ÇAYKUR 2020 yılında da zarar açıkladı

Türkiye'de sudan sonra en çok tüketilen içecek olarak bilinen çayın en büyük üreticisi ÇAYKUR geçtiğimiz yılı da zararla kapattı. Kurumun 5 yıllık zararı ise 2 milyar lirayı geçmiş durumda.

Google Haberlere Abone ol

Türkiye'de sudan sonra en fazla tüketilen içecek olarak bilinen çayın bir numaralı üreticisi ÇAYKUR'dur. Ancak bütün Türkiye'ye çay içiren kurum son 5 yıldır her yıl düzenli bir şekilde zarar açıklıyor. En son 2020 yılında da yine 547 milyon lira zarar açıklandı. 

Bloomberg HT'den İrfan Donat, Çaykur'un zararları konusunda kaleme aldığı yazısında ilginç detaylara yer verdi.

İşte Donat'ın yazısından ilgili bölüm:

ÇAYKUR, 2020 yılında yine zarar açıkladı.

‘Yine’ diyoruz çünkü geçen yıllarda da benzer bir tablo söz konusuydu.

2016’da 82 milyon lira zarar yazdı

2017’de 268 milyon lira zarar etti.

2018’de 657 milyon lira zarar açıkladı.

2019’da 635 milyon liralık zarar yazdı haneye ÇAYKUR.

2020 yılında ise zarar 547 milyon TL.

Özetle ÇAYKUR, 2015’ten bu yana kar etmiyor ve son 5 yıldaki toplam zarar 2.1 milyar TL’yi aşıyor.

Ama özellikle 2017’de Varlık Fonuna devredildikten sonra ÇAYKUR’un zararındaki artışlar da dikkat çekici.

Dünyanın kişi başına en fazla çay tüketilen ülkesinde, böyle bir kurumun zarar etmesinin tartışılması kadar normal bir şey de olamaz sanırım.

Çünkü herkes bu zararın gerekçesini anlamakta zorluk çekiyor.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) Komisyonu toplantısındaki 2,5 süren görüşmeler, ÇAYKUR'un zararını yeniden gündeme getirdi.

Komisyonun 6 Nisan tarihli 66 sayfadan oluşan tutanağını okuduk.

Yine 20-30 yıldır konuşulan çay bahçelerinin gençleştirilmesi gerektiğinden bahsediliyor.

Yine yıllardır tartışılan çay kanununun değiştirilmesi konuşuluyor. Ama ortada hala bir taslak dahi yok…

Tutanakta ilginç diyaloglar var.

ÇAYKUR Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, çay bahçelerinden yenilenme gerekliliğinden istihdama, yeni ürün çalışmalarından gerekli olan yeni yatırımlara kadar uzun bir açıklama yapıyor komisyona…

Yusuf Ziya Alim’in sunumunun ardından, kurumun zarar açıklamasına yönelik herkesin merak ettiği soruyu ve tespiti ise KİT Komisyon Üyesi Mustafa Tuncer şu cümlelerle özetliyor: “Böyle büyük bir borcu yapmak için Kurum çok büyük harcamalara mı imza atmış? Sayıştay raporları incelendiğinde, hayır, böyle bir yatırım işi yapılmamıştır. Peki, çok çok büyük kamulaştırmalar mı yapılmış? Hayır, bu da yapılmamıştır. Özel sektördeki çay fabrikaları satın alınmış da kurumun bünyesine mi katılmış? Hayır, bu da yapılmamış. Çay bahçeleri yenilenmiş de yenilenen çay bahçeleri karşılığında oradaki çay üreticisi ailelere ücretler, paralar mı ödenmiş? Hayır, bu da yapılmamış…”

Yusuf Ziya Alim’in ise ÇAYKUR'un zararına ilişkin şu cümlesi önemli: “Üreticinin mağdur olmaması için yaş çay 650 bin almamız gerekirken, 750 bine çıkıyor, bunun parası da krediyle ödeniyor. Kredi faizleri bu sene 8’de kalsaydı 200 milyon gibi zararımız olacaktı, 19’a çıkınca ister istemez yüksek oldu…”

Aslında özetle kurumun zarar etmesinin tek bir nedeni yok.

Operasyonel sorunlar, finans yönetimi, stok planlaması, etkin insan kaynakları yönetimi, rekabetçi yapıdan uzaklaşma, pazarlama kanallarındaki sorunlar gibi birçok faktör, kurum zararının oluşmasında önemli etkilere sahip gibi gözüküyor.

Yorumlar