2 bin 500 engelli memur ataması yapıldı

Bugün 2 bin 500 engelli memur adayının ataması yapıldı. Başbakan Yıldırım, 2002 yılından bu yana engelli memur sayısının 5 bin den 52 bine yükseldiğini açıkladı.

2 bin 500 engelli memur ataması yapıldı
04 Nisan 2018 Çarşamba 18:06

Başbakan Binali Yıldırım, "2002'de engelli kontenjanından memur çalışan sayısı 5 bin 777, bugün 52 bin civarında yani 10 kat artmış. Bugünkü 2 bin 500 kişiyi de saymıyorum. Onu da ilave edersek 55 bine yaklaşıyor. Hayırlı uğurlu olsun. Yine yıl sonunda 2 bin 500 daha yerleştirme yapacağız, 500 de öğretmen, 3 bin. Ne olacak? 58 bine doğru gelmiş olacağız." dedi.

Başbakan Yıldırım, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca, ATO Congresium'da düzenlenen Engelli Vatandaşların EKPSS ve Kura Yöntemiyle Kamu Kurumlarına Yerleştirilmesi Töreni'ne katıldı.

2002'de 30 engelliye 1 bakım elemanı düşerken, şimdi 6 engelliye bir bakım elemanının görevlendirildiğini belirten Yıldırım, aile yanında bakımı imkansız olan engellilerin toplum içinde hayatlarını sürdürmeleri için Umut Evleri Projesi'ni başlattıklarını hatırlattı.

Yıldırım, engelli vatandaşların daha fazla istihdamının önündeki engellerin kaldırıldığını, engelli memur atamalarının, atama kontenjan sınırlaması dışında tutulmasının sağlandığını belirtti.

Engelliler için ayrı sınav sisteminin getirildiğini anlatan Yıldırım, "Burada yarış zaten baştan adaletsiz başlıyor. Onun için dedik ki burada yine bir pozitif ayrımcılık yapalım, EKPSS'yi getirilim. Sonra arkadaşlar dedi ki 'Bu sınav sonucu 2 yıl geçerli, sonra başa dönüyor, tekrar sınava giriyor. Bir sürü zahmet, bir sürü masraf.' Ne yapalım? '4 yıla çıkaralım. Puanını artırmak isteyen 2 yıl sonra yine girsin ama girmezse 4 yıl geçerli olsun.' Bunu da getirdik. Niye? Hayatınızı kolaylaştırmak için." ifadelerini kullandı.

Engelli memurların yer değiştirmelerinde ciddi kolaylık sağlandığını, çalışma şartlarının iyileştirildiğini belirten Başbakan Yıldırım, şöyle devam etti:

"Mesela nedir o? Gece vardiya tutacak. Şimdi engelliler vardiya işinden muaf. Bu da bir kolaylık. Bütün bu uygulamalarla beraber engelli memur istihdamında da önemli artışlar oldu. 2002'de engelli kontenjanından memur çalışan sayısı 5 bin 777, bugün 52 bin civarında yani 10 kat artmış. Bugünkü 2 bin 500 kişiyi de saymıyorum. Onu da ilave edersek 55 bine yaklaşıyor. Hayırlı uğurlu olsun. Yine yıl sonunda 2 bin 500 daha yerleştirme yapacağız, 500 de öğretmen, 3 bin. Ne olacak? 58 bine doğru gelmiş olacağız."

"Engelli aldığın zaman kafadan sigorta primi ödemeyeceksin"

Başbakan Yıldırım, özel sektörde çalışan engellilerin hayatını kolaylaştırmayı da ihmal etmediklerini belirterek, 2014'te değişikliğe gidilerek, özel sektörde istihdamı artırmak için teşvikler getirildiğini hatırlattı.

Yıldırım, engelli istihdamına ilişkin sözlerini şöyle sürdürdü:

"Diyelim ki engelli alma mecburiyeti yok ama engelli çalıştırırsa ve kota fazlası engelli alırsa bu işverenler için kolaylıklar getirdik. Nedir bu kolaylıklar? Sigorta primi destek miktarı yüzde 50'ydi, yüzde 100'e çıkardık. Primini biz ödüyoruz. Yani sen engelsiz yerine engelli aldığın zaman kafadan sigorta primi ödemeyeceksin. Onun için niye almıyorsun kardeşim. Hem kar ediyorsun hem de engelliye iş veriyorsun. Buradan işverenlerimize sesleniyorum, bu imkanı belki de bilmiyorlar, her engelli için sigorta primini Bakanlık karşılıyor, dolayısıyla sizin yükünüz azalıyor, daha çok sosyal sorumluluk almış oluyorsunuz."

Korumalı iş yerleri hakkındaki yönetmeliğin uygulamaya konulduğunu anlatan Yıldırım, engelli vatandaşların eğitime katılmalarının önündeki engellerin kaldırıldığını belirtti.

"Artık bir sefer rapor yetiyor"

Özel eğitimden faydalanmak için gereken yüzde 40 engel oranının, yüzde 20'ye düşürüldüğünü, yaş sınırının da kaldırıldığını vurgulayan Yıldırım, şunları söyledi:

"Demek ki daha az engel olunca bu haklardan istifade edeceğiz. Adamın kolu, bacağı yok, her sene rapor. Yahu geri mi gelecek bu kol, bacak? Bu ne biçim iş, ne kepazelik. Bunu kaldırdık. Bunlarda artık bir sefer rapor yetiyor, sonra o doktora git, bu doktora git, kapı kapı dolaş, merdivenler uygun değil... Şimdi hepsi bir araya geliyorlar. Engellimizin karşılığı var, raporunu da yazıp, imzalayıp veriyorlar. Bunlar yenilikler. Sonra bir de bunları belirli zamanda toplanırlar, verirler, vermezler, keyifleri ne zaman gelirse... Böyle bir şey yok. Belirli hastanelerde sürekli, diyelim 300 yataklı ama diğerlerinde de zamanları belli. Maksat kolaylaştırmak."

İslam dininin kolaylığı ve insanlara yardımı emrettiğine değinen Yıldırım, "İnsanların en faydalısı, en yararlısı insanlara hizmet edendir, faydası olandır. Biz de bunu yapıyoruz. Resmi özel eğitim kurumlarına devam eden engelli kardeşlerimizin evden okula ücretsiz gidip gelmelerini sağladık. Engelli öğrencilere, engel durumlarına göre gerekli malzeme neyse bu malzeme veriliyor." dedi.

"Cehaletin engellilikle bir alakası yok"

Mitat Enç Görme Engelliler Ortaokulu'nu ziyaret ettiğini aktaran Yıldırım, "Mesela gittiğimiz o görme engelliler okulunda Braille alfabesiyle yazılan daktilo var, bilgisayar var. Çocukları öyle bembeyaz bir kağıt, biz böyle aval aval bakıyoruz. Kağıtta hiçbir şey yok. Parmaklarını dolandırıyor, orada ne yazıyor? Hepsini şakır şakır okuyorlar. Çok etkilendim. Cehaletin engellilikle bir alakası yok. 'Engelsizim' diyen bir yerde cahil oluyor, 'engelliyim' diyen daha bilgili oluyor. Onun daha fazla avantajı oluyor. Bunu da gördük. Engelli öğrenciler için yüksek öğretimde de engelleri kaldırıyoruz." ifadelerini kullandı.

YÖK'ün, özel yetenek sınavıyla öğrenci alan programların yüzde 10 kontenjanını engellilere ayırmasına yönelik kararını anımsatan Yıldırım, "Kafadan bu avantaj. 30 öğrenci alan bir bölüme 3 öğrenci bir kere garanti giriyor, kontenjan sağlanmış oluyor. Böylece yükseköğretimde de engelli gençlerimize yönelik bir pozitif ayrımcılık gerçekleştirmiş olacağız." diye konuştu.

"Türkiye büyümeye, kalkınmaya devam ediyor"

Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin temelininin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından atıldığını hatırlatan Yıldırım, şöyle devam etti:

"20 milyar dolarlık bir proje. Bu, Türkiye'nin gücünü gösteriyor. 20 milyar dolar, 100'den fazla ülkenin milli gelirinden büyük. Türkiye'nin 1950'deki milli gelirinin iki katı bir proje. Türkiye nereden nereye geldi. Türkiye büyümeye, kalkınmaya devam ediyor. Halen dünyanın en hızlı büyüyen ülkesi konumundayız. Kendi rekorlarımızı kırıyoruz. Dünyayla ilişkilerimizde engelleri tek tek ortadan kaldırıyoruz. Komşularımızla ilişkilerde engelleri kaldırıyoruz. Dostluklarımızı artırıyoruz, düşmanlıklarımızı azaltıyoruz. Amacımız bölgede huzur, güven, barış hakim olsun, artık gözyaşı olmasın, göçler olmasın. Evlatlar anasız babasız kalmasın. Kadınlarımız eşlerini kaybetmesin, savaşlar sona ersin. Türkiye bunun için gayret ediyor.

Afrin bunun için yapılıyor. Fırat Kalkanı ve diğer operasyonlar bunun için yapılıyor. Cerablus'a, El Bab'a, Rai'ye buralara 160 bin kişi gitti, yerleşti. Orada bir o kadar da çocuk okula gidiyor. Ne güzel bir şey. Vatanlarına döndüler, normal hayata döndüler. Kimin sayesinde? Kahraman Mehmetçik sayesinde, Türkiye sayesinde. Hem içeride evimizi açtık, kucağımızı açtık 3 milyondan fazla kardeşimize hem de dışarıda huzur içinde, barış içinde yaşayacakları kendi vatanlarında da teröristlerin icabına bakıyoruz. Hem DEAŞ hem PKK hem de PYD, bilumum terör örgütlerini hem yurt içinde hem de yurt dışında temizliyoruz. Ülkemize gelen mültecilerin huzur içinde, rahat içinde Araplar'ın, Kürtler'in, Türkmenler'in bütün kardeşlerimizin tekrar yerlerine, yurtlarına dönmesini sağlıyoruz."

Bütün bu hizmetlerin ve başarılı çalışmaların arkasında 81 milyonun duası ve desteği olduğunu ifade eden Yıldırım, değerlendirmelerine şöyle devam etti:

"Bu olmazsa hiçbir şey yapamayız. Bir de ülkesinin hedeflerini canından daha kıymetli bilen, gecesini gündüzüne katan, millet için canını feda etmeye hazır milletin adamı Cumhurbaşkanımız var. Kararlı, çalışan bir hükümetimiz, bakanlarımız var. Belediye başkanlarımız herkes elinden gelen çalışmayı yapıyor. Yeter ki muhannete muhtaç olmayalım, kendi işimizi kendimiz yapalım. Memleketimizi, evlatlarımızı geleceğe daha iyi hazırlayalım. Bölgede ve dünyada saygın bir ülke olmanın gereğini yerine getirelim."

Amaçlarının bu olduğunu vurgulayan Yıldırım, şunları söyledi: "Dün Cerablus'tu, bugün Afrin, yarın başka yer. Tehdit nereden gelirse gelsin biz oradayız. Terörün, 'Fırat'ın doğusu, batısı diye bir şey olmaz. Terör doğusunda da varsa biz oradayız, batıda da varsa biz oradayız. Ne zamana kadar? Bu terör örgütünü tamamen yok edinceye kadar. Bunun için kahraman Mehmetçiğimiz, polisimiz, jandarmamız, güvenlik korucumuz hatta daha önemlisi Özgür Suriye Ordusu mensupları bunlar Afrin'de çok büyük iş yaptılar. Vatanları için, ülkeleri için en önde yürüdüler. Şehadet uğruna en önde yürüdüler. Şehadete koştular, şehit oldular. Bütün şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum."


İlgili Galeriler

Şimdi yorum yapabilirsiniz

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×