Kurum içi iletişimde mizahın gücü kullanılmalı

"Kurum kültüründe bir sorun varsa önce o çözülmeli, sonra rakamlar konuşulmalı ve bir arada olunması gerekli. Her zaman ortak bir payda bulunabilir. Mizah anlayışı da kurum içinde sağlıklı bir mesafe koymaya yardımcı oluyor"

Google Haberlere Abone ol

Securitas'ın eski Başkan Yardımcısı ve Mali İşler Direktörü (CFO) Hakan Winberg, şirketlerin sorun çözmede tabandan yukarı bir organizasyon kültürü oluşturması gerektiğini belirterek, "Kurum kültüründe bir sorun varsa önce o çözülmeli, sonra rakamlar konuşulmalı ve bir arada olunması gerekli. Her zaman ortak bir payda bulunabilir. Mizah anlayışı da kurum içinde sağlıklı bir mesafe koymaya yardımcı oluyor." dedi.

Winberg, AA muhabirine finans alanındaki tecrübelerini anlattı ve şirketlere, güncel sorunlarına yönelik tavsiyelerde bulundu.

Kurum içi sorunlarda dikey çözümler yerine yatay hiyerarşinin önemine değinen Winberg, "Şirketlerde hizalanmış bir ilişkinin faydalı olacağını bilmek gerekiyor. İcra kurulu başkanı, üst yönetim başka söylerse bir yere varılamaz. Tek başına yanlışı düzeltmek olmuyor, odaklanma ve değerlenme söz konusu. Tabandan yukarı bir organizasyon kültürü oluşması gerekiyor. Kurum kültüründe bir sorun varsa önce o çözülmeli, sonra rakamlar konuşulmalı ve bir arada olunması gerekli. Her zaman ortak bir payda bulunabilir. Mizah anlayışı da kurum içinde sağlıklı bir mesafe koymaya yardımcı oluyor." diye konuştu.

Şirketlerin sürdürülebilirliğin ötesine geçmesi gerektiğini belirten Winberg, "Dünyadaki güncel risklere çözüm bulmak gerçekten zor bir konu. Şu an para azlığı ve yüksek enflasyon olması göze alındığında aslında konunun temeline gitmemiz gerekiyor. Şirket olarak sürdürülebilirliğinizin olması lazım. Şirketinizi sonrasında, buradan da öteye geçirmeniz gerekiyor. Dijitalleşmeyi de fiziksel çözümlerle bir arada düşünmeliyiz. İş yerlerinde de, sosyal platformlarda da birtakım işleri gerçekçi hale getirmeliyiz." dedi.

Winberg, her işin dijitalleşmesinin aynı etkili sonucu vermeyebileceğini aktararak, "Örneğin, sağlık sektöründe gereksiz evrak işinden kurtulmak, elle yapılan işleri dijitale taşımak sizi kurtarabilir ve faydasını görürsünüz. Ama bunun güvenliğini de sağlayabilirseniz etkili olacaktır. Bu da aslında bir devrim değil, evrim... Dolayısıyla manuel birçok şeyi dönüştürürken onun etkinliği ve etkililiği üzerinden bunu düşünmeliyiz. Örneğin, bir restorana gittiğinizde menüye telefondan bakmak artık çok hoş olmayabilir. Tercihler bireylere göre değişir." şeklinde konuştu.

- "Finansı karmaşık bir olgu olarak görmemek gerekiyor"

Hakan Winberg, dünyada artan risklere ve belirsizliklere odaklanmak yerine şirketlerin çözebilecekleri sorunlara odaklanması gerektiğini belirterek, "Finansı karmaşık bir olgu olarak görmemek gerekiyor. Sonucun kendisine doğrudan ulaşmak yerine, sonuca ulaştıracak etkenlere odaklanmak daha önemli. Organizasyonu yukarıdan aşağı değil, tabandan tavana doğru kurgulamak gerekli." dedi.

Şirketlerin sorunla karşılaştığında öncelikle kendi içlerinde çözüm araması gerektiğini vurgulayan Winberg, şunları kaydetti:

"Rusya-Ukrayna savaşı ve pandemi gibi konuları bir kenarda tutarsak güncel birçok soruna şirket yönetimleri kendi çözümlerini bulabilir. Burada yangını körüklemeden adım adım ilerlemek ve bir değer sistemi oluşturmak gerekli. En önemli sorunlar politikacıların gözünden savaş veya pandemi ise bunu onların durdurması gerekiyor. Sıkıntı pandemiyse bütün varlıklarımızı seferber etmeliyiz ama kalan diğer sorunlara bakamaz hale gelirsek bu yeni problemlere yol açabilir. Çözümümüzün optimizasyonunu düşürüyoruz. Şirketler burada en önce çözülmesi gerekeni belirleyip kendi çözebilecekleri soruna odaklanarak planlama yapmalı. Tabii liderlere ya da patronlara çok fazla güç verilirse bunun kötü sonuçları olabilir."

- "Dijitalleşme ve yeşil çözümler bir devrim değil, evrim"

Yeşil çözümlerin devrim gibi değil, olması gereken bir değişim gibi değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Winberg, "Artık bankacılık ve finans alanında yapılması gereken işlemler evden gerçekleşebiliyor. Tabi bunun birçok faydası var ama çevreci olması ve karlılığına bakmak daha önemli. Dijitalleşme ve yeşil çözümler birçok alışkanlığı değiştirecek ama adım adım gitmek gerekiyor ve bunu bir devrim değil, evrilme gibi görmek lazım." dedi.

Securitas'ta görev yaptığı 30 yıllık süre içerisinde dünyanın birçok ülkesinde çalıştığını anlatan Winberg, şunları kaydetti:

"Yaklaşık Olarak Doğru kitabımda da bahsettiğim gibi, devasa adım atmak değil, doğru ve yanlışları hesap ederek yerinde adımlar atmak gerekiyor. Bu kolay bir yolculuk değil. Yanlış kararlar alınmasını engellemek için kurumlar hiyerarşilerine riayet etmek durumunda. Adım adım ve kararlı şekilde ilerlemek lazım. Ne kadar konuşuyorsan o kadar da iş yapmalısın. İfadelerim biraz havada kalıyor olabilir ama tam olarak doğru olmak bir yerde gerginlik de getirebiliyor. Sizin için doğru olan bir başkası için yanlış olabilir, herkes her iddiayı da kabul etmez ama ortak bir paydaya varılabilir. Rehberinize veya çizelgenize uyarsınız. Elinizde kılavuz vardır ama öyle bir an gelir ki kendiniz karar vermek zorunda kalırsınız. Rakamlarla net cevap alabiliriz ama bir şirket yönetiminde her şey evet ya da hayır olmayabiliyor. Sadece bir kültürün oluşması gerekiyor."

 

Yorumlar