Turgay Demirel: Desteği olan herkese teşekkürler

Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Turgay Demirel, İspanya’da düzenlenecek olan 2014 FIBA Dünya Kupası’na katılım hakkı elde etmemiz üzerine açıklamalarda bulundu.

Turgay Demirel: Desteği olan herkese teşekkürler
01 Şubat 2014 Cumartesi 16:13

Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Turgay Demirel, İspanya’da düzenlenecek olan 2014 FIBA Dünya Kupası’na katılım hakkı elde etmemiz üzerine açıklamalarda bulundu.

Başkan Demirel, 2004 Aralık ayında Malezya’da, 2010 FIBA Dünya Şampiyonası'nın ev sahipliğinin alınma sürecinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın çok büyük desteğini aldıklarını belirttiği açıklamada, "Bu destek, günümüze kadar da sürdü. Sayın Başbakanımızın 2014 FIBA Dünya Kupası’na katılma hakkını elde etmemizde de çok büyük bir rolü oldu. Kendisine teşekkür ediyoruz." dedi.

TBF Başkanı Turgay Demirel’in basketbol federasyonunun internet sitesine yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Türkiye Basketbol Federasyonu olarak, arka arkaya dördüncü kez, 2002, 2006, 2010 ve şimdi de 2014 Dünya Şampiyonası, yeni adıyla Dünya Kupası’na katılacak olmamızdan dolayı çok mutluyuz. 2014 yılında hem Erkekler Dünya Kupası’na hem de ülkemizde düzenlenecek Kadınlar Dünya Şampiyonası’nda yer alacak olmamız, Türk basketbolunun yeni yükseliş noktasını ifade ediyor. Yani her iki dünya şampiyonasına da birden katılıyor olacağız.

Burada uzun bir süredir, yani Slovenya’daki Avrupa şampiyonasından sonra FIBA’nın tüm kriterlerini belirlemesiyle beraber, iki- üç ayı geçen süredir bu konuyla ilgili temaslarda bulunuyoruz. Bu konuda, FIBA’nın açıkladığı kriterler arasında, hem sportif hem de tanıtımsal, promosyonel unsurlar, ekonomik ve yönetimsel unsurlar şeklinde 12 maddeden oluşan bir ilke vardı. Bu ilkelerin değerlendirmesinin yapılacağı ve dördüncü olarak da yine bu ilkelerden beklenecek bir yardım unsuru vardı. Fakat baktığımız zaman biz tüm bu görüşmelerde de bunu ifade ettik; özellikle sportif ve tanıtımsal anlamda, ya da yönetimsel anlamda Türkiye’nin tüm bu sıralamalarda ülkeler arasında, birinci ya da ikinci olduğunu ifade ediyorduk.

Tüm bu noktalarda da haklı olduğumuzu şuan görmüş bulunuyoruz. Dört ülke arasında ülkemizin seçilmiş olması, Türkiye’nin basketbolda uzun yıllardan bu yana geldiği noktada elde ettiği başarının bir göstergesi oluyor. Türkiye’nin bugüne kadar ülke olarak, son 10 yılda hem ekonomik hem istikrar bakımından büyümüş olması, geldiği noktayı da göstermiş oluyor. Türk sporuna ve Türk basketboluna çok büyük destek olan Sayın Başbakanımıza da çok teşekkür ediyorum. Yine bu yarışmada biz bir anlamda ipi göğüslüyorsak, bu bize verilen destekler ve yardımlar sayesinde oldu.

Bu yaz ülke olarak basketbol heyecanını yaşayacağız. 2014’ün en önemli spor organizasyonları arasında Brezilya’da düzenlenecek futbol Dünya Kupası ve İspanya’da organize edilecek 2014 FIBA Dünya Kupası bulunuyor. Tabii ülkemizde düzenlenecek Kadınlar Dünya Şampiyonası da var. Bu anlamda bizim, her iki organizasyonda da yer alacak olmamız, futbol turnuvasında ne yazık ki katılamayacak olmamız, basketbol açısından ülkemiz en üst noktada olması anlamına geliyor. Bu açıdan çok gururluyuz ve çalışmalarımızın karşılığını aldığımız için de memnunuz."

FIBA’nın, wildcart seçim kriterleriyle ilgili olarak da önemli açıklamalarda bulunan Başkan Demirel, "Bu kategoriler arasında ülkedeki basketbolun popülaritesinden, milli takımların aldığı neticeler ve kaliteleri, FIBA ev sahipliği ve adaylık yapmış olmak, basketbol milli takımının kupaya katılması durumunda ülkeye etkileri ve ülkenin en iyi oyuncularının katılması yönündeki tahütler vardı. Onun dışında ekonomik unsurlar arasında da televizyon şirketlerinin ve ülke firmalarının basketbola ulus ve uluslararası anlamda destek ve katkıları, bu pazarın FIBA ile olan önemi ve bu dünya kupası düzenleyen İspanya’ya katacağı değerler gibi unsurlar vardı." diyerek açıklamalarında şu ifadelere yer verdi:

"Türkiye bu anlamda gerek uzun yıllardır Beko Basketbol Ligi ile başlayan ilişkisi sonucunda, Beko’nun hem dünya hem Avrupa şampiyonası isim sponsoru olması, Turkish Airlines’ın kulüpler düzeyinde sponsorluk yapması, NTV’nin uzun yıllardır hem Avrupa hem dünya şampiyonalarını yayınlayarak FIBA ile iyi ilişkiler içinde olması, ülke olarak bizim 2004 yılında Malezya’da başlayan Dünya Basketbol Şampiyonası’na adaylığımızla birlikte FIBA ile ilişkilerimizin ve ülke hükümetimizin yakın ilişkisi. Tüm bunların çok önemli rolü oldu.

Karşımızda çok ciddi adaylar ve ülkeler vardı. Bir kısmı sonradan çekildiler ya da çekildik açıklamaları yaptılar. Bu bizim gücümüzü gösteriyor. Bu para konusu, seçim kriterleri arasında en az önemli olandı. Çünkü dünya şampiyonasında üçüncü defa bu uygulanıyor ve her seferinde buna benzer bir bağış da söz konusu oldu. Katılımcı ülkeler de bu durumun başından beri farkındalardı. İtalya’nın üç gün kala yapmış olduğu açıklama, sadece iç politikalarını ilgilendiren bir açıklamaydı.

Ülke federasyonu olarak hem kupaya katılmak istiyor hem de bu kaynağı bulamıyorsa yeterli güçte olmadığının bir göstergesi. Bizim ülke olarak zaten bir sıkıntımız yoktu. Kriterleri bilerek geliyorduk. Bağış istendiği taktirde diğer ülkeler gibi eşit şekilde yapabilecek durumdaydık. FIBA da hiçbir zaman bunu bir yarış haline getirmek istemedi. Yoksa Katar da Venezuela da Nijerya da başvuran ülkeler arasında. Bu ülkelerin hepsi petrol zengini ülkeler. Katar ve Rusya ile para ödemesi anlamında bu ülkelerle kimse boy ölçüşemez. Rusya’nın spor tesisleri için harcadığı milyar dolarları düşündüğümüzde basketbol dünya kupasına katılmak isteseler ve kriterleri de yeterli olsa, verecekleri bir milyon dolar onlar için çok büyük para olmazdı. Maalesef iç politikaları nedeniyle bu yönde bir açıklama yapıyorlar. Dolayısıyla para ile bu kriterlerin belirlendiği ya da ona göre ülkelerin seçildiğine katılmıyorum.

Kazanan ülkelere baktığımızda özellikle Çin’in, milli takımlarının başarılı olamayacağını gördükleri için son anda katılmaktan vazgeçtiklerini açıklamaları nedeniyle, biliyorsunuz ki Çin, 2010 FIBA Dünya Şampiyonası’na da katılmış ve farklı yenilgiler almışlardı. Kuvvetli ülke imajı içerisinde kendi imajlarının zarar gördüklerini düşünmüşlerdi.

Rusya Basketbol Federasyonu’nun yaz ayında bir federasyon seçimi vardı. Orada hukuka aykırı işlemler olması nedeniyle konu mahkemeye intikal etti. Kendi iç olayları nedeniyle Rusya’nın bu konuda belirsizliği vardı. Ama hukuksal sürecin devam etmesi nedeniyle çekilme kararı aldılar. Gerçekten Rusya basketbolun üst düzeyde olduğunu ve federasyonu da çok yakından tanıyorum. Ama bu hukuki süreci istedikleri gibi aşamadıklarından bu konuda bir sürpriz yaşandı.

FIBA bir açık arttırma istemedi, esasında başta bir rakam belirlemedi, tüm katılımcı ülkelere söylediler ve bizim belirlediğimiz kriter, örneğin katar 5 milyon, Venezuela bir gemi petrol yollayacak, böyle şeylere kapalıyız dediler. Önemli olan, tüm bu kriterlere göre yapacağımız seçim. Biz basketbol ve ülke olarak gerçekten güçlü durumdayız. Sponsorlarımız da bakanlığımız da genel müdürlüğümüzün sağladığı kaynaklarla çok büyük yatırım yapıyoruz. Bu katılma karşılığında bağış da Avrupa basketbol şampiyonasına gitmek yerine de 2015 Avrupa şampiyonasına katılmayı da garantiledik. Japonya’da dünya 6.’sı olan milli takımımız, çok büyük basketbol coşkusu yaratmış ve yeni yıldız oyuncularımız çıkmıştı. Orada ne kadar iyi takım olduğumuzu göstermiştik. İnşallah 2014 yılında da aynısını yaşatabiliriz."

A Milli Basketbol Takımı'nın yeni teknik heyetiyle ilgili olarak da açıklamalarda bulunan Başkan Demirel, sözlerini şu şekilde noktaladı:

"Elemelere gidecek kadromuz farklı, buradaki kadromuz farklı olabilirdi. Dünya şampiyonasına katılma hakkını elde etmemizle beraber şimdi önümüzde 2014 yılıyla yeni bir süreç başlıyor. Burada uzun soluklu bir planlama için çalışmalarımız var. Kadınlarda olimpiyat oyunlarına katıldık ama erkeklerde son 50 yıl içerisinde olimpiyatlara katılamadık. Önümüzde bir hedef var. Bunları başarabilecek, hedefleyen uzun vadeli çalışabileceğimiz bir teknik kadro kurmamız gerekiyor.

Dünya şampiyonasının son 4 takımının belirlenmesi sonrasında bırakmıştık. Salı gününden itibaren en kısa sürede netleştirmek istiyoruz. Geçen yıl bazı isimlerle konuşmalarımız olmuştu. Bu yıl içinde de konuşmalarımız olacak. Şubat ayı içerisinde süreyi çok uzatmadan bitirmemiz gerekiyor. Avrupa şampiyonasını direkt elde ediyoruz. Ekonomik açıdan baktığınızda, mesela bir Avrupa şampiyonası elemelerine 5 ülke oynayacağımızda tüm bu ülkelere gitmek ve misafir etmek Türkiye Basketbol Federasyonu bütçesinden karşılanıyordu ve ciddi bir gider harcanıyordu.

Dünya şampiyonasına katıldığımızda ise direkt ev sahibi ülkelerin masrafları karşıladığı bir ortam oluyor. Yapacağımız harcamaların önemli bir kısmını da tasarruf etmiş oluyoruz. Bu giderlerin bir kısmı da otomatik olarak karşılanmış oluyor."
CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×