"FETÖ borsası" soruşturması tamamlandı

İstanbul'da 2 avukat ve 4 polise yönelik "FETÖ borsası" soruşturması tamamlandı. 2'si tutuklu 6 şüpheli hakkında "rüşvet "suçundan 2'şer yıldan 6'şar yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırlandı

Google Haberlere Abone ol

İstanbul'da 1 polis ile 1 avukatın tutuklandığı "FETÖ borsası" kurulduğu iddialarına ilişkin 6 şüpheli hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Hazine ve Maliye Bakanlığı Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü ile Şahap Çak ve Gökalp Çak "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer aldı.

İddianamede, şüpheliler B.Y, İ.P, R.E. ve tutuklu şüpheli Ertuğrul Osman Temel'in "kamu görevlisinin rüşvet talebinde bulunması ve fakat bunun kişi tarafından kabul edilmemesi ya da kişinin kamu görevlisine menfaat temini konusunda teklif veya vaatte bulunması ve fakat bunun kamu görevlisi tarafından kabul edilmemesi" suçundan 2'şer yıldan 6'şar yıla kadar hapisleri istendi. Tutuklu şüpheli avukat Kazım Yiğit Akalın ile avukat M. A. İ.'nin "rüşvete aracılık etmek" suçundan 2'şer yıldan 6'şar yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi.

Soruşturmanın geçmişi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına başvuran iş adamı Ş.Ç'nin, iki avukatın kendisiyle görüşerek, "Adının Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) soruşturmasında yer aldığı, irtibatta oldukları polis memurlarıyla dosya hakkında takipsizlik kararı verilmesini sağlayacaklarını söyledikleri ve bunun karşılığında 100 bin dolar istedikleri" iddiaları üzerine başlatılan soruşturmada, 2'si avukat 4'ü polis memuru 6 kişi, rüşvet istemek ve rüşvete aracılık etme suçundan gözaltına alınmıştı.

Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edilen şüphelilerin burada soruşturma başsavcılığınca ifadesi alınmış, aralarında 1 avukat ve 3 polis memuru olmak üzere 4 kişi tutuklama, diğer 2 kişi ise adli kontrol talebiyle nöbetçi İstanbul Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edilmişti.

Nöbetçi İstanbul Sulh Ceza Hakimliği, tutuklanması talep edilen şüpheliler R.E. ve B. Y'nin, "yurt dışına çıkış yasağı" ve "en yakın güvenlik merkezine haftada bir imza verme zorunluluğundan" oluşan adli kontrol tedbirleri uygulanarak, serbest bırakılmasına hükmetmişti.

Adli kontrol istemiyle savcılıkça serbest bırakılan şüpheliler avukat M.A.İ. ve bir polis memuru hakkında da adli kontrol tedbirleri uygulayan nöbetçi mahkeme, şüphelilerden avukat Kazım Yiğit Akalın ile polis memuru Ertuğrul Osman Temel'in tutuklanmasına karar vermişti.

Başsavcılığın sevk yazısından

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Bürosu tarafından nöbetçi sulh ceza hakimliğine gönderilen tutuklama talepli sevk yazısında, müşteki G.Ç'nin 8 Mart 2021'deki şikayet beyanı yer almıştı.

G.Ç'nin beyanında, "Babası Ş.Ç. hakkında 'FETÖ'ye üye olmak' suçundan soruşturma yürütüldüğü, Kasım 2020'de hakkında gözaltı kararı verildiği ancak rahatsızlığı nedeniyle yerine getirilmediği, 4 Mart 2021'de avukatları olan M.A.İ'nun babasını aradığı ve Dolapdere'deki ofisinde baş başa görüştüklerini" söylediği aktarılan yazıda, G.Ç'nin, "Bu görüşmede M.A.İ'nin kendilerine, 'polis ile irtibatlı bir şahsı tanıdığı ve bu aracı sayesinde dosyayı hızlandıracağı, emniyet ifadesinden sonra serbest bırakılacağı ve işin bitiminde 150 bin dolar para istediğini' söylediği, babasının da, 'herhangi bir suçu olmadığı, istenen paranın çok yüksek olduğunu belirterek vermek istemediği, düşünmek için zaman istediği' şeklinde yanıt verdiği" ifadelerini kullandığı aktarılmıştı.

Müşteki G.Ç'nin daha sonraki gün alınan beyanında ise, "M.A.İ ile söz konusu şahıslarla irtibat kurması için görüştükleri, bu görüşmeleri kaydettiğini ve M.A.İ'nin kendilerine, "Dosyanın lehe olduğu, bu tarz işlere girmeye gerek bulunmadığı' yönünde telkinde bulunduğunu" anlattığı belirtilen yazıda, 22 Mart 2020 tarihli telefon görüşme ve ortam ses kayıtlarının incelendiği bildirilmişti.

Şüpheli M.A.İ'nin 29 Mart 2021'de ifadesinin alındığı ve ismi geçen avukat Akalın'ın da 2 Nisan 2021'de başsavcılığa müracaat ederek dosyada ismi geçtiği için ifade vermek istediği kaydedilen yazıda, şüpheli Akalın'ın, "M.A.İ ile müvekkilinin FETÖ'ye yönelik soruşturma hususunda konuştuğu, kendisine birlikte avukatlık hizmeti sunmayı teklif ettiği, avukatlık ücreti olarak 50 bin dolar talep ettiği, avukatlık ücretine karışamayacağını söylediği ve hakkındaki iddiaların asılsız olduğunu belirttiği" dile getirilmişti.

Şifrelerini paylaşmadıkları için tutuklandılar

Sevk yazısında şüphelilerin HTS kayıtlarıyla ilgili inceleme yapıldığı ve delillerin incelendiği aktarılırken, şu değerlendirme yapılmıştı:

"Müşteki G.Ç. ve şüpheli M.A.İ'nin anlatımlarını destekler nitelikte şüpheli Kazım Yiğit Akalın ile polis memurları B.Y, Ertuğrul Osman Temel, İ.İ, R.E'in iletişim ve ortak baz kayıtlarının bulunduğu, B.Y. ile iletişim HTS kayıtlarının bulunduğu, Ertuğrul Osman Temel ile avukatlık bürosunda buluştuğuna ilişkin baz sinyal kayıtlarının bulunduğu, 3 Mart 2021 günü Kazım Yiğit Akalın'ın, M.A.İ'ye teklifi ilettikten 2 gün sonra 5 Mart'ta R.E. ile buluştukları, Akalın'ın, hakkındaki soruşturma öğrendikten sonra 19 Nisan'da İ.İ. ile buluştuğu, zira yakın baz sinyal kayıtlarının bulunduğu, M.A.İ'nin beyan ettiği Akalın'ın söylediği polis memurlarının şüpheliler B.Y, Ertuğrul Osman Temel, İ.İ ve R.E'nin olduğu tespit edilmiştir.

Şüpheli polis memurlarının, 'FETÖ'ye üye olmak' suçundan hakkında soruşturma yürütülen ve Kasım 2020'de gözaltı ve ifade alma talimatı verilen N. isimli nakliye şirketi yönetim kurulu başkanı Ş.Ç'nin dosyasının hızlandırılması, lehine sonuçlanacak şekilde ifade alınması, lehine rapor tutularak fezleke düzenlenmesi ve emniyetten ifade verdikten sonra serbest bırakılmasını sağlamak üzere 150 bin dolar rüşvet talep ettikleri, bu talebi şüpheli avukat Akalın'ın Ş.Ç'nin avukatı olan şüpheli avukat M.A.İ'ye ileterek aracılık ettiği, gelen teklifi M.A.İ'nin ise Ş.Ç'ye ileterek aracılık ettiği, Ş.Ç'nin teklifi reddettiği ve soruşturmaya konu olayın bu şekilde gerçekleştiği anlaşılmıştır."

Sevk yazısında şüphelilerin "rüşvet" suçunu işlediklerine ilişkin kuvvetli şüphe oluşturacak delil bulunduğu ve soruşturmanın halen tamamlanmadığı belirtilirken, dijital materyallerine ilişkin şifreleri paylaşmayan şüphelilerden Ertuğrul Osman Temel ile Kazım Yiğit Akalın'ın cep telefonlarının henüz incelenmediği için delilleri gizleyebileceklerine ilişkin kuvvetli şüphenin bulunduğu gerekçesiyle tutuklanmaları gerektiği kaydedilmişti.

Yorumlar