Danıştay'da 'eski Türkiye kafası' hortladı

Daha önce MEB'in iptal ettiği öğrenci andıyla ilgili kararı nedeniyle tepkilere neden olan Danıştay yeni bir skandal karar daha almak üzere. Danıştay savcısı, TSK'da başörtüsü serbestisine karşı açılan davada davacıların tarafını tutarak mütalaa verdi. Savcı, başörtüsünün laikliğe aykırı olduğunu savundu.

Danıştay'da 'eski Türkiye kafası' hortladı
06 Aralık 2018 Perşembe 08:41

Danıştay savcısı, TSK'da kadın personele başörtüsü serbestliğine ilişkin açılan davada mütalaasını açıkladı. Mütalaada, söz konusu düzenleme için 'Anayasanın 2. maddesinde yer alan laiklik ilkesi varlığını korudukça, hukuken kabul edilemez' denildi. Halkın Kurtuluş Partisi (HKP), Türk Silahlı Kuvvetleri’ndeki (TSK) başörtüsü serbestliğine karşı Danıştay'da idari dava açmıştı. HKP’nin avukatları, açtıkları davada, TSK’daki başörtüsü serbestisinin, Anayasa'daki laiklik ilkesine, Anayasa Mahkemesi’nin önceki kararlarına aykırı olduğunu belirtmişti. Avukatlar, serbestlik düzenlemesinin orduyu ve subayları bir din devleti yapılanmasına doğru götüreceğini ileri sürerek, düzenlemenin Danıştay tarafından iptal edilmesini istemişti.

Davada, Danıştay savcısı esas hakkındaki mütalaasını verdi.

Savcı mütalaasında şu ifadeleri kullandı: Anayasanın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğu belirtilmiştir. Kamu hizmetinde 'laiklik ilkesi' tarafsızlık ilkesinin bir unsuru olup, dinsel alanda tarafsızlık, laiklik olarak da tanımlanabilir. Tarafsızlık, kamu hizmetine hakim olan temel ilkelerden biridir. İdareye yüklenmiş bir ödev niteliğini taşıyan tarafsızlık ilkesi ile kamu hizmetini yürüten personele siyasi, sosyal ve dinsel eğilimlerini dışa yansıtmama yükümlülüğü getirilmiş, kamu hizmetinin düzenli ve her türlü kuşkudan uzak bir şekilde yürütülmesi amaçlanmıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 6. maddesinde yer verilen tarafsızlık ve eşitlik ilkesine bağlı kalmakla yükümlü bulunan kamu personelinin, hizmetin yürütümünde taraflı davrandığı yönünde şüpheye neden olmaması, siyasi görüşlerini, dinsel aidiyetlerini hiçbir şekilde belli etmemesi gerekir.

KABUL EDİLEMEZMİŞ

Danıştay Savcısı, mütalaasında hükümetin yanıtına da yer vererek şunları kaydetti: Her ne kadar davalı idarece, düzenlemenin dini inanç ve ibadet hürriyetini güvence altına alarak, kadın personele istemesi halinde belirli şekil ve şartlar altında başını kapatma özgürlüğü tanıdığı belirtilmekte ise de; idarenin düzenleme alanının kamu hizmetinin gerekleri ve kamu yararıyla sınırlı bulunması, kamu hizmetinin ana ilkelerinden olan tarafsızlık ilkesinin idarece öncelikle gözetilmesinin gerekmesi nedeniyle, kamu hizmetini yürütmekle yükümlü bulunan ve bu statüye girerken belirli ilkelere uymayı kabul eden kamu görevlilerinin, din ve vicdan hürriyetinden bahisle dinsel mensubiyetlerini öne çıkarmalarına olanak sağlayacak şekilde kural getirilmesi, Anayasanın 2. maddesinde yer alan 'laiklik ilkesi' varlığını korudukça, hukuken kabul edilemez. Din ve vicdan özgürlüğü bağlamında kamu personelinin dinsel aidiyetini göstermesine imkan tanınmasının; kamu görevini yerine getirirken ne kadar tarafsız davranırsa davransın, hizmetten yararlanan kişilerde şüpheye yol açabileceği ve bundan da kamu hizmetinin zarar göreceği açıktır. Belirtilen nedenlerle, dava konusu düzenlemenin iptali gerekeceği düşünülmüştür.

DURDURULMASINI REDDETTİ

Danıştay 2. Dairesi TSK'da kadın personele başörtüsü serbestisi getiren düzenlemenin yürütmesinin durdurulması talebini reddetti.


Etiketler; #danıştay

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×