YSK o kararı almasaydı seçim iptal edilecekti


Mustafa Güneş

Mustafa Güneş

18 Nisan 2017, 08:19

Türkiye geçtiğimiz pazar günü ülke tarihinin en önemli dönüm noktalarından birini yaşadı. Ülke tarihinin sekizinci, AK Parti hükümetlerinin üçüncü referandumu yapıldı. Referandumda sandık başına giden 50 milyon vatandaştan 25 milyondan fazlası kararını 'Evet' yönünde, yaklaşık 23,7 milyonu ise hayır yönünde oy kullandı. Seçim bitti, ancak her seçimde olduğu tartışmalar bitmedi.

Yüksek Seçim Kurulu(YSK)'nun seçim günü, şikayetler üzerine, aldığı "mühürsüz pusula ve zarflarda kullanılan oyların da kabul edilmesi" yönünde bir karar aldı. YSK Başkanı Sadi Güven'in açıklamalarına göre, karar tamamen seçmenin anayasal hakkını korumak için alındı. Ana muhalefet partisi ise karara itiraz ederek, seçimlere gölge düşürüldüğünü ileri sürüyor.

Tartışmalar devam ederken aslında YSK'nın ne kadar da önemli bir karar aldığı sonradan ortaya çıkıyor. Çünkü, YSK böyle bir karar almamış olsaydı muhtemelen CHP "Neden mühürsüz pusulalar iptal edildi" şeklinde başuvuru yaparak seçimi iptal ettirecekti. Bunu söylememizin nedeni, benzer bir vakanın daha önce yaşanmış olmasıdır. CHP  2014 seçimlerinde geçersiz sayılan "mühürsüz pusulalar" nedeniyle seçim kuruluna başvuru yaparak ilgili ilçede seçimi iptal ettirmiş. Seçim kurulu da CHP'nin önerisini uygun bularak seçimi iptal etmiş ve seçim yenilenmiş. Daha önce kaybeden CHP böylece ikinci seçimi kazanmıştı. Olay Muş'un Serinova ilçesinde yerel seçimler sırasında yaşanmıştı. 

Şimdi burada akla bazı soru işaretleri de gelmiyor değil. Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Sadi Güven, mühürsüz pusulaları neden kabul ettikleriyle ilgili açıklamasında aynen şu cümleyi kullanıyor: 

Onların yaptıkları hata, ihmal veya kasıt nedeniyle biz YSK olarak vatandaşın anayasal hakkını kullanması gerektiğine, iradesinin sandığa yansıması gerektiğine karar verdik. Hadise budur. Oy kullanma hakkına sahip olan vatandaş, YSK tarafından imal ettirilen, sahte olmayan, kendisine verilen oy pusulasını geçerli şekilde, usulüne uygun olarak mühürlemek suretiyle sandığa atmıştır. Sadece oradaki sandık kurulundaki çalışanların, eğitim vermemize, seçim günü sabah telefonlarına mesaj göndermemize rağmen, ihmalen veya bilerek eksikliklerini, vatandaşın oy verme hakkını engelleme yolunda değerlendirmedik. Bu, ilk kez bizim yaptığımız bir işlem değildir.

Başkan Güven'in kullandığı "ihmalen veya bilerek" ifadeleri ile şu sorulara dikkatinizi çekmek istiyorum.

Kimler, böyle bir şeyi "bilerek" yapmış olabilir?

Neden böyle bir şeyi yapmak istemiş olabilir?

Buradaki amaç neydi?

Daha önce benzer bir konu nedeniyle seçimlerin iptal edildiğini bilen birileri olabilir mi?

Bu olayda da, kamuoyunun yakından bildiği birçok olay gibi kumpas kokuları mevcut, ancak gerçek ne zaman ve nasıl ortaya çıkacak onu Allah bilir. 

Özellikle seçim sonrasında ana muhalefet partisinden üç ayrı ismin, seçimlerin iptal edilmesi yönünde kameralar önünde sık sık dillendirdikleri talepleri görünce akla daha çok soru işareti geliyor. 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Avatar
aslan - 3 ay önce
chp daha önce o kumpası yapmış iyiki ysk fark etti seçim günü başında hemen genelge yayınladı geçerli diye agitin kahpeliğide önlenmiş oldu
Avatar
hakan - 6 gün önce
siz fotokopide bastiginiz parayla kibrit bile alamazken imzasiz muhursuz oylarla kanuna aykiri darbe yapilmistir. Bu asikar ve blinen birseydir. Herkeste kabul etmektedir. Nedenine gelince elbette akepenin kazanmasini saglamak icin yapilmistir. Bu secimi ne gazeteciler ne yazarlar nede saray hakli cikartabilir. Ordumuza kurulan kumpasinin benzeri halkin iradesine yapilmistir. Sasirdikmi? Tabiki hayir. Osmanli devsirmelerinin doneminde hersey serbesttir. Yeterki sarayin menfaatine olsun. Tarih bunu yazacaktir.