Sonra sen bu iki kişiyi aynı sınava sokacaksın...
Ve de Türkiye şartlarında istediği bölümde okuyabilecek zekâya sahip birini katsayı oyunlarıyla zekâsının altında bir bölümde okutacaksın!
Hatta onun zekâsının altında birileri de onun okuyamadığı bölüme girip okuyacak!
Sonra sen buna "Eşitliği sağlıyorum" diyeceksin!
O zaman sokma bu genci o sınava!
Meslek liselerine gidenler için başka bir sınav aç!
Yapabilir misin?
Yapamazsın...
Anayasa'nın eğitimde eşitlik ilkesine aykırı.
O zaman niye Danıştay olarak insanları çarpıyor ve çarptırıyorsun. Onları zekâlarına uygun olmayan bölümlere itiyorsun.
Kurulmuş çok iyi bir sınav sistemini bozuyorsun.
Bunun rasyoneli ne!
İmam hatipliler mimar, mühendis, öğretmen, doktor, idareci olup Türkiye'yi yönetemesinler diye değil mi?
Peki, imam hatipler Türkiye Cumhuriyeti'ne bağlı liseler değil mi?
Türkiye Cumhuriyeti sınırlarını kendi belirlediği resmi din eğitiminden mi korkuyor?
Kendi eğitim sistemimizin ürünlerinden korkacaksak...
Genel liselerden mezun olan Kürtler'i hatta Aleviler'i de Danıştay çarpmalı!
Onlar da gelecekte Türkiye'yi yönetirlerse halimiz nice olur.
Hatta şimdiden eşcinselleri ve eşcinsellik potansiyeli olanları da belirleyip onları çarpmak lazım.
Gelecekte eşcinsel bir başkanımız olduğunu düşünsenize...
Aslında "yandaş medyada" yazan, çizen, yazma ve çizme potansiyeli olan "liberal kafalı, dünya vatandaşı" herkese ve onların yedi göbekten akrabalarına da katsayı uygulansa fıstık gibi olmaz mı?
Çekirgelik
"Daha çok şey değiştikçe daha çok şey sabit kalır." (Paul Argenti)