CHP aşının zorla yapılmasını önerdi

CHP, koronavirüs aşısının zorunlu hale getirilerek bütün vatandaşlara zorla yapılmasını önerdi.

Google Haberlere Abone ol

CHP İstanbul Milletvekilli İbrahim Kaboğlu, Türkiye’nin pandemiyle mücadelede bilimsel aklı tutarlı şekilde temel almadığını, tıbbi zorunluluklara ancak kör topal yanıt verebildiğini ve hukuki gerekliliklere sırtını döndüğünü belirtti. Açıklanan günlük vaka ve ölüm sayılarının dahi aylardır çok yüksek seviyelerde seyrettiğinin altını çizen Kaboğlu, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'ya zorunlu aşı gereğiyle ilgili olarak yazılı sorular sordu.

Zorunlu aşı uygulamasının tıbbi ve hukuki bir gereklilik olduğunu ifade eden Kaboğlu, Kovid-19 sürecinin yönetiminin, çoğunlukla Anayasa ve yasa dışı uygulamalar eşliğinde yürütüldüğünü belirtti ve şu örnekleri verdi:

"65 yaş ve üstü yurttaşlara ilişkin yasaklar gibi birçok yasak, genelge yoluyla ve Anayasa dışı olarak uygulandı. Sosyal devlet öncelikleri, sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması gerekleri ihmal edildi. Yaşam hakkı gerekleri ile devletin temel amaç, görev ve yükümlülükleri yerine getirilmedi. Bireyler arası ilişkilerde, hak ve özgürlüklere ilişkin sorumluluklar öne çıkarılmadı."

Kaboğlu, salgın hastalığın Türkiye’de bir türlü kontrol altına alınamamasının ve yeniden bulaşın artacağı kış mevsimine girilmesinin; salgınla mücadelede en nitelikli aracımız ve tıbbi bir gereklilik olan aşının, öncelikle öğretmenler ve kamu görevlileri ile toplu çalışanlar bakımından, ardından da herkes için zorunlu kılınmasını gerektirdiğini ifade etti. Aşının zorunlu kılınmasının, toplum içinde yaşama iradesi gösteren ve birbirlerinin yaşam haklarına saygı gösterme yükümlülüğünde bulunan insanların temel bir ahlaki ve siyasi sorumluluğu olarak tanımlanabileceğini vurguladı. Kaboğlu, bunun da ötesinde, zorunlu aşının, halihazırda anayasal ve yasal temelleri bulunduğunu da ekledi ve bu çerçevede Anayasa’nın 5. maddesine (Devletin temel amaç ve görevleri), 12. maddesine (temel hak ve hürriyetlerin niteliği), 17. maddesine (kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı) ve 56. maddesine (sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması) atıf yaptı. Ayrıca, Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun 57.,64. ve72. maddelerinin, Sağlık Bakanlığına, Kovid-19 salgını sebebiyle zorunlu aşı uygulaması yetkisi verdiğini vurguladı.

Kaboğlu, aşılamanın devlet için yükümlülük; aşı olmanın ise bireyler için kamusal ve toplumsal sorumluluk olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:

"Hak ve özgürlüklere ilişkin olarak, Devletin, saygı göstermek/önlemek, korumak ve önlem almak yükümlülükleri bulunmaktadır. Kişiler açısından ise, ‘Temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını’ da kapsadığı için (Anayasa, m.12), pandemi durumunda aşıdan kaçınma hakkından bahsedilemez. Devlet, Türkiye’de mukim olan herkese, tıbben ya da yaşa bağlı bir engeli olmadıkça, aşı zorunluluğu getirmekle yükümlüdür."

Kaboğlu, bu bağlamda, Sağlık Bakanı Koca’ya; salgınla mücadelede aşının önemini sürekli vurgularken, aşı zorunluluğunun yetki sahibi Sağlık Bakanlığı tarafından Türkiye’de halen niçin öngörülmemiş olduğunu; aşı zorunluluğu uygulamasına ne zaman başlanacağını; aşı zorunluluğu getirilmiş olsaydı, Türkiye’de aşı uygulamasına başlandığı tarihten itibaren kaç ölümün engellenmiş olacağını ve geleceğe dönük olarak da, zorunlu aşı uygulamasına geçilmesiyle beraber günlük vefat sayılarının ne ölçüde azalacağıyla ilgili olarak Sağlık Bakanlığının bir projeksiyonu olup olmadığını ve Sağlık Bakanı’nın, aylardır çok yüksek günlük vaka ve vefat sayıları açıklayan Türkiye’de, ölümleri çok azaltacağı tıbben kesin olan aşının zorunlu kılınmaması sebebiyle yaşanılan ölümlerin cezai ve hukuki sorumluluğunu taşıdığını düşünüp düşünmediğini sordu. 


 

Yorumlar