Kaddafi kimdir biyografi ve özgeçmişi

Kaddafi kimdir veya Albay Muammer Kaddafi kimdir, ne zaman yaşadı, ne zaman ve nasıl öldü? Dünya tarihinde yerini alan isimlerden biri olarak bilinen Kaddafi'nin hayatını kaybetme şekli tarihe üzücü bir olay olarak geçmiştir. Çünkü, onu öldüren vandallara, "Yapmayın oğlum, sizin dediniz yaşındayım"

Google Haberlere Abone ol

Kaddafi kimdir veya Libya'yı dünyanın en zengin ülkelerinden biri haline getiren Albay Muammer Kaddafi kimdir, nerelidir, ne zaman yaşadı ve neden öldü? Peki, Kaddafi kimdir? İşte Muammer Kaddafi hakkında merak edilen bilgilerden bazıları: 

Kaddafi kimdir?
Albay Muammer Kaddafi

 

Kaddafi, Libya'nın İtalyanlar'dan bağımsızlığını kazanmasından kısa bir süre sonra onun başına geçerek kısa sürede bu ülkeyi dünyanın sayılı zengin ülkelerinden biri haline getirdi. 

Eğitimini Türkiye'de tamamladıktan sonra ülkesine dönen Kaddafi, ortadoğu ülkelerinin bir kaderi haline gelen darbelerden birini de kendisi gerçekleştirerek ülkenin başına geçti. Henüz albayken yaptığı darbe nedeniyle de kendisine hep Albay Muammer Kaddafi şeklinde hitap edildi. 

Kaddafi kimdir?
Albay Muammer Kaddafi askeri eğitimini Türkiye'de tamamlamıştı.

 

Kaddafi'nin ülkesi kalkınma bakımından Avrupa ülkeleriyle yarışıyordu. Hatta birçok Avrupa ülkesinden daha gelişmiş düzeydeydi. Ülkedeki milli gelir birçok Avrupa ülkesinden daha iyi durumdaydı. 

Kaddafi dönemi Libya vatandaşları zenginlik ve varlık içinde yaşıyorlardı. Ancak onun vandallarca öldürülmesinden sonra, ülke bir daha da belini doğrulmatamadı. 

İşte Muammer Kaddafi biyografisi ve Kaddafi kimdir sorusunun cevabı:

Muammer Muhammad Abu Minyar el-Kaddafi 7 Haziran 1942 tarihinde Libya'nınn Sirte kentinde dünyaya geldi. Arap Baharı denilen isyanların başladığı günlerde Kaddafi buraya sığınmıştı. NATO birlikleri tarafından vurulan konvoyunda yaralanan Kaddafi, vandallar tarafından linç edilerek öldürüldü.

Kaddafi kimdir?
Kaddafi kimdir?

 

Muammer Kaddafi, 1969 yılında yapmış olduğu darbe sonucu iktidara gelip, 1970'den 1972'ye kadar Libya başbakanlığı, 1972'den 1979'a kadar ise Libya devlet başkanlığı görevini yürüttü.

Kaddafi, 1979-2011 yılları arasında Libya Arap Halk Sosyalist Cemahiriyesi'nin Kardeşçe Lideri ve Bir Eylül Büyük Devriminin Rehberi unvanını kullanarak, resmî bir görevi olmadan toplam 42 yıl boyunca Libya'yı yönetmiştir. Her ne kadar dünya kamuoyu tarafından bir diktatör olarak görülmüş olsa da Kaddafi bunu reddetmekte ve kendisinin Libya halkı için sadece bir rehber ve yol gösterici olduğunu söylemekteydi.

2011 Libya İç Savaşı sonucunda rejimi devrildi ve Kaddafi de linç edilerek öldürüldü. İktidarı zamanında Libya büyük bir gelişim göstererek mimari, ekonomik, siyasi, spor gibi faaliyetlerde en fazla gücüne ulaşmış ve istikrarlı bir şekilde devam etmişti.

1963 yılında Libya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Tarih Bölümü'nü bitirdi. Daha sonra Bingazi'deki Askeri Akademi'ye girdi. Mezun olduktan sonra İngiltere'ye giderek askeri alanda uzmanlık eğitimi gördü (1966). 1956'da Arap milliyetçiliğinden etkilenerek antisiyonist hareketlere katıldı. Okul arkadaşlarıyla birlikte, ileride Özgür Subaylar Hareketi adını alacak gizli bir örgüt kurdu (1959).

Kaddafi kimdir?
Muammer Kaddafi ile Necmettin Erbakan'ın görüşmesi, Kaddafi'nin kaba davranışları ve Türkiye'yi Kürt sorunu konusunda uyarmaları nedeniyle tartışmalı geçmişti.

 

1969'da yüzbaşılığa yükselen Kaddafi, bu gizli örgüte dayanarak, o sırada kaplıca tedavisi görmek üzere Türkiye'de bulunan Kral I. İdris'e karşı darbe yaptı (1 Eylül 1969). Albay rütbesi alarak silahlı kuvvetler komutanı oldu. Devrim Komuta Konseyi adına denetimi ele geçirip anayasal kuruluşları feshetti. İslam ilkelerine dayanan İslamî Sosyalizm kuracağını açıkladı. Arap birliği için çalışacağını, bağımsız ülkelerle birlikte ırkçılığa, sömürgeciliğe ve toplumsal baskıya karşı çıkacağını söyledi. ABD'nin Kaddafi'yi tanıması üzerine kral görevini terketti (7 Eylül 1969).

Kaddafi kimdir?
Recep Tayyip Erdoğan, başbakanlığı döneminde Kaddafi ile Libya'da görüşmüştü. Kaddafi, Erdoğan'a büyük bir hayranlık duyduğunu her seferinde söylemişti.

 

Cemal Abdülnasır'ı örnek alan Kaddafi, Mısır'da gerçekleştirilen reformları kendi ülkesinde de uygulamaya başladı. Yeni anayasa hazırlanınca başbakanlık ve savunma bakanlığı görevlerini üstlendi (16 Ocak 1970). İngiliz askeri üslerini ve birliklerini ülkeden çıkardı. Petrol şirketlerini ulusallaştırdı. İtalyan ve Yahudi azınlığın mal varlığına el koyarak onları göçe zorladı. Kıbrıs Barış Harekatı günlerinde Türkiye'ye askeri anlamda yardım etmiştir.

Gençliğinde Mısır lideri ve Arap milliyetçisi Cemal Abdülnasır'a hayranlık besliyordu. 1956'da Süveyş Krizi sırasında İsrail aleyhtarı gösterilerde o da sokaklardaki eylemciler arasındaydı. Nasır'ın ölümünden sonra Arap dünyasında onun rolünü üstlenmeye çalıştı. Kimi Afrika ülkelerindeki Müslümanlara ve Arap ülkelerindeki sol eğilimli hareketlere destek oldu. SSCB'yle yakın ilişkiler geliştirdi. Afrika Birliği Örgütü'nün dönem başkanlığını yaptı (1982-1983). Kaddafi, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı döneminde Amerikan ambargosunu hiçe sayıp Türkiye'ye önemli ölçüde petrol ihraç etmiştir. Ancak daha sonraları Türkiye'yi ABD ve İsrail ile yakınlaşıp beraber hareket etmekle suçlayan Kaddafi, 1996 yılında Necmettin Erbakan'ı çadırında azarladı.

Kaddafi kimdir?
Kaddafi'nin Avrupa'daki en büyük müttefiklerinden biri Sarkozy'ydi. Sarkozy'nin seçim masraflarını karşıladığı iddiaları hep tartışıldı. Sarkozy bu iddialar nedeniyle ülkesinde yargılandı.

 

Kaddafi, 1998 yılında Türkiye ile Suriye'nin arasının gerilmesinden sonra Türkiye'nin Kürt ayrımcılığı yaptığını ve İsrail'in Suriye'yi işgalini kolaylaştırma da öncü rol oynadığını ifade etmiştir. Ayrıca Kaddafi, Türkiye'nin Suriye'ye saldırması halinde, Libya'daki Türk şirketlerini kapatacaklarını ve yerine Yunan şirketlerinin çalışmasına izin vereceklerini açıklamıştır.

2011 yılında Arap Baharı'nın etkisiyle ülkede bir iç savaş yaşandı. 23 Ağustos 2011 günü Trablus'un düşmesiyle Kaddafi rejimi yıkıldı. 20 Ekim 2011 tarihinde, memleketi Sirte'de, NATO tarafından konvoyunun vurulmasından sonra isyancılar tarafından yakalandı.

Kaddafi kimdir?
Kaddafi'nin hayatındaki en önemli ziyaretlerden biriydi İtalya ziyareti. Çünkü daha birkaç yıl önce ülkesini semüren İtalyanlara karşı kazanılan zaferden sonra bu ülkeye yapılan başı dik ilk ziyaretti. Kaddafi, bu ziyareti esnasında yakasında Ömer Muhtar'ın esir alınırkenki resmini takmıştı. Dönemin İtalya Başbakanı Berlusconi, Kaddafi'nin elini öpmüş, karşısında saygıda kusur etmemişti. Bu ziyaret Avrupa'nın burnu büyük siyasilerinin tepkilerine neden olmuştu. 

 

Linç edilerek öldürülmesi bazı çevrelerde tepkiye sebep olmuştur. Kaddafinin cesedi "Afrika pazarı" adı verilen bir pazardaki soğuk hava deposunda tutuldu ve isteyen insanlar Kaddafi'nin cesedi ile fotoğraf ve video çektirdiler.

Kaddafi 25 Ekim 2011 tarihinde Sahra Çölünde kimsenin bilmediği bir yere gömüldü.

DÜNYA SİYASETİNİ ETKİLEYEN İSİMDİ

Siyasi felsefesini 1970'li yıllarda yazdığı 'Yeşil Kitap' ile ortaya koydu. Burada İslam'ın bazı ilkelerini de barındıracak şekilde hem komünizm hem de kapitalizme alternatif sunmaya çalışan, ülkenin gerçeklerinden yola çıkan bir siyasi rota çizilmesinden söz ediliyordu.

1977 yılında devlet için 'cemahiriye' yani 'kitlelerin devleti' adını verdiği bir yapı oluşturdu. İktidar bu sisteme göre teoride binlerce halk komitesinin elinde olsa da uygulamada Kaddafi rakipsiz bir şekilde ülkeyi yönetiyordu.

Libya liderinin kendine has uygulamaları siyasetle sınırlı değildi. Dış gezilerde kendisine lüks bir bedevi çadırı kurduruyordu. Beraberindeki silahlı kadın korumaların dikkatlerinin dağıtılmasının erkeklere göre daha zor olduğunu savunuyordu.

Yabancı devlet adamlarının Libya'ya ziyaretlerinde de yine bir çadır kuruluyor ve Kaddafi konuklarını o çadırda kabul ediyordu. Görüşmeler ya da toplantılar sırasında Albay Kaddafi sürekli elindeki at kılı ya da palmiye lifinden yapılma sinek kovucuları sallayarak oturuyordu.

Muammer Kaddafi yıllarca etkisini bölgeye ve ötesine yaymaya çalıştı. İktidarının başlarında ordusunu Çad'a gönderdi ve 1973'te ülkenin kuzeyindeki Aozu Şeridi'ni 1973'te işgal etti.

1980'lerde ülke Batı Afrikalı isyancı gruplara topraklarını açtı, bunlar arasında Berberi Tuaregler de vardı.

Devrilmesinden kısa bir süre önce ise Nijer ve Mali'deki Tuareg isyancılarla müzakere çabalarında rol aldı.

Batılı ülkelerin Libya'yı dışlamalarının temelinde, Kaddafi'nin aralarında İrlanda Cumhuriyetçi Ordusu (IRA) ve Filistin Kurtuluş Örgütü'nün de (FKÖ) de olduğu bir dizi militan gruba verdiği destek yatıyordu.

ABD Başkanı Ronald Reagan bir keresinde, Libya liderini 'çılgın köpek' diye niteledi.

ABD ayrıca Libya'nın Avrupa'da düzenlenen bazı saldırılarda parmağı olduğu suçlamasıyla 1986 yılında Trablus ve Bingazi'ye hava saldırıları düzenledi.

Evlat edindiği kızının da aralarında olduğu çok sayıda kişinin ölümüne yol açan bu bombardımanların Kaddafi'yi çok sarstığı söylenenler arasında.

1970'lerde Arap ülkeleri ile birlik kurulması için yaptığı girişimler sonuç getirmeyince Kaddafi 1990'larda bu kez yüzünü Afrika'ya çevirdi ve Afrika Birleşik Devletleri'nin kurulmasını önerdi.

Bu model daha sonra Afrika Birliği'nin zeminini oluşturdu.

Kaddafi'nin giyim tarzını değiştirmesi de bu döneme rastlar. Giderek geleneksel Afrika çizgisine yönelen Kaddafi'nin giysilerinde Afrika kıtası ve Afrikalı liderlerin portreleri sıkça desen olarak kullanılır oldu.

2000'li yıllara girilirken, Kaddafi yaptırımlar nedeniyle sıkıntı yaşayan ülkenin yönünü yeniden dünya sahnesine doğru çevirmeye başladı.

2003 yılında bu rota değişikliği sağlandı; beş yıl sonra Libya'nın 1988'deki Lockerbie Faciası ve diğer saldırılar için tazminat ödemeyi kabul etmesiyle birlikte Washington yönetimi ile ilişkiler yeniden tesis edildi.

İktidardaki 39. yıl kutlamaları sırasında Kaddafi "Bundan böyle savaş olmayacak; baskın, terör eylemi olmayacak" diye konuşmuştu.

Libya lideri içeride kendisini halkın ruhani kılavuzu olarak ifade ediyor; doğrudan demokrasi uygulamasına sadece nezaret ettiğini söylüyordu.

Muhaliflerine göre uygulamada ise Kaddafi'nin yönetim üzerinde mutlak ve sıkı bir denetimi vardı.

Karşıt görüşleri dile getirenler susturulurken medya katı bir devlet denetimi altındaydı.

Kaddafi'nin rejimi ciddi insan hakları ihlâlleriyle de suçlandı. Ülkede devrim ideolojisine zarar verebilecek türden toplu faaliyetlere girişilmesini yasaklayan bir yasa bulunuyordu.

İnsan Hakları İzleme Örgütü'ne göre rejim bu yasayı ihlâl ettikleri gerekçesiyle yüzlerce kişiyi hapse attı, bazılarını ise idam cezasına çarptırdı.

Yaşının 60'ı geçtiğinin bilinciyle Kaddafi'nin geçiş sağlayacak bir zemin hazırlamaya çalıştığı ortaya atıldı. Yerini kimin alacağı konusunda net bir görüş ortaya konulmadıysa da reformdan yana açıklamaları ile gündeme gelen oğlu Seyfülislam Kaddafi en öne çıkan isimlerden biriydi.

Seyfülislam siyasetten çekileceğini ilan etti. Ancak bunun Seyfülislam'ın halk arasında desteğini ve tabanını genişletmeye yönelik taktik bir adım olduğu öne sürüldü.

Bu arada baba Kaddafi, ülkedeki bakanlıkların büyük bölümünün lağvedileceğini; Libya'nın büyük petrol zenginliğinden gelen bütçelerinin ise doğrudan halka aktarılacağını söyledi.

Her ne kadar Libya'nın ekonomisi dış yatırıma açılıyor olsa da reform süreci ağır ilerledi. Pek çok Libyalının değişimin ne yöne doğru gideceği konusunda şüpheleri vardı. Kamu hizmetleri yetersiz ve yolsuzluk yaygın olduğundan pek çokları ülkenin petrol zenginliğinden yararlanamadıkları için hayal kırıklığı içindeydi.

Saad Cabbar "İnsanlar kendi yönetimlerini de baltalama endişesiyle değişim yaratmak konusunda son derece temkinli. Ancak aynı zamanda, bir şeyler yapmaları gerektiğinin de bilincindeler. Bu nedenle reformlar konusunda bu kadar yavaş davranılıyor" demişti.

Libya'da Şubat 2011'de insan hakları aktivisti Fethi Tarbel’in yakalanması üzerine başlayan isyanda Kaddafi'nin otoritesi büyük ölçüde sarsıldı.

Muhalifler, Misrata başta olmak üzere çeşitli şehirleri ele geçirirken; Ulusal Geçiş Konseyi (UGK) ise Mart 2011'de kendisini ‘Libya’nın tek temsilcisi’ ilan etti.

NATO'nun Libya'ya düzenlediği saldırılar sürerken; Nisan 2011'de bir oğlu ve üç torununu kaybeden Kaddafi, iktidarı teslim etmeyeceğini açıkladı.

27 Haziran'da oğlu Seyfülislam ve istihbarat şefi Abdullah El Senusi hakkında insanlığa karşı suç işledikleri gerekçesiyle tutuklama emri çıkartılan Kaddafi, daha sonra devlet televizyonu üzerinden Libya halkına ‘sıçanlarla savaşın’ diye çağrıda bulundu.

Ancak 23 Ağustos'ta isyancıların Kaddafi'nin 42 yıllık iktidarının kalbi durumundaki Bab-ı Aziziye karargâhına girmesinin ardından eşi ve üç çocuğu ile birlikte Cezayir’e sığındı.

Oğullarından Saadi'nin Nijer'e kaçmasına rağmen Kaddafi, yönetimini yıkmayı hedefleyen NATO’ya yönelik direnişini sürdürdü.

Eylül 2011 itibariyle BM'nin 'tek temsilci' olarak tanıdığı UGK, Kaddafi yanlılarının çoğunlukta olduğu Sebha’nın kontrolünün büyük ölçüde ele geçirildiğini söyledi.

Beni Velid ve Trablus'taki haftalar süren çatışmaların ardından, Kaddafi’nin son kalelerinden biri olan Beni Velid de düştü. UGK'nın 20 Ekim'de ele geçirdiği Sirte'de bir künkün içinde yakalanan Kaddafi, doğum yeri olan şehirde aldığı yaralar sebebiyle hayatını kaybetti.

Kaddafi'nin bir cep telefonuyla çekilen ölüm anı dünya basınında yer aldı. Devrik lider Kaddafi'nin sağ olarak yakalandıktan sonra isyancıların elinde ölmesi tepkilere de neden oldu.

Devrik liderin ölümünden sonra, kızı Ayşe Kaddafi, babası ve onunla birlikte yaşamını yitiren Mutassım Kaddafi'nin hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde (UCM) soruşturma açılması için çaba gösterdi.

İnsan hakları kuruluşu Uluslararası Af Örgütü de, Kaddafi'nin ölümüyle ilgili bağımsız bir soruşturma yapılması için defalarca çağrıda bulundu.


 

Yorumlar