Kelime-i Tevhid anlamı nedir? Kelime-i Tevhid nasıl söylenir?

Kelime-i Tevhid anlamı nedir? Kelime-i Tevhid nasıl söylenir? sorularının yanıtı Müslümanlar ve Müslüman olmak isteyenler tarafından sıkça araştırılan konuların başında gelmektedir.

Google Haberlere Abone ol

Kelime-i Tevhid nedir, Kelime-i Tevhid faziletleri nelerdir, Kelime-i Tevhid ne anlama gelir? sorularının yanıtı Müslümanlar tarafından her zaman merak edilen konuların başında gelmiştir.

Kelime-i tevhid anlamı, okunuşu ve yazılışı ile ilgili araştırmalarını yapan vatandaşlar bu konudaki çeşitli kaynakları okuyarak Kelime-i Tevhid ile ilgili bilgi edinmek ya da Kelime-i Tevhid ile ilgili bilgisini geliştirmek istiyor.

İmanın olmazsa olmazlarından olan Kelime-i Tevhid Allah'ı birlemek demektir. Kelime-i Tevhid her Müslümanın bilmesi ve kalben tasdik etmesi gerekmektedir.

KELİME-İ TEVHİD NEDİR?

Kelime-i tevhid, Allah’tan başka ilah olmadığını dille ve kalple kabul etmek demektir. Allah'tan başka ibadete layık hiçbir varlığın olmadığı anlamına gelen Kelime-i Tevhid sadece dille ikrar etmek demek değil, aynı zamanda kalben bunu kabul etmek ve hayatına adapte etmek demektir. Bir başka anlamda ise kelime-i tevhid “Bâkî” olanın ancak Allah olduğunun şuur ve idrâkine varmak ondan başka ilahları reddetmek ve sadece ona ibadet etmek demeektir.

KELİME-İ TEVHİD OKUNUŞU VE ANLAMI

Kelime-i Tevhid’in okunuşu ve anlamı aşağıdaki gibidir;

Kelime-i Tevhid Türkçe Okunuşu: “La İlahe İllallah” veya “ La İlahe İllallah, Muhammedün Resulullah ”

Anlamı: “ Allah'tan başka İlah yoktur." Kelime-i Tevhid ile Allah'ı bir ilah olarak kabul ederiz ve peşinden  "Hz. Muhammed (s.a.v.) Allah'ın Peygamberidir. “ diyerek son peygamber olan Hz Muhammed'i peygamberimiz kabul eder onun aracılığıyla bize gönderilen kural ve şartlara uyacağımızı ilan ederiz.


KELİME-İ TEVHİD ARAPÇA YAZILIŞI

Kelime-i Tevhid’in Arapça yazılışı aşağıdaki gibidir…

“ لا إله إلا الله محمد رسول الله “


KELİME-İ TEVHİD’İN FAZİLETLERİ NELERDİR?

İslam dininin olmazsa olmazlarından "Ben Müslümanım" diyen herkesin mutlaka bilmesi ve hayatına adapte etmesi gereken Kelime-i Tevhid’in bazı faziletleri yer almaktadır. Gelin Kelime-i Tevhid’in faziletlerini birlikte inceleyelim…

Peygamber efendimiz Kelime-i Tevhid'in faziletlerini şu şekilde açıklamıştır: "Benim ve diğer Peygamberlerin dediği en üstün şey, La ilahe illallah sözüdür." (Tirmizi)

"İhlâsla Lâ ilâhe illallah diyeni Allah ateşe haram kılmıştır." (Buhari, Müslim)

"Lâ ilâhe illallah diyene, işlediği günahlardan dolayı kafir demeyiniz! Buna kafir diyenin kendisi kafir olur." (Buhari)

"Günde yüz defa La ilahe illallah diyenin yüzü kıyamette dolunay gibi parlar." (Taberani)
Ebu Hureyre (ra);
Resulullah (s.a.v.); "İmanınızı tazeleyiniz." buyurdu.
“Ya Resulallah! İmanımızı nasıl tazeleyeceğiz?”

"La ilahe illallah'ı çok söyleyiniz." buyurdu. (Ahmed bin Hanbel)

"Kıyamet gününde benim şefaatim sayesinde en mutlu olacak insan, kalbinden içtenlikle, Lâ ilâhe illallah diyendir." (Buhari)

Kelime-i tevhidin manasını, Ehl-i sünnet âlimleri şöyle açıklıyor:

Kelime-i tevhidin manasını, Ehl-i sünnet âlimleri şöyle açıklıyor: İnsanlar yok idi. Sonradan yaratıldı. İnsanların bir yaratanı vardır. Her varlığı, O yaratmıştır. Bu yaratan birdir. Ortağı, benzeri yoktur. Bir ikincisi yoktur. O, hep var idi. Varlığının başlangıcı yoktur. Hep vardır. Varlığının sonu olmaz. Yok olmaz. Onun hep var olması gerekir. O, yok olamaz. Varlığı kendindendir. Hiçbir sebebe ihtiyacı yoktur. Her şeyi var eden, her varı her an varlıkta durduran Odur. O, madde değildir. Hiçbir maddede bulunmaz. Şekli yoktur. Ölçülmez. Nasıldır diye sorulmaz. O deyince, akla hayale gelen her şey, O değildir. O, bunlara benzemez. Bunlar hep Onun mahluklarıdır. O, mahlukları gibi değildir. Akla, vehme, hayale gelen her şeyi, O yaratmaktadır. Yukarıda, aşağıda, yanda değildir. Yeri yoktur. Her varlık, Arşın altındadır. Arş ise, Onun kudreti, kuvveti altındadır. O, Arşın üstündedir. Fakat bu, Arş Onu taşıyor demek değildir. Arş, Onun lutfu ve kudreti ile vardır. O, ezelde, sonsuz öncelerde nasıl ise, şimdi hep öyledir. Arşı yaratmadan önce nasıl idi ise, ebedi sonsuz geleceklerde de, hep öyledir. Onda değişiklik olmaz. Onun sıfatları vardır. Sıfat-ı sübutiyyesi sekizdir. Hayat, ilm, sem, basar, kudret, irade, kelam, tekvin. Bu sıfatlarında da, hiç değişiklik olmaz. Değişiklik olmak kusurdur. Onda kusur, noksanlık yoktur. Hiçbir mahlukuna benzemez ise de, dünyada, Onu kendisinin bildirdiği kadar bilmek ve ahirette görmek olur. Burada nasıl olduğu anlaşılamadan bilinir. Orada da, anlaşılamadan görülecektir.

 

 

Yorumlar