İtalyan aryalarına karşı Çanakkale Türküsü zaferi

Suat Arıkan, "Konservatuvarda, onlar İtalyan aryaları söylerken, ben Çanakkale Türküsü söyledim ve 350 kişinin içinde 8 kişi sınavı kazandı. Onlardan biri de bendim" dedi.

Google Haberlere Abone ol

İstanbul Devlet Opera ve Balesi Müdürü Suat Arıkan, yeni tip koronavirüs tedbirleri kapsamında Instagram'dan düzenlenen "İşin Ehli ile Muhabbet" başlıklı programa konuk oldu.

Opera sanatçısı Burak Bilgili'nin yönetiminde Opera Türkiye hesabından gerçekleştirilen canlı yayına, evinden katılan Arıkan, öğrencilik yıllarında hep ressam olmak istediğini ve resim çizdiğini dile getirerek, liseden sonra konservatuvara başlayacakken o güne kadar hiç opera izlemediğini söyledi.

Arıkan, konservatuvarda kendi sınıfından sadece kendisinin mezun olduğunu aktararak, "Herkes İtalyanca aryalar söylerken bana da 'kazanamazsın' demişlerdi. Ben de 'bir şansımı deneyeyim' dedim. Aklımda zaten ressam olmak için akademi vardı. Sonra konservatuvarda sınava girdim. Onlar İtalyan aryaları söylerken, ben Çanakkale Türküsü söyledim ve 350 kişinin içinde 8 kişi sınavı kazandı. Onlardan biri de bendim." dedi.

Öğrencilik yıllarında resitatif konusunda zorluk yaşadığını ve bir sanatçının müzikalitesinin zamanla gelişebileceğine işaret eden Arıkan, şöyle devam etti:

"Müzik dediğimiz şey sonuçta düşünsel, felsefi bir şey. Ben bunu en kısa yolunun yaylı sazlar kuartetleri dinlemekle olacağını düşünüyorum ve bütün öğrencilere tavsiye ediyorum. Müziğin en damardan öğrenilecek formu yaylı sazlar kuartetidir."

Suat Arıkan, bir sanatçı olarak edebiyatın kendisini çok beslediğini ifade ederek, "Özellikle şiir, kısa öyküler... Romanla çok fazla ilişki kuramadım. Gençlik yıllarımda okuduğum roman sayısı ya 10 ya 15'tir. Ama anı, kısa öyküler üzerine kütüphanem zengindir. Son 15- 20 yıldır felsefeye de çok taktım." diye konuştu.

Bedri Rahmi Eyüpoğlu ile uzaktan akraba olduğunu, resme ilgisinin belki de buradan geldiğini anlatan Arıkan, koronavirüs döneminden önce açılan İstanbul Sanat ve Antika Fuarı'nda eserlerinin yer aldığını belirtti.

Arıkan, operanın bütün sanatların birleşimi olduğunun altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Operada resimden çok beslendim. Müzik beni resim konusunda çok besledi. Resim müziği besledi. Böyle bir etki tepki gelişmesi oldu. Bana genç opera sanatçılarının da algılarını geliştirmesi için çok farklı disiplinlere yaklaşması gerekir. Özellikle edebiyata... Sonra müziğin, notanın altında yatan düşünceyi algılayabilmek için felsefeyle ilgili olmak gerekiyor. Çünkü besteci bir nota olsun diye eseri yazmıyor. Sonuçta orada bir psikolojik tahlil var. Bu yüzden psikolojiyi de bilmek gerekir."

Yorumlar