Bakan Bozdağ canlı yayında konuştu

"(Kamu yöneticilerinin diplomatlarla görüşmesinin izne bağlanması) Bu yazı, Türkiye'de idarede görev alan herkese iletilen genel bir yazıdır. Kimseye özel yapılmış bir düzenleme değildir"

Google Haberlere Abone ol

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun, belediye başkanlarının diplomatlarla görüşmesinin izne bağlanmasına yönelik açıklamalarıyla ilgili, "Bu yazı, Türkiye'de idarede görev alan herkese iletilen genel bir yazıdır. Kimseye özel yapılmış bir düzenleme değildir." dedi.

Bozdağ, Haber Global televizyonundaki canlı yayında soruları yanıtladı, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Bir soru üzerine Türkiye'nin Osman Kavala hakkındaki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) kararını infaz ettiğini ve bu karara uyduğunu ifade eden Bozdağ, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nin, isminde "Türk" ifadesi geçen dernekleri kapatan ve bu yöndeki hak ihlali kararına uymayan Yunanistan'la ilgili 2008'den bu yana herhangi bir işlem yapmadığını anlattı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun "Erdoğan, seçimi kazanırsa ben bile görevden alınabilirim" açıklamasının hatırlatılması üzerine Bozdağ, şunları söyledi:

"Sayın İmamoğlu, Cumhurbaşkanı adaylığı niyetini fazlaca gizlemek istese de gizleyemeyen biri. Bunu bir şekilde ifade ediyor. Henüz adaylıktan da vazgeçmiş gözükmüyor. Belli ki Sayın Cumhurbaşkanımızın karşısında, o karşıtlıkta bir yer almak istiyor olabilir ve oradan kendine prim edinecek bir şey yapmak isteyebilir. Türkiye bir hukuk devletidir. Hukuk devletinde bunların nasıl olacağını Cumhurbaşkanı değil, hukuk tayin eder. 'Seçilirse olacak' diyor, şu anda Cumhurbaşkanı, eğer öyle bir şey olsa seçimi niye beklesin? Öyle bir şey yok. Bir mağduriyet algısı, 'Benim üstüme oynuyorlar, beni zorlaştırıyorlar' diye klasik bir siyaset yapma tarzı. Bunu, İstanbul gibi bir büyükşehrimizin belediye başkanına yakıştıramıyorum. Sayın Cumhurbaşkanımıza karşı böyle bir değerlendirme yapmasını da doğru görmem."

İmamoğlu'nun parti içi rekabete Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı alet etmemesi gerektiğini kaydeden Bozdağ, "Öyle gözüküyor ki herhalde Cumhurbaşkanımızın ismini kullanmaya ihtiyaç duydu. Şimdi bir can simidi gibi bu kullanmayı gerçekleştiriyor ama sağlıklı bir şey değil bu." diye konuştu.

- "HAYIRLI OLSUN MAĞDURİYETİ"

İmamoğlu'nun belediye başkanlarının diplomatlarla görüşmesinin izne bağlandığına yönelik açıklamalar yaptığının aktarılması üzerine Bozdağ, Türkiye dış politikasının Cumhurbaşkanı ve Dışişleri Bakanlığı üzerinden sevk ve idare edildiğini belirtti.

Adalet Bakanı olarak kendisinin de bir büyükelçi ile görüşeceğinde veya bir ülkeye ziyaret planladığında bu konuları Dışişleri Bakanlığı ile görüştüğünü anlatan Bozdağ, bunun "devletin anayasası" gibi olduğunu kaydetti.

Bakan Bozdağ, şöyle devam etti:

"Sayın Cumhurbaşkanımızın 3 Haziran'da yazdığı bir yazı var, bütün bakanlıklara ve devlet birimlerine. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanına mahsus bir yazı değil. Her birim de bunu kendi alt birimlerine gönderiyor. İçişleri Bakanlığı da gelen yazıyı kendi alt birimleri olan valiliklere gönderiyor, valilikler de bunu kendiyle ilgili birimlere aktarıyor. Bu Türkiye'nin valilerine, bütün bakanlıklarına, Adalet Bakanlığı olarak bize, herkese giden bir yazı. Buradan kalkıp siz, bütün Türkiye'nin her yerine giden bir yazıyı 'Bu bana geldi, benim için kondu, benim görüşmelerimi engellemek için yaptı' derseniz, doğru bir şey olmaz. Bu fevkalade yanlış bir şey.

Bu yazı, Türkiye'de idarede görev alan herkese iletilen genel bir yazıdır. Kimseye özel yapılmış bir düzenleme değildir. Bu genel düzenlemeden kendisine yapılmış özel bir düzenleme gibi sonuç çıkarmak fevkalade yanlıştır. O zaman ben Adalet Bakanı olarak ne diyeceğim? Ben daha önce de bakanlık yaptım. Hiçbir büyükelçi görüşmesini Dışişleri Bakanlığına haber vermeden yapmadım. Bazısında da oradan temsilci aldım."

İşin doğrusunu Cumhurbaşkanı yazısının ortaya koyduğunun altını çizen Bozdağ, "Bütün yöneticilere dönük bir yazı. Buradan özel sonuç çıkarmak büyük bir gayret ister. Maşallah Ekrem Bey de iyi bir gayret göstermiş, kendine oradan bile mağduriyet devşirdiğini görüyorum. Hayırlı olsun mağduriyeti." diye konuştu.

Muhalefetin cumhurbaşkanı adayının sorulmasına karşılık Bakan Bozdağ, altılı masanın Türkiye'yi yönetecek bir cumhurbaşkanı adayı aramadığını söyledi.

"Altılı masadakilerin yönetimini kabul edecek, altılı masanın yöneteceği bir cumhurbaşkanı adayı arıyorlar." diyen Bozdağ, "cumhurbaşkanı adayının, daha adaylığı kabul etmeden önce onlarla bir vesayet ilişkisi protokolü imzalamak zorunda olduğunu" söyledi.

- "KONUŞMAKTAN ÇEKİNGENLİK VAR"

"Bu altı kişinin yönetimini kabul etmek onların kuklalığına rıza göstermektir." diyen Bozdağ, şöyle konuştu:

"Türkiye'nin Cumhurbaşkanı, Türk milletinden, sandıktan aldığı iradeye, Anayasa ve yasaların ortaya koyduğu irade dışında başka bir iradeye tabi olmaz. Türk halkı da bunu seçmez. Bu kim olabilir? Ekrem Bey'le ilgili muhtemelen yönetemeyiz diye düşünüyor olabilirler. Genel başkanını, altılı masayı takmıyor, herkes 'dur' dediği halde durmuyor. Yarın aday yaparsak bizi hiç mi takmaz diye düşünüyorlar. Liderlerin psikolojisine de iyi bakmak lazım. Hiçbiri masada bile otururken üstünlük sağlayacak bir oturma düzeni istemiyor. Yürürken de birinin bir santim gerisinden, ilerisinden yürümek istemiyor. Bu yorum, bilgiye dayalı değil, masadakiler masadan birinin adaylığına razı değil. Çünkü birinin aday olması demek masadan birinin öne çıkması demek. Halbuki diyorlar ki 'Biz eşitiz, birisi öne çıkmayacak, biz birisini öne çıkaracağız, sonra beraber onu yöneteceğiz. Kimi öne çıkaracağız, bunu konuşmaktan çekiniyorlar. 'Daha isim üzerinden konuşmadık' diyorlar... Benim anladığım konuşmaktan çekingenlik var."

Adayın vasıflarını tartışmaktan herkesin yorulduğuna dikkati çeken Bozdağ, milletin de bundan bunaldığını belirtti.

Bakan Bozdağ, şunları söyledi:

"Kimi istiyorlarsa açıklasınlar, arkasına düşüp sahip çıksınlar. Niye korkuyorlar? 'Aday yıpranırmış', o zaman yıpranacak birini niye aday yapacaksınız? Madem öyle düşünüyorsunuz yıpranmayacak birini getirin. Tayyip Bey 20 yıldır milletin huzurunda yıpranmıyor da sizin adayınızın bir senede yıpranacaksa o zaman öyle bir adayla yola çıkmayın. Zaten sizi başarıya taşımaz. Sağlam, milletin takdirini alacak birini bulamıyorsanız, bu kadar parti, altılı masa ama yedili masa o esasında. Öbürü masanın altında mı, pencereden mi takip ediyor? HDP bunların hazır kıtası. Belediye seçiminde imdada koşacak, başka ihtiyaç olduğunda imdada koşacak ama kimse onun imdada koştuğunu bilmeyecek. Yan yana fotoğraf vermek, aynı masada oturmak istemiyorlar. 85 milyon Türk halkı, HDP'nin bu masanın gayriresmi ortağı olduğunu biliyor."

- HAKSIZ TAHRİK İNDİMİ

Haksız tahrik indirimine yönelik çalışmaların sorulması üzerine Bozdağ, şunları kaydetti:

"Tahrik meselesini yeniden ele alan, değerlendiren ve bu çerçevede bir çerçeveyi yeniden çizen bir içtihada ihtiyaç olduğunu ben her yerde ifade ediyorum. Ama öte yandan haksız tahrik le ilgili yapılan uygulamalar kamuoyunda çok fazla tepkilere yol açınca biz de görülen davalardan bağımsız olarak söylüyorum, acaba bu haksız tahrik konusunda bir yasal düzenleme ihtiyacı var mı? Dünyada bu haksız tahrik meselesi nasıl uygulanıyor? Çünkü her ülkede var, acaba bir düzenleme yapılırsa nasıl olabilir? Biz bunu tartışmaya açtık bakanlık olarak. Şu anda arkadaşlarımız çalışıyor. Mukayeseli hukuku inceliyor, Türk cezacıları ile görüşüyor öte yandan Yargıtay'ımızla pek çok yerle bu konu değerlendirilmesi yapılıyor. Onun çıktısına göre biz bakacağız. Eğer bir ihtiyaç yasal düzenleme konusunda varsa onun formülünü de yine bütün taraflarla istişare etmemiz lazım. Çünkü tahrik konusu binlerce yıldır var olan bir hukuk müessesesi. Bu müessesenin sağlıklı işlemesine yardımcı olacak bir adam yoksa müesseseyi yok edecek bir adım söz konusu değil."

Bozdağ, soru üzerine hakim ve savcı yardımcılığının yürürlüğe gireceği 1 Ocak 2023'ten önce son kez 1500 hakim ve savcı adayı alınacağını, bu sınavın da 26-27 Kasım'da yapılacağını bildirdi.

Adalet Bakanı Bozdağ, icra müdürlüğü mülakat sonuçlarının açıklanmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü, Kurban Bayramı'ndan önce açıklanmazsa bayramdan sonraki ilk haftada sonuçların ilan edileceğini belirtti.

Yorumlar