Roma'da görüştü. İtalya Başbakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, Conte ve Serrac’ın bu sabah Roma’da görüştüğü bildirildi. Açıklamada, iki liderin kalıcı bir çözümün askeri planlara dayanamayacağı inancını belirttikleri ve ülkeyi istikrara kavuşturmak için siyasi süreci başlatma konusundaki ortak taahhüdü yeniden teyit ettikleri ifade edildi.

Öte yandan, Libya Başbakanlık Basın Ofisi'nden yapılan yazılı açıklamada, iki liderin "Libya krizine çözümün askeri değil bilakis Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi ve Berlin Konferansı'nın kararları doğrultusunda istikrarı sağlayacak siyasi süreç sonucunda elde edileceğini" vurguladıkları aktarıldı. 

Dışişleri Bakanlığından Wagner Uyarısı

Libya Dışişleri Bakanlığı, ülkenin doğusundaki gayrimeşru güçlerin lideri Halife Hafter saflarında savaşan "terör ve suç unsurlarının" bölgesel ve uluslararası güvenliği tehdit ettiğini belirtti.

Dışişleri Bakanlığının Twitter hesabından yapılan açıklamada, "Hafter milislerinin saflarında savaşan Rus güvenlik şirketi Wagner, Sudanlı Cancavid milisleri ve diğer terör gruplarının bölgesel ve uluslararası güvenliği tehdit ettiği"ne dikkat çekildi.

Açıklamada, Libya hükümetinin, ülkeyi paralı askerlerden ve onları destekleyenlerden temizlemek için operasyonlarına devam ettiği kaydedildi.

Dışişleri Bakanlığı, Libya'da petrol şirketi bulunan tüm ülkeleri, "paralı askerlerin ihlallerini ve onları destekleyen ülkeleri ifşa etme ve onlara uluslararası yaptırım uygulama" konusunda kendisine destek olmaya çağırdı.

Libya İçişleri Bakanı Fethi Başağa da bugün yaptığı açıklamada, Wagner paralı askerlerinin, petrol sahalarını ele geçirmesinin, ülkenin ulusal güvenliğini tehdit ettiğini belirtmişti.

Başağa bu açıklamaları, Rus ve diğer uyruklardan yabancı paralı askerlerin Şerara Petrol Sahası'na girmesinin ardından yapmıştı.

Şerara Petrol Sahası

Fizan bölgesindeki "kara altın madeni" olarak kabul edilen Şerara Petrol Sahası, ülkenin tek başına en fazla ham petrol üretim kapasitesine sahip petrol kuyusu olarak öne çıkıyor.

Libya ordusunun, Halife Hafter'e bağlı milislere karşı son dönemde elde ettiği başarıların ardından Şerara Petrol Sahası'nda üretim yeniden başlamış ancak bölgede Hafter yanlısı silahlı bir grup üretimi yeniden durdurmuştu.

Libya'da petrol üretim tesislerinin kapalı kalmasından dolayı toplam kaybın 5 milyar 269 milyon dolar olduğu tahmin ediliyor.

Libya Ordusu ve Africom İşbirliği Devam

ABD'nin Afrika Kuvvetleri Komutanlığı (AFRICOM), Rus güvenlik şirketi Wagner'in Libya'daki faaliyetlerinin barışı ertelediğini ve Libyalıların çektiği sıkıntıları artırdığını açıkladı. 

Libya özel televizyonu "February"e açıklamada bulunan AFRICOM, "komutanlığın güçlü ilişkilere sahip olduğu Libya hükümeti ile iş birliğine devam ettiğini" belirtti. 

Ülkede barışın siyasi yollardan elde edilmesinden yana olduklarını vurgulayan AFRICOM, "Rus özel güvenlik şirketi Wagner'in Libya'daki faaliyetlerinin barışı ertelediği ve Libyalıların çektiği sıkıntıları artırdığını" kaydetti.

Açıklamada ayrıca, AFRICOM'un Libya hükümetiyle yaptığı görüşmelerde, "diyaloğa dönülmesinin gerekliliğini" vurguladığı aktarıldı.

Libya Başbakanı Fayiz es-Serrac, ABD'nin Trablus Büyükelçisi Richard B. Norland ve AFRICOM Komutanı Orgeneral Stephen Townsend, Libyalı askeri ve güvenlik yetkilileri yakın zamanda ülkenin batısındaki Zuvara kentinde bir araya gelmişti.

Türkiye, Macron'un Planlarını Suya Düşürdü

Bloomberg, Libya’da Birleşmiş Milletler (BM) tarafından tanınan Trablus hükümetine karşı, ülkenin doğusundaki gayrimeşru silahlı güçlerin lideri ve bir "savaş şüphelisi" olan Halife Hafter’i meşru kılmak için uğraşan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un, Türkiye'ye esip gürlemesinin, Fransa'nın Libya’daki kusurlarını örtmek ve Doğu Akdeniz'deki enerji hakları rekabetiyle ilgili olduğunu yazdı. 

ABD merkezli Bloomberg’de Bobby Ghosh tarafından "Türkiye Macron'un hayallerini suya düşürdü" başlıklı bir yazı kaleme alındı. 

Yazıda, Libya’da elle tutulur bir şeyler yapan tek kişinin, Ulusal Mutabakat Hükümetine verdiği destekle Hafter güçlerinin geri çekilmesini sağlayan "Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan" olduğu vurgulandı. 

Macron’un, BM tarafından tanınan Trablus hükümetine karşı bir "savaş şüphelisi" olan Hafter’i desteklediği belirtilen yazıda, Macron’un, kendini sessiz sedasız Hafter’den uzaklaştırabilecekken bunun yerine Fransa’nın Libya’daki iç savaştaki dahlini artırdığına işaret edildi. 

Lübnanlı Şii Alim'den Türkiye'ye Libya Övgüsü

Lübnan'daki Şii alimlerden ve Hizbullah örgütünün ilk Genel Sekreteri Şeyh Subhi Tufeyli, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a karşı Fransa, Rusya, İtalya ve İsrail'in yanında yer almanın caiz olmadığını belirtti.

Şeyh Tufeyli, Facebook sayfasında yayınladığı videoda, bazı Körfez ülkeleri ile Mısır yönetiminin Libya'daki tutumlarıyla, Türkiye'ye karşı İsrail'in de aralarında bulunduğu bazı ülkelerle yaptıkları iş birliğini değerlendirdi.

"Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, halkların çıkarı ve Libya'nın istikrarı için çabalıyor." diyen Şeyh Tufeyli, Erdoğan'ın aynı zamanda kendi ülkesinin çıkarları için çalıştığını vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Ülkesinin çıkarları Libya'nın istikrarını gerektiriyor. Türkiye, istikrarla birlikte orada yatırım ve ticaretiyle varlık gösterecek. Bu nedenle 'Erdoğan'ın yanında yer almıyoruz' deyip Fransa, Rusya, İtalya ve İsrail'in yanında yer almamız caiz değildir, doğru da değildir." 

Yorumlar