Maliye Bakanı Naci Ağbal: (2)

- "Yeni dönemde istiyorum ki mükellefle devlet arasında her zaman güvene dayalı bir ilişki olsun. Biz vatandaşa güvenelim, vatandaş da devletine güvensin. Zaman zaman bir araya geliyoruz mükelleflerimiz diyorlar ki 'Siz bizi hırsız gibi görüyorsunuz'. Gerçekten eskiden böyle bir anlayış vardı ama biz onu değiştirmek istiyoruz, birçok alanda da değiştirdik" - "Siz muhasebeciler olarak bizimle vatandaş arasında köprüsünüz yani bu köprünün bir gönül köprüsüne dönüşüp iki taraf arasında barışı daim etmesi lazım. Bu açıdan vatandaşın hissiyatını da sorunlarını da en iyi siz biliyorsunuz. Siz onları bizlerle paylaşın, biz onları çözelim" - Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak: - "Turizm bizim olmazsa olmazımız. Organik tarımla beraber bunu bütünleştireceğiz ve inanıyorum ki gelecekte Rize pek çok turistin ulaşmak istediği alan olacak"

Maliye Bakanı Naci Ağbal: (2)
12 Haziran 2018 Salı 18:38

RİZE (AA) - Maliye Bakanı Naci Ağbal, "Yeni dönemde istiyorum ki mükellefle devlet arasında her zaman güvene dayalı bir ilişki olsun. Biz vatandaşa güvenelim, vatandaş da devletine güvensin. Zaman zaman bir araya geliyoruz mükelleflerimiz diyorlar ki 'Siz bizi hırsız gibi görüyorsunuz'. Gerçekten eskiden böyle bir anlayış vardı ama biz onu değiştirmek istiyoruz, birçok alanda da değiştirdik." dedi.

Ağbal ile Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Rize Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odasını ziyaret ederek Oda Başkanı Muammer Berberoğlu'ndan sorun ve talepleri dinledi.

Muhasebeci ve mali müşavirlerin çok sorunu olduğunu belirten Ağbal, büyük bir özveri, gayret ve emekle hem ekmeklerini kazanmaya çalışan hem de devletin gelirlerinin toplanmasında en kıymetli vazifeyi gören meslek mensuplarını tebrik etti.

Ağbal, devletin getirdiği kuralların çok fazla olduğuna işaret ederek "Yıllardır kayıt altına alma, kontrol etme güdüsü içerisinde ve sürekli mükellefi kötü niyetli varsayarak kontrol etmeye çalışıyoruz. Başarılı mıyız? Aslında çok başarılı da değiliz. Dolayısıyla yolunu bulan yine yolunu buluyor ama iyi niyetli mükellef, iyi niyetli muhasebeci ne yapıyor? Bu yükün altında eziliyor. Diyorum ki bunları değiştirelim, farklı bir yere gidelim. Bir süredir başladık ama yeni dönemde de inşallah bunları daha da artıracağız." diye konuştu.

Mükellefe güvenmek gerektiğinin altını çizen Ağbal, şöyle devam etti:

"Mükellefin vergisini doğru ödeme noktasında bizimle iyi geçinmek istediğini, iyi şeyler yapmak istediğini varsayalım. Kuralları basitleştirelim, her şey beyana dayansın yani beyanın dışında 'şu belgeyi de ver, şunu da şuraya gönder, bunu da buraya gönder, şu listeleri doldur' diye ne yapıyoruz? Hem mükellefe karşı bir güvensizlik gösteriyoruz hem de aslında topladığınız bilgileri de çok kullanmıyoruz yani burada çok bilgi toplamak demek çok bürokrasi demek. Çok cetvel, tablo istemek demek çok iyi iş yapmak anlamına gelmiyor. Bu açıdan bir süredir arkadaşlarla çalışıyoruz, bu çalışmalar inşallah yakında meyvesini verecek."

Ağbal, Vergi Usul Kanunu çalışmasının çok önemli olduğunun altını çizerek sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yepyeni bir yaklaşımla Vergi Usul Kanunu'nu yeniden yazmak istiyoruz, yeniden getirmek istiyoruz. İstiyoruz ki mükellefin vergiye gönül uyumunu esas alan, beyanı esas alan, olabildiğince defter ve belge yükümlülükleri azaltılmış, olabildiğince kolaylaştırılmış hükümlerle bir yeni düzene geçelim. Vergi muhasebesini tamamen terk edelim istiyorum. Bu yanlış bir anlayış, 1950'li yıllardan bu yana Türkiye'de biz başta sizlere vergi muhasebesi tutturuyoruz halbuki Türkiye dünyaya açıldı. Rize'de çalışan bir firma bile uluslararası standartlarda hazırlanmış bir mali tabloyu kullanmak istiyor. Bir yatırımcı gelip o işletmeyi satın almak istese bugün vergi muhasebesine göre hazırlanmış bilançoya bakıyoruz. Bunun için de büyük bir reform yapacağız inşallah. Burada vergi muhasebesini tamamen terk edeceğiz, tamamen uluslararası standartlara göre hazırlanmış muhasebe ve buna dayalı bir mali raporlama olacak. Uluslararası standartlarda hazırlanmış bu ticari kazançtan mali kara geçmek için ne tür düzeltme işlemleri yapılması gerekiyor onları isteyeceğiz ama artık bu bilançoya bankacı da, ortak da, borç verenler de, paydaşlar da aynı şekilde bakacak. Bunu önümüzdeki dönemde yapacağımıza inanıyorum."

- "Bize bedava hizmet veriyorsunuz, bu da doğru değil"

Defterlerin kaldırılmasını istediğini belirten Ağbal, şunları kaydetti:

"Muhasebecinin görevi defter tutmak olmasın. Muhasebeci arkadaşlarımıza biz yeni görevler, yeni fonksiyonlar verelim. Rehberlik, danışmanlık görevleri verelim, idarenin yapacağı birtakım işleri muhasebeci arkadaşlarımız yapsın adeta idarede yaptığımız hizmetleri sizin elinizle yapalım. Maliye Bakanlığı olarak şu ana kadar üzerinize çok yük getirdiğimizin farkındayım ama bunları azaltmak için bunları bir şekilde idare olarak bizlerin yapması için yoğun bir gayretimiz olacak."

Ağbal, muhasebecilerin devlet kurumlarına da hizmet ürettiğini belirterek "Devlet olarak bize de birtakım bildirimler, formlar hazırlıyorsunuz. Bize bedava hizmet veriyorsunuz, bu da doğru değil. Onun için yeni dönemde bazı formların ve bazı bilgilerin doldurulmasında özellikle vergi idaresinin bunlara ücret tahakkuk ettirmesi gerektiğini düşünüyorum. Bunda da adım atacağız yani muhasebeci kardeşlerimiz Maliye'ye bedava hizmet vermesin, bunun bedelini de devletin ödemesi lazım. Bunu da hak ediyorsunuz. Bu konuda farklı düşüncelerimiz, projelerimiz var, yeni dönemde onu da hayata geçireceğiz." diye konuştu.

"Yeni dönemde istiyorum ki mükellefle devlet arasında her zaman güvene dayalı bir ilişki olsun." ifadesini kullanan Ağbal, sözlerini şöyle tamamladı:

"Biz vatandaşa güvenelim, vatandaş da devletine güvensin. Zaman zaman bir araya geliyoruz mükelleflerimiz diyorlar ki 'Siz bizi hırsız gibi görüyorsunuz'. Gerçekten eskiden böyle bir anlayış vardı ama biz onu değiştirmek istiyoruz, birçok alanda da değiştirdik. Siz muhasebeciler olarak bizimle vatandaş arasında köprüsünüz yani bu köprünün bir gönül köprüsüne dönüşüp iki taraf arasında barışı daim etmesi lazım. Bu açıdan vatandaşın hissiyatını da sorunlarını da en iyi siz biliyorsunuz. Siz onları bizlerle paylaşın biz onları çözelim."

- "Çalışmamız, üretmemiz lazım"

Gençlik ve Spor Bakanı Bak da Rize'nin turizm ekseninde gelişmesi noktasında hazırlıkları bulunduğunu belirterek "Havalimanı inşaatı devam ediyor süratle. Bölgemizdeki işletme sayısının artması, turizm eksenindeki büyümemizle bağlantılı olacak." diye konuştu.

Organik tarımın da bölge için önemli olduğuna işaret eden Bak, "Bölgemiz eşsiz doğa güzellikleri ve pek çok turistin beklediği, arzuladığı değerlere sahip." dedi.

Bak, Türkiye'nin yılın ilk çeyreğinde yüzde 7,4 büyüdüğünü anımsatarak şöyle devam etti:

"Çalışmamız, üretmemiz lazım. Üretim artarsa tabii ki sizin de defterlerini tutacağınız, işlemlerini yapacağınız işletme sayısı artacak. Bunun için de bizim Rize'mizi geleceğe taşıyacak bu projelere destek olmamız lazım, hem hizmet sektöründe hem otelcilik hem turizm sektöründe hem organik tarım sektöründe. Dolayısıyla bu eksende bölgemizde bir planlama yapılıyor ve ben inanıyorum ki bunu hep beraber başaracağız. Turizm bizim olmazsa olmazımız. Organik tarımla beraber bunu bütünleştireceğiz ve inanıyorum ki gelecekte Rize pek çok turistin ulaşmak istediği alan olacak."

Konuşmaların ardından, Oda Başkanı Muammer Berberoğlu, Ağbal ve Bak'a serender maketi hediye etti.

Bakanlar Bak ve Ağbal, daha sonra Rize Ticaret ve Sanayi Odası, Rize Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği ile Rize Ticaret Borsasını ziyaret ederek başkan ve üyelerle bir araya geldi.

(Bitti)


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×