PİYASALAR
IMKB     60.866
Dolar     1,5125
Euro     1,9385
Altın     405,52
ÇOK OKUNANLAR
HAVA DURUMU
İstanbul
17 / 24 °C
Ankara
10 / 24 °C
İzmir
15 / 28 °C
Erzurum
7 / 27 °C
Konya
11 / 25 °C
YORUMLANAN

Yiğit Bulut / Haber Türk

Kazancımız TSK... Sorunumuz TSK-P!

09 Şubat 2010 Salı 09:51

 

1923'ten 2010'a kadar tarihimizi incelersek net bir gerçek ile yüzleşiriz: Cumhuriyetimizin dünya standartlarında hatta üstünde yarattığı tek bir kurum var: Türk Silahlı Kuvvetleri...

Kimse kendine tek başına pay çıkarmasın, "BİZ" yarattık, bu toprağın "Edirne'den Kars'a malını-canını" veren insanları... TSK bizim malımız, kazancımız, artımız ve bu ülkeyi seven her fert, böyle bir orduya sahip olduğu için mutlu, gururlu...

Sevgili dostlar, bu tespit sonrası başlığa gelmek ve TSK'nın sorun ve/veya sorunlu olarak algılanıp algılatılmaya çalışıldığı şu günlerde bir düşüncemi sizlerle paylaşmak istiyorum...

Dürüst olalım; bir sorun var, her zaman da vardı! Birileri "kendilerini TSK'nın kurumsal kimliği ile özdeşleştirip" Türk halkına ve diğer kurumlara üstünlük "sağlarcasına" kendi yarattıkları bu "sanal pozisyonu" pazarladılar. Bu ülkede "askerin adamı" diye yıllarca dolaşan gazeteciler, işadamları, futbol kulubü başkanları, siyasetçiler, medya baronları oldu, kısmen de olsa olmaya da devam ediyorlar...

Aslında askerin adamı falan değillerdi ama "toplumun geçmişten gelen militer dinamiklerinden" yararlanarak "sivilleşme katsayımızın" düşük olduğu her dönemde öne çıktılar, kendilerine haklar yarattılar, başkalarını "andıçladılar", komutanlardan güç aldıklarını iddia ederek "panzerlerin üstüne" çıkıp seçilmiş hükümetleri tehdit ettiler...

Bu arkadaşlar aslında "hep birlikte" bir parti kurdular. Bir araya gelip "Türk Silahlı Kuvvetleri Partisini" oluşturup, yerleşik oldukları her alanda öne çıkarak "ülkeyi seçilmeden yönetmeye" kalktılar. Geçmişte Ankara'da konuşulanlardan bir cümle ile örnek vereyim; "X askerin adamı; X darbe olursa kesin başbakan!" Şaka gibi! Seçime girmeyen ama darbe ile iktidara gelen bir parti ve üyeleri...

Sevgili dostlar, Türkiye'de "TSK'nın sorunun belkemiği" olduğu "merkezli" bir "algılama" yaratanların tuzağına düşmeden gerçeği görmeliyiz; sorunumuz TSK değil, TSK Partisine üye olanlar ve bu parti üzerinden "iktidar dahil" her makamı ele geçirmeye çalışanlar... TSK en büyük kazancımız, TSK-P üyeleri ise demokrasi ve hukuk içinde acil çözüm bulmamız gereken en büyük sorunumuz !

 

 

 

 

Abdullah Gül'ü 'tarafsızlık' sınavı bekliyor

 

NEDEN mi ? Aslında her cumhurbaşkanı için "her adım", bir "tarafsızlık sınavıdır". Her imza, "sorgulanması" gereken bir vicdan muhasabesidir... Bu tespit sonrası başlığa dönelim, neden bu yazıyı yazdığıma cevap arayalım ve tam burada Gül'ün görev süresi bitmeden atama yapacağı makamlara bir göz atalım...

Sevgili dostlarım, çok kısa olarak özetleyeyim; 2011'de görev süresi dolacak Yargıtay Başsavcısı Gül tarafından seçilecek! Gül'ün görev süresi içinde Anayasa Mahkmesi'nde 10 üyenin koltuğu boşalacak ve yerlerine atama Gül tarafından yapılacak! Bugün "yargının sesi" olarak algılanan Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun bütün üyeleri de yine görev süresi içinde Gül tarafından yeniden seçilecek! Daha yazmama ve neden "ideolojik olmayan" bir atama anlayışı beklediğimin altını çizmeme gerek var mı?

 

 

 

Avrupa 'batıyor'. Uyan Türkiye uyan!

 

OSMANLI'yı "hasta adam" ilan eden Avrupa, şimdi en hasta adam konumunda! Yunanistan, İspanya, Portekiz "rakamlarla kesin iflas konumuna" gelirken, Hollanda'nın durumu da onlara yakın seyrediyor. Bizi "hasta adam" diye parçalayan Avrupa, battı batıyor! İşin daha da önemli yanı "bu batış sırasında, küresel konjonktür" dünün "hasta adamı" Türkiye coğrafyasını, "liderliğe" taşıyor...

Dostlarım, fırsat bu fırsat! Bu momentum bir daha belki 1000 sene gelmez! Uyan Türkiye! Gümrük Birliği'ni acilen terk et ve üyelik sürecini askıya al! Avrupa'ya verdiğin tavizleri durdur ve en önemlisi AB anlaşmaları yüzünden ilişki dahi kurmadığın ülkelerle iş yapmaya başla!

Uyan Türkiye uyan! Bu tarihin sana verdiği "rövanş" ve sıçrama fırsatıdır, bunu sakın kaçırma!

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.