Arafat’ta Vakfe duası

Diyanet İşleri Başkan Vekili Ekrem, “Allahım! Arakan’da, sadece “Rabbimiz Allahtır” dedikleri için kardeşlerimiz yurtlarından, kendi topraklarından çıkarıldı. Sürgün edildi, işkenceye maruz kaldı, öldürüldü, katliama uğradı. Sen onları bu zulümden kurtar” dedi.

Google Haberlere Abone ol

Diyanet İşleri Başkan Vekili Ekrem, “Allahım! Arakan’da, sadece “Rabbimiz Allahtır” dedikleri için kardeşlerimiz yurtlarından, kendi topraklarından çıkarıldı. Sürgün edildi, işkenceye maruz kaldı, öldürüldü, katliama uğradı. Sen onları bu zulümden kurtar” dedi.

Diyanet İşleri Başkan Vekili Ekrem Keleş, Arafat’ta yaptığı vakfe duasında şuları kaydetti:

“Rabbimiz! Her türlü övgü, her türlü ihtiram sanadır. İnsanlığa Yüce Kur’an’ı lütfettin. Resul-i Ekrem’i göndererek bizi şereflendirdin. Fazl ve kereminle bizi en hayırlı ümmet kıldın. Şehadet ederiz ki senden başka ilah yoktur. Yine şehadet ederiz ki Muhammed Mustafa (sav) senin kulun ve resulündür. En güzel isimler ve en yüce sıfatlar senindir. Yüzümüzü sana döndük. Boyunlarımızı sadece senin önünde eğdik. Senden başkası için secdeye varmadık. Hamdimizi, övgümüzü, yalvarış ve yakarışımızı, dua ve niyazlarımızı kabul eyle Allahım! Efendimiz Muhammed Mustafa’yı âlemlere rahmet, insanlığa rehber kıldın. Doğru yolu o gösterdi. Bir kandil misali yolumuzu aydınlattı. Cennetinle müjdeledi, azabınla uyardı”

"Kâfirlerin ve zalimlerin saldırılarına karşı bize yardım et"

“Allahım! Bizi affeyle! Gidecek başka kapımız yok Allahım! Kullarını mahzun eyleme. Doğru yolunu göster, hidayetten ayırma Allahım! Gün batmadan, Arafat’a veda etmeden affet günahımızı. Ört bütün ayıplarımızı! Gider bütün sıkıntılarımızı! Şifa ver bize tüm hastalıklardan ey Şâfî! Devasız derdimiz kalmasın Allahım! Ülkemizi ve âlem-i İslam’ı şerlilerin şerrinden muhafaza eyle. Bizi zalimlerin, fitnecilerin ve fâsıkların saldırılarından koru. Rabbimiz, bizi zalimler topluluğu ile beraber eyleme. Senden başka bize yardım edecek hiçbir güç ve kudret yoktur. Bizi her türlü felaketten ve kötülükten rahmetinle, merhametinle sen korursun. Günahlarımızı ve taşkınlığımızı bağışla. Ayaklarımızı sabit kıl. Bize direnme gücü ver. İşimizi kolaylaştır. Kâfirlerin ve zalimlerin saldırılarına karşı bize yardım et. Rabbimiz, bize dünyada iyilik ve güzellik ver. Ahirette de iyilik ve güzellik ver. Bizi cehennem azabından koru yarabbi”

"Ayrıştık, bölündük, parçalandık. Bizleri yekvücut kıl Allahım!"

“Kan akıttık. Akan kanları durdurmadık. Bizi kan akıtanlardan eyleme. Bizi akan kanları durduranlardan eyle. Allahım! Sen insanları farklı coğrafyalarda, farklı renklerde yarattın. Onlara farklı diller öğrettin. Tanışalım diye kabilelere ve kavimlere ayırdın. Biz ise bunu unuttuk. Ayrıştık, bölündük, parçalandık. Bizleri yekvücut kıl Allahım! Ayrılığa düşüp gücünü yitirenlerden eyleme Allahım! Müminleri sen kardeş kıldın. Biz ise kardeşlik hukukuna riayet edemedik. Feraset, basiret, insaf ve adalet nasip eyle bize! Sen bizden tevhidi ve vahdeti istedin. Biz ise parçalandık, zayıfladık, eridik. İslam diyarları kan gölüne döndü Allahım. Bu günah bize yeter Allah’ım. Sen bizleri gafletten uyandır Allahım! Top yekûn âlem-i İslamı bu günahlardan kurtar Allah’ım”

"Arakan’da kardeşlerimiz sürgün edildi, işkenceye maruz kaldı, öldürüldü, katliama uğradı"

“Tüm Müslümanlar için yalvarmaya geldik Allahım! Barut kokusu yok olsun, silah sesleri duyulmasın Allahım! Hiçbir bebek ağlamasın, analar gözyaşı dökmesin. Halep’te yetim kalmasın. Şam’da mahzun bir bakış olmasın. Gazze, öksüz çocuk görmesin. Afrika açlıkla kıvranmasın. Libya’da, Irak’ta, Yemen’de kardeşkanı dökülmesin. Bizleri onlara el uzatan, verdiğin nimetleri onlarla paylaşan müminler eyle. Allahım! Arakan’da, sadece “Rabbimiz Allahtır” dedikleri için kardeşlerimiz yurtlarından, kendi topraklarından çıkarıldı. Sürgün edildi, işkenceye maruz kaldı, öldürüldü, katliama uğradı. Sen onları bu zulümden kurtar. Bize de onlara yardım etme gücü ver Allahım!”

"Arabın Arap olmayana, Arap olmayanın Arab’a; beyazın siyaha, siyahın da beyaza takva dışında bir üstünlüğü yoktur”

“Yarabbi, Efendimiz on dört asır önce Zilhiccenin 9’unda bu meydandaydı. Ashabına son hutbesini burada irad etti. “Ey insanlar biliniz ki Rabbiniz de birdir, atanız da birdir. Arabın Arap olmayana, Arap olmayanın Arab’a; beyazın siyaha, siyahın da beyaza takva dışında bir üstünlüğü yoktur” buyurdu. Bizleri kibirden, üstünlük kuruntusundan kurtar. Sana kul olan müttakiler eyle”

"Şehitlerimizin emaneti başımızın üstündedir"

“Şehitlerimizin emaneti başımızın üstündedir. Emanetine sahip çıkmak için güç ve kuvvet ver Allahım! Aramızda gazilerimiz var Allahım! Senin için, Müslümanlıkla yoğrulan yurtları, ümmet için mücadele ettiler. Allahım! Evlerinden helalleşip çıktılar, bir kez arkaya bakmadılar. Meydanlarda savaştılar, dağlarda savaştılar. Kollarını, bacaklarını, gözlerini kaybettiler bu uğurda. Onlara sağlık, afiyet ver. Uzun ömür, bol nimetler ihsan et Allahım! İman üzere ölmeyi, cennetine varmayı nasip et onlara Allahım!”

"Bu dualar hürmetine milletimizi her türlü kötülükten koru Allahım!"

“15 Temmuz günü Asya’da, Afrika’da, Gazze’de, Bosna’da eller milletimiz için kalktı. Dualar, tazarrular, yakarışlar sadece sanaydı. Bu dualar hürmetine milletimizi her türlü kötülükten koru Allahım! Ülkesi için, vatanı için, namusu için mücadele edenleri muzaffer eyle. Bu uğurda ölenleri şehadet mertebesine erdir. Şehitlerimize mağfiret eyle. Şehitlerden, Sıddıklardan, salihlerden, muhlislerden ve muhsinlerden bizleri ayırma. Haccın sahibi sensin. Beytullah senin. Arafat seni tanıma ârif olma yeri. Marifetullaha erelim. Gönül köprüleri kuralım. Kırdığımız gönüller varsa bu yolculukta affet bizi Allahım! Haklarımızı helal ediyoruz birbirimize. Şahit ol ve kabul eyle”.

Yorumlar