Vehhabilik, Vahhabilik, Vahhabizm ve Suud Ailesi

Vehhabilik, Vahhabilik veya Vehabilik, Vahabilik nedir, Vahhabizm nedir, ne zaman ortaya çıktı, kurucusu kimdir, hangi konuları bidat sayar, Şefaat konusuna nasıl bakar?

Vehhabilik, Vahhabilik, Vahhabizm ve Suud Ailesi
13 Şubat 2019 Çarşamba 14:40

Dillere ve bölgelere göre, Vahhabilik, Vehhabilik, Vahabilik ya da Vehabilik gibi farkşı şekillerte telafuz edilen Vehhabilik, 1700'lü yıllarda Suudi Arabistan'dan dünyaya yayılan İslam diniyle ilgili bir dünya görüşüdür. 

Vehhabilik kurucusu Muhammed Bin Abdülvehhab'dır. Görüş, ismini de bu kişinin soyadından almaktadır. Genellikle bu ismin Suud ailesinin dedelerinden biri olduğu düşünülür; ancak bu bilgi yanlıştır. Muhammed bin Abdülvehhab'ın Suud ailesiyle ilgisi, onun bu aile tarafından koruma altına alınarak, düşüncelerinin yayılmasına destek olmasıdır. Muhammed Bin Abdülvehhab, Suudi Arabistan'da bir kadının oğlu olarak dünyaya gelir. Düşünceleri kendi toplumunda destek bulmadığı için Suud ailesine sığınır ve düşüncelerinin yayılması için bu aileden destek almıştır.

Vehhabilik, Osmanlı İmparatorluğu'nda 2. Mahmut döneminde büyük sorun teşkil etmeye başlamıştı. 2. Mahmut, Mısır Valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa aracılığıyla Suudi Arabistan yarımadasında sorun teşkil eden Vehhabileri ağır bir yenilgiye uğrattı. Bölgenin Emiri olan Abdülaziz'in de ölümü üzerine bu hareket büyük bir darbe alarak yönetim kademesi esir edildi ve İstanbul'a gönderildi. Esir alınarak İstanbul'a getirilen isimler burada idam edildi. Böylece, Vehhabiliğin ortaya çıkışının ilk etabı hüsranla sonuçlanmış oldu. 

Osmanlı'nın Vehabbi hareketini bastırmak için başlattığı harekat sırasında kaçmayı başaran Türki Bin Abdullah, Suudi Arabistan'da yeniden hareketlenmeye başladı. İsyanın bastırılmasından iki yıl sonra yeni bir Vehhabi devletini kurmayı başardı. Bu devlet 1821'den 1891 yılına kadar faaliyet gösterdi. Bölgede yaşanan bazı çekişmelerden sonra Abdülaziz Bin Suud, 1901 yılında bir kez daha Vehhabi devletini kurdu. Abdülaziz Bin Suud 1916 yılında yaptığı anlaşmayla İngilizlere bağlılığını ilan etmişti. 

Osmanlı Devleti'nin 1. Dünya Savaşı sırasında zor duruma düşmesiyle Suud ailesi Mekke, Medine, Cidde gibi şehirleri de alarak Suud Krallığı'na doğru gitmeye başladı. İngilizlerin de desteğiyle daha sonra bağımsızlığını ilan ederek Suud Krallığını kurdu. Bu krallık hala devam etmektedir. 

Vehhabilik'in en çok merak edilen yönü, onun İslam dinine getirdiği yorumdur. Vehhabilik görüşüne göre, İslam dini giderek müdahalelere maruz kalıyor, bozulmak isteniyor, bu nedenle buna karşı çıkmak için sonradan eklemeler yapılan birçok şeyin kabul edilmemesi gerekiyor. Vehhabilik bunlara bid'at ismi veriyor.

Vahhabilik

Vehhabiliğin temel dünya görüşü, Kur'an-ı Kerim ve Peygamber efendimizin sünnetinden başka İslam dininde hiçbir kaide ve kural kabul edilemez. Sonradan koyulan hiçbir kaide ve kural geçerli değildir. Sonradan yapılanlar bid'at olarak kabul edilir, bu da dinden çıkmaya ya da şirk günahının işlenmesine neden olur. 

Vahhabiliğin en çok tartışılan görüşlerinden bir diğeri ise Şefaat konusudur. Peygamber efendimizin hiç kimseye şefaat edemeyeceğini savunan bu hareket, bunu bekleyenler Allah ile şirke girmiş olur ve dinden çıkmış olurlar. Onlara göre Peygamber efendimizin Şefaat yetkisi yoktur, olması halinde onun da Allah'a ortak olduğu anlamına gelir, bu da büyük bir şirktir. 

Yine bu harekete göre alimlerden, şeyhlerden, dervişlerden medet ummak da çok büyük bir günah ve şirktir. Bu kişilerin çeşitli yeteneklere ya da imtiyazlara sahip olduğuna inanılması da kişiyi şirke götürür. Bu kişilerin mezarlarının süslenmesi, türbelerinin yapılması da yine insanı şirke götürür. 

Vehhabilik görüşüne göre nazar, büyü, fal gibi şeylere inanmak da büyük bir günahtır. Normal insanların bile mezarlarının yapılması, süslenmesi de yine büyük günahlar arasında yer alır.

Vahhabilik yorumuna göre cami ve mescidlerin süslenmesi de bid'attır. Özellikle camilere minareler yapılması da bit'at sayılan hususlardandır.

DİYANET VAHHABİLİK KONUSUNDA NE DİYOR?

Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi Vahhabilik için, "İslami Hareket" ifadesini kullanıyor. Diyanet ansiklopedisinde Vahhabilik için, "Mensupları ise akımı Ehl-i sünnet dairesinde kalan bir ıslah ve dinin aslına dönüşmesini hedefleyen bir ihya hareketi olarak gördüğünden Muvahhidûn (ehl-i tevhîd) veya izledikleri geleneksel dinî usule göre Ehl-i hadîs ya da Selefiyye diye anılmayı tercih etmiştir" deniliyor.

VEHHABİLİĞİN DÜNYA GENELİNDEKİ DURUMU

Vehhâbîliğin Arabistan dışındaki etkileri asıl XX. yüzyılda belirginleşmiştir. Gelişen ulaşım ve iletişim imkânları farklı ülkelerdeki değişik cemaat ve kuruluşların Necidli ulemâ ile irtibatını kolaylaştırmıştır. Bunlar arasında Hindistan Ehl-i hadîs cemaati ile Mısır’daki Ensârü’s-sünneti’l-Muhammediyye cemiyeti en eski oluşumlar diye zikredilebilir. Nijerya’da İzâle cemaati, Mali’de Subbanu hareketi ve Moritanya’da Müceydirî ekolü, Mâlikî medreselerine ve ülkelerindeki tarikatlara karşı duruşlarıyla Batı Afrika’daki diğer İslâmî akımlardan farklılaşmıştır. Yemen’deki Demmâc Dârülhadîsi, Suudi Arabistan okulları dışında Vehhâbî akımının günümüzde varlığını sürdüren en önemli öğretim kurumu sayılabilir. Diğer İslâm ülkeleriyle Avrupa ve Amerika’da kurulmuş olan çeşitli davet teşkilâtları, yayınevleri, cami vakıfları ve öğrenci dernekleri bulundukları bölgelerde Vehhâbî öğretilerinin propagandasını üstlenmiş durumdadır. Koyu Batı kültürü aleyhtarlığı söz konusu kuruluş ve cemaatlerin en belirgin ortak karakteridir. Bu aleyhtarlığı siyasî alanlarda ve militer usullerle yürütmeyi hedefleyen, Batı kaynaklarınca “cihâdîler” diye nitelendirilen, Vehhâbîlik etkisindeki büyüklü küçüklü şiddet yanlısı organizasyonlar da çeşitli yerlerde varlıklarını sürdürmektedir. Cezayir’deki Cemâatü’s-Selefiyye li’d-da‘vâ ve’l-kıtâl, Endonezya’daki Leşger-i Cihâd bu tür teşkilâtlardandır. 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×