TBMM 25 Temmuz'a kadar çalışma kararı aldı

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), 25 Temmuz 2014 tarihine kadar çalışma kararı aldı. 1 Temmuz'da kapanması gereken Meclis'in çalışma süresinin uzatılmasına muhalefet tepki gösterdi. Görüşmeler sırasında 'oruç' tartışması da yaşandı.TBMM...

TBMM 25 Temmuz'a kadar çalışma kararı aldı

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), 25 Temmuz 2014 tarihine kadar çalışma kararı aldı. 1 Temmuz'da kapanması gereken Meclis'in çalışma süresinin uzatılmasına muhalefet tepki gösterdi. Görüşmeler sırasında 'oruç' tartışması da yaşandı.

TBMM Genel Kurulu'nun 108. birleşimi, saat 14.00'te yoklama ile açıldı. Birleşimi TBMM Başkanvekili Şükran Güldal Mumcu yönetiyor. AK Parti, Meclis gündemine ve çalışma saatlerine ilişkin grup önerisi verdi. Kabul edilen grup önerisine göre TBMM, 1 Temmuz tarihinde tatile girmeyecek ve çalışmalarına 25 Temmuz'a kadar devam edecek.

Meclis Genel Kurulu 8, 15, 22 Temmuz Salı günleri 15.00 ve 21.00 saatleri arasında çalışacak. Genel Kurul 9, 10, 16, 17, 23 ve 24 Temmuz Çarşamba ve Perşembe 14.00 ve 21.00 saatleri arasında çalışacak. Günlük programlarının tamamlanmaması halinde günlük programlarının tamamlanmasına kadar çalışmalara devam edilecek.

AK Parti'nin grup önerisi görüşülürken tartışmalar da yaşandı. CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, "İktidar partisi, grup başkan vekilleri herhâlde bu öneriyi hazırlarken Ramazan'ı unutmuşlar. Siz iftarı da hesaplamamışsınız burada. Yani, herhâlde bu sene oruç tutmayacaksınız, öyle anlaşılıyor. Sizinki bir şey değil de yani bu mübarek aya girerken, böyle bir takvim ortaya koyarken insan Allah'tan korkar, şu Meclis personelini biraz düşünür. Siz, tabii, Meclis'in lokantasını, sahuru, şunu bunu... Bu çocuklar ne yapacak, bu Meclis personeli? Böyle bir şey olabilir mi? Ne kadar ayıp, ne kadar günah. Önce işin bu yönünü bir söylememiz lazım. İktidar partisinin kamu yararına, devlet, millet yararına yetiştirmesi gereken kanunlar olabilir ama bunun yolu 'Bizim çoğunluğumuz var. Biz bu Meclis'i Temmuz'un 24'üne kadar çalıştırıp bunları geçireceğiz kardeşim.' diye meydan okumak, salvo atmak değildir. Eyvallah, geçirebilirsiniz. Burada peşinen muhalefet partisi adına söylüyorum; biz burada Temmuz ayı boyunca sizi minimum 185 kişi her beş dakikada bir göreceğiz. Her beş dakikada bir 185 iktidar partisi milletvekili bu sıralarda oturacak. Bunu göze alacaksınız. Yarın genel başkanınıza mahcup olmanızı istemem." diye konuştu.

Altay, 17 ve 25 Aralık soruşturmalarıyla ilgili eski 4 bakan hakkında kurulması kararlaştırılan Meclis Soruşturma Komisyonu'na AK Parti'nin üye vermemesini de eleştirdi. Altay, şöyle dedi: "Her vesileyle millî irade diyen iktidar partisinin genel başkanının, bu komisyonu kurdurmamak için bu kadar direnç göstermesi o millî iradeye yapılabilecek en büyük saygısızlık ve hakarettir. Zaten soruşturma komisyonunun çalışma süresi Meclis Genel Kurulu'nda 5 Mayıs'ta iki ay kabul edildi, bugün ayın 25'i, iki ay geçti daha komisyon kurulmadı. Niye? Efendim, cumhurbaşkanlığı sürecinde bu komisyon kurulursa, komisyonun göreve başlaması, çalışmaları haber olur, bu da sıkıntı olur. Ne ayıp şey, böyle bir şey düşünülebilir mi? Millî iradeye saygı kelimesini Tayyip Erdoğan bir daha ağzına almamalıdır. Bu genel kurulda sizler orada bu kutulara oy attınız, komisyon kurulsun dediniz. Sizin iradenize karşı da sayın milletvekilleri, yapılmış büyük bir saygısızlık var. Bu konuda milletvekillerinin milletten aldıkları vekâletin gereğini yapmaları lazım iktidarıyla muhalefetiyle."

AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş ise "Eğer muhalefet partileri İç Tüzük'e uygun olarak bu işi yapmış olsalardı bu komisyon şimdiden kurulmuş olurdu." ifadelerini kullandı. MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da "Meclis soruşturmasıyla komisyon üyelerimizi biz Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na ilettik. Daha sonra bazı komisyon üyeleriyle ilgili vaki yazısı üzerine tekrar yeniledik ama Adalet ve Kalkınma Partisi maalesef soruşturma komisyonunu engelliyor; tablo budur. Gönül ister ki bu soruşturma komisyonu bir an önce başlasın ve bu yolsuzluk ve rüşvet çetesinden Türk milleti adına hesap sorsun." dedi.

Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz, vatandaşların Razaman ayını tebrik etti. Yılmaz, şöyle devam etti: "Yani buradaki gayeniz nedir? Eğer çok acil bir şey varsa… Ne acil var, ben size söylüyorum; Sayın Başbakanı, Cumhurbaşkanı adayı yapacaksınız. Ondan önce toplumun tüm kesimlerinin oylarını alabilmek adına buraya birtakım tasarılar getirerek bu tasarıları burada görüşüp bir şeyler yapabilir miyiz gayreti içerisindesiniz. Yine aldığımız duyumlar, görüyoruz ki bebek katiline verdiğiniz sözler var, yine o hesabı yapıyorsunuz. Yine seçim hesabı yapıyorsunuz. O kanunları buraya getireceksiniz. Yani niyetiniz salih olsa amenna. Eğer toplumun bir kesimini, geniş bir kesimini ilgilendiren problemler varsa, gelin hep beraber yapalım. Buradan sesleniyoruz, hodri meydan. Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra eylülde toplayın. Çoğunluğunuz var. Getirin, acil ne yapılacaksa onları görüşelim. Ya Allah aşkına Türkiye Büyük Millet Meclisi kendine dayatılan birtakım çalışmaların dışında ne yapıyor? Lafa geldiği zaman, söze geldiği zaman millî iradeden bahsediyoruz. Millî iradenin en önemli karar organı Türkiye Büyük Millet Meclisi olmasına rağmen hiçbir şeyden haberi olmayan Türkiye Büyük Millet Meclisi, hiçbir şeyden haberi olmayan bu Meclisin milletvekilleri. Hükûmet bir şeyi dayatıyor, Hükûmetin içerisindeki üç beş kişi bir şey dayatıyor, biz de onlara uymak zorunda kalıyoruz. Bu Türkiye Büyük Millet meclisine hakarettir. Bu milletin iradesine hakarettir. Bu milletvekillerine hakarettir. Milletvekillerine ve milletin iradesine de hakaret etmeye hiç kimsenin hakkı olmadığını buradan ifade ediyorum."

HDP İstanbul Milletvekili Abdullah Levent Tüzel de "Hükûmet iyi bir şey yapmak istiyorsa, Soma'nın acısını dindirmek istiyorsa, iş cinayetlerini önlemek istiyorsa, bir tazminat ödemek istiyorsa bu maddeleri ayırsın, bir an önce görüşsün, Meclis Genel Kurulu bu yasayı, bu düzenlemeleri bir an önce çıkartsın ama şimdi, bu çıkartılmadığı gibi, aynı mantıkla Komisyonda -ve Komisyon kendi iç hukukuna, tüzüğe uygun bir şekilde çalıştırılmayarak- bilgi verilmeyerek de bu düzenlemede ısrar ediliyor. Şimdi, sürenin uzatılmasındaki bir gerekçe bu." diye konuştu.

CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×