Aşıdan ölen var mı Türkiye'de ya da aşı sonrası koronaya yakalanan?

Aşıdan ölen var mı Türkiye'de veya aşı olduktan sonra tekrar koronavirüs salgınına yakalanan var mı soruları bu aralar merakla cevapları aranan sorular arasında yer alıyor.

Google Haberlere Abone ol

Aşıdan ölen var mı Türkiye'de veya aşı olduktan sonra koronavirüse yakalanan ya da yakalandıktan sonra ölen var mı? Türkiye'de yapılan aşılamada şu ana kadar büyük bir başarı sağlandığı Sağlık Bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından defalarca açıklanmış durumda. Ancak buna rağmen hala 22 milyon insan Türkiye'de hiçbir aşıyı, yani hiçbir dozunu olmuş değil. Vaka sayılarının hızla arttığı Türkiye'de 22 milyon aşısız insan olması herkesi endişelendiriyor.

Aşıdan ölen var mı Türkiye'de ya da aşı sonrası koronaya yakalanan
Aşıdan ölen var mı Türkiye'de ya da aşı sonrası koronaya yakalanan

 

Bu nedenle Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere herkes vatandaşı aşı olmaya davet ediyor. Devlet ve özel kurumlarda aşı olmak isteyen herkese her türlü imkanlar seferber edilmiş durumda. Buna rağmen aşı olmak istemeyenler ya da üşengeçlik yaparak hastanelere gitmeyenler var. Bunların dışında bir de aşıya karşı oldukları, kafalarında çeşitli soru işaretleri ve şüpheler bulunan insanların varlığı da bir gerçek. Peki, kafalarında soru işaretleri olan insanların endişelerinin kaynağı nedir? 

Koronavirüs aşısı olmak istemeyen ya da aşıya karış olduğunu belirtenlerin birçoğunun kafasındaki en büyük sorular, "Ya koronavirüs aşıları genetik yapımızda değişime neden oluyorsa? Ya kısırlığa yol açıyorsa? Ya kronik bir hastalığa sebebiyet veriyorsa?" şeklindeki sorulardır. Bazı soruları da, aşının ne kadar etkili olup olmadığıyla ilgilidir. Örneğin, "Koronavirüs aşısı salgını gerçekten önlüyor mu, aşıdan sonra ölen var mı, aşı olduktan sonra tekrar virüse yakalanan var mı?" soruları. 

Aşıdan ölen var mı Türkiye'de ya da aşı sonrası koronaya yakalanan
Türkiye'de sadece koronavirüs aşısı nedeniyle şu ana kadar öldüğü belirtilen herhangi bir ölüm vakası yok.

 

Türkiye'de sadece koronavirüs aşısı nedeniyle şu ana kadar öldüğü belirtilen herhangi bir ölüm vakası yok. Dolayısıyla aşıdan dolayı ölen insan olmadığını söylemek mümkündür. Ancak, başta BioNTech olmak üzere bazı aşıların küçük de olsa yan etkilerinin olduğu biliniyor. Bu etkilerin ağır hasta insanlarda ağır şekilde seyredebildiği hatta bazen de ölümlere neden olabildiği bütün dünyada bilinen bir gerçektir. 

Türkiye'de aşı olduktan sonra tekrar virüse yakalanan var mı sorusuna gelince; bu konuda resmi olarak açıklanmış bir veri yok; ancak sağlık kuruluşlarından aldığımız ortalama rakamlara göre aşı olduktan sonra tekrara virüse yakalanan insan sayısı neredeyse yok denilecek az. Aşının ilk dozunu olan ya da aşıyı henüz yeni olmuş ve aşı etkisini göstermediği için tekrar virüse yakalanan insanlar var. Bunların sayısı ise yüzde 20-30'lar civarında. Ancak her iki doz aşıyı oldukları halde tekrar virüse yakalanan kişi sayısı  ise yüzde 3-4 civarında olduğu belirtiliyor. 

Türkiye'de sadece koronavirüs aşısı nedeniyle şu ana kadar öldüğü belirtilen herhangi bir ölüm vakası yok.
 "Çünkü, hangi aşı olursa olsun net olarak gösterildi ki aşılar, ağır hastalığı ve ölümleri engelliyor."

 

Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmail Balık, toplumsal bağışıklığın sağlanması için Kovid-19 aşılamasında, vatandaşların hangi aşıya erişirse o aşıyı yaptırmasının hayati önem taşıdığını belirterek, "Çünkü, hangi aşı olursa olsun net olarak gösterildi ki aşılar, ağır hastalığı ve ölümleri engelliyor." dedi.

İlaç Bilincini Geliştirme ve Akılcı İlaç Derneği Başkanı olarak da görev yapan Balık, Kovid-19 salgınında toplumsal bağışıklığın sağlanmasında etkili olan aşılar üzerine önemli değerlendirmelerde bulundu. 

Aşıların salgını kırma ve vaka sayılarını hızla azaltmada çok etkili olduğunun İngiltere ve İsrail'de görüldüğünü aktaran Balık, sözlerini şöyle sürdürdü: "İngiltere, kısa bir zaman öncesine kadar Avrupa'da en fazla vakanın görüldüğü ülkeydi, ancak üç gündür Londra'da hiç ölüm görülmediği açıklandı. Hızlı bir şekilde salgın orada azaldı. İsrail'de ise neredeyse hiç vaka görülmez hale geldi. Neden? Çünkü, bu aşılanma ile sağlandı. Aşıyla toplumsal bağışıklığı sağladılar. Salgınlarda nüfusun yüzde 60'tan fazlasını aşılarsanız, bir kısmı da hastalığı doğal yoldan geçirdiği için bağışıklık kazanmış olacağından salgın o ülke için sorun olmaktan çıkar. Türkiye'de aşı temininde sorun yaşanmazsa, Sayın Bakanımızın da açıkladığı gibi haziran sonuna kadar nüfusun önemli bir kısmı aşılanmış olacak ve sonbahara salgından uzaklaşmış olarak girmiş olacağız."

HANGİ AŞIYI YAPTIRMAK GEREK?

Prof. Dr. Balık, Türkiye'de bugüne kadar Sinovac firmasına ait CoronaVac aşısının yapıldığını, BioNTech aşısının da ülkeye geldiğini söyledi. Vatandaşların iki aşıdan birini tercih edebileceklerini ifade eden Balık, şunları kaydetti: "Ankara Üniversitesi olarak her iki aşının da Faz 3 çalışmalarına katıldık. Vatandaşlarımız, hangi aşıya erişirse o aşıyı yaptırmalı, bu çok önemli. Çünkü, hangi aşı olursa olsun net olarak gösterildi ki aşılar, ağır hastalığı ve ölümleri engelliyor. İngiltere'de sadece BioNTech yapılmadı, Astra-Zeneca da yapıldı. Bizim kullandığımız Sinovac aşısının yapıldığı ülkelerde de ölüm oranlarının ciddi oranda azaldığı görüldü. Bu veri bize de yansıdı, öyle ki Türkiye'de de artık 60 yaş üstünde ağır vakaları görmez hale geldik. Şu anda daha çok 40-60 yaş arasında. O nedenle, hangi aşıyı buluyorsak o aşıyı mutlaka yaptıracağız."

Türkiye'nin aşılama ve vaka sayısı tablosunda son durum

 

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın vatandaşlara şu an iki aşıdan birini yaptırabileceklerine yönelik seçenek sunduğunu belirten Balık, her iki aşı üzerine üniversitede yaptıkları klinik gözlemlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu: "Klinik gözlemlerimize göre, eğer alerjik bünyeniz varsa mRNA aşısı yerine tercihiniz varsa alerjik bünyelerde daha az yan etki yapan inaktif aşı olan Sinovac aşısını yaptırabilirsiniz. Çünkü, çalışmalarda sadece BioNTech değil diğer mRNA aşılarının daha çok reaksiyon yaptığı gözlendi. Ayrıca, mRNA aşıları, inaktif aşılara göre daha güçlü bağışıklık yanıtı yapıyor, immün sistem üzerine uyarıcı etkisi daha fazla olduğu için. Dolayısıyla, bağışıklık yanıtı zayıf olabilecek bünyeye sahip olanlar, mRNA aşısını tercih edebilir. Bunlar kim dersek, obezitesi bulunanlar, böbrek yetmezliği, şeker hastalığı olanlar, kanser tedavisi görenler veya çeşitli hastalıkları nedeniyle bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullananlar, eğer seçenekleri varsa mRNA aşısı olan BioNTech aşısını tercih edebilirler. Ancak yine onlarda da inaktif aşısının çalıştığını, işe yaradığını söylememiz lazım. mRNA aşıları tek dozdan bir hafta sonrasından itibaren bağışıklık oluşturmaya başlıyor, inaktif aşılar ise ancak ikinci dozdan 15 gün sonra belirgin bağışıklık oluşturuyor."


 

Yorumlar