Ceviz ağacının altında neden oturulmaz? Ceviz ağacı gölgesi zararlı mı?

Ceviz ağacının altında neden oturulmaz, sorusu son dönemlerde özellikle de yaz aylarında bu güzel ağaçların gölgesinde oturmak isteyip de oturamayanlar tarafından sıkça soruluyor. Ceviz ağacının altında neden oturulmaz, gölgesi zararlı mı? İşte ceviz ağacının altında oturamama nedeni:

Google Haberlere Abone ol

Türkiye'de en çok yetiştirilen ürünlerden biri de cevizdir. Ülkenin hemen hemen her bölgesinde ceviz yetiştirilir. Ancak verimli ceviz yetiştiriciliği ise belli bölgelerde daha yaygındır. Özellikle de İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde ceviz yetiştiriciliği oldukça yaygındır. 

Anadolu'da ceviz ağacının altına oturulmaması gerektiği, oturanın sağlığnın bozulduğu hatta ceviz ağacının altında oturanların erken yaşta hayatını kaybedeceği ileri sürülür. Peki, ceviz ağacının gölgesi gerçekten zararlı mı, ceviz ağacının altında oturanların sağlığı bozulur mu, neden ceviz ağacının gölgesinde oturulmaz?

İşte detaylar: 

Yaygın olarak bilinen gerçekçe ceviz ağacı sülfür gazı salgıladığı için, bu gaz insana zarar verir. İddiaya göre havadaki diğer gazlardan daha ağır olduğu için dibe çöken silfür gazı, ceviz ağacının altında oturanları halsizleştirir, sersemleştirir. Bazı uzmanlar bu iddiaların tamamen asılsız olduğunu, hatta ceviz ağaçlarının bu gazı salgıladığına dair bilimsel veriler olmadığını belirtiyor. Ancak bazı uzmanlar ise tam tersi bir görüş savunuyor. Dolayısıyla konu hakkında aslında kesin ve net bir bilgi veya bilimsel veri yok.

Uzmanlara göre halkta yanlış bir kanaat olarak yerleşmiş, aslında sülfür gazının insana bir zararı yok. Üstelik sülfür gazının ozon tabakasını tamir etme özelliği var. Sırf bu sebepten dolayı dünyadaki ceviz ağacının sayısının artırılması gerekiyor.

Ülkemiz içinse ceviz önemli bir gelir kaynağı. Dünyanın en kaliteli cevizleri bu topraklarda yetişiyor. Ve biz tükettiğimiz cevizin yarısından fazlasını Amerika'dan satın alıyoruz.

Cevizin insan vücuduna sağladığı faydaları saymakla bitmez. Ceviz, damarlarda daha az pıhtılaşma özelliği olan kan tipinin üretimine ve iyi kolesterol oranının kötü kolesterol oranına göre artmasına yardım ediyor, kolesterolün damarları tıkama aşamasında önemli bir adım olan şişme ve kızarıklığı azaltabiliyor.

Beyne benzeyen ceviz, kavrama ve anlamayı geliştiriyor. Asya'da ceviz hala beyin gıdası olarak kabul ediliyor, bu ülkelerde öğrenciler, sınavlardan önce ceviz yiyerek notlarını yükseltebileceklerine inanıyor.

Ceviz, omega-3 bakımından çok zengin. Cevizdeki yağ profili, fitosteroller ve magnezyum, safra taşı oluşumunun önüne geçiyor.

Cevizdeki melatonin, beyin bezesi tarafından salgılanan melatoninin insan vücudunun kullanıma hazır formunu içeriyor. Melatonin, gece çalışan ve zaman farkından dolayı uyku düzensizliği çeken kişilerde uyuma rahatsızlıklarını ortadan kaldırabiliyor.

KONU HAKKINDA FARKLI GÖRÜŞLER

Anadolu Üniversitesi (AÜ) Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Botanik Anabilim  Dalı tarafından yapılan araştırmalarda, Dr. Ersin Yücel bazı bitkilerdeki zehirli maddenin insana sindirim, deri, solunum ve kan yolu ile bulaşabileceğini belirtiyor. Bu sebeplerden dolayı ceviz ağaçlarının insan yoğunluğundan uzak olan yerlere dikilmesi gerektiğini vurguluyor.

Ceviz ağacı en görkemli ağaçlardan biridir ve yapısı gereği meyvesini yaklaşık 5-10 mm et kalınlığı olan yeşil bir doku ile koruma altına alır. Bu kabuk meyveyi böcek ve hayvan istilalarından korumak için geliştirilmiştir. Bu doku çatladığı zaman cevizin toplanma zamanı gelmiş demektir. Cevizin üstündeki bu kısım ayıklanır ve tat olarak çok kötü olduğu için tüketilmez. Bu doku bazı ilaçların yapımında ham madde olarak kullanılmaktadır.

UZMANLARA GÖRE ZARARI YOK

Bir başka iddiaya göre ise ceviz ağacının sülfür gazı salgılayarak zararlı bir hale geldiği şeklindeki iddialar tamamen asılsız. Bu görüşe göre; yoğunluğu farklılık göstermekle beraber ceviz ağaçlarının hemen hemen her kısmında ‘’juglon’’ adı verilen ve buna duyarlı bazı bitki türlerinin yaşam döngüsüne zarar verecek bir kimyasal ürettiği doğru ancak iddia edildiği gibi ceviz ağaçları yakınında ya da altında kendi fidanları da dahil hiçbir odunsu bitki fidanının yetişmediği bilgisi doğru değil. Juglon bir sülfür gazı ya da içinde sülfür bulunduran bir bileşik değil. Odunsu bitkiler de dahil olmak üzere ceviz ağacı ile uyumlu bir şekilde yetişebilecek bitki türleri mevcut. Juglonun insan sağlığına olumsuz bir etkisi olmadığı da belirtilmiş.

İddiada belirtildiği gibi ceviz ağaçlarının kökleri de dahil birçok kısmı zehirli bir madde olan juglonu salgılıyor ancak bu madde insan sağlığı için zararlı olmadığı gibi iddiada belirtilenin aksine ceviz ağacının altında tüm odunsu bitki fidanlarının yaşamasına da engel değil. Juglonun bazı bitkiler üzerinde olumsuz etkisi bulunduğuysa doğru.

BÖYLE BİR GAZ SALGILADIĞI DOĞRU DEĞİL İDDİASI

Yurakıdaki görüşü savunanların bir diğer iddiası ise ceviz ağacının sülfür gazı salgılamadığı yönünde. İddianın ikinci kısmında ceviz ağaçlarının sülfür gazı salgıladığı ve bu gazın insanları sersemlettiği ancak ozon tabakasını tamir ettiği söylenmiş. Sülfür gazı ifadesi ile hangi kimyasalın kastedildiği açık olmadığından bu iddianın yanlışlanması biraz zor. Sülfür dioksit ya da hidrojen sülfür kastediliyorsa bu gazların zehirli olduğu doğru ancak ceviz ağaçlarının sülfür içeren bir gaz saldığına dair bilimsel bir kanıt bulamadık.

SONUÇ OLARAK

Ceviz ağaçlarının etrafında kendi fidanları da dahil odunsu bitki fidanlarının yetişmediği doğru değil. Ceviz ağaçlarının etrafında bu ağaçlar tarafından üretilen juglon isimli kimyasala duyarlı bazı bitki türleri yetişmiyor ancak hiçbir odunsu bitkinin yetişmediği iddiası yanlış. Ceviz ağaçlarının sülfür gazı salgıladığı iddiası için net bir bilimsel kanıt bulunamadı. Sülfürün ozon tabakasını onardığı iddiasıysa oldukça tartışmalı. Sülfürün küresel ısınmaya karşı kullanılması tartışılmakta fakat bu tartışmalarda ozon tabakasına verebileceği zararlar ve sebep olabileceği asit yağmurlarına dikkat çekilmiş.

Yorumlar