'Polislere yönelik operasyon, 17 Aralık yolsuzluk soruşturması ile irtibatlı'

Bağımsız Kütahya Milletvekili Prof. Dr. İdris Bal, polislere yönelik operasyon ile 17 Aralık operasyonunun irtibatlandırılması gerektiğini ifade ederek, bu operasyonla iktidarın kendisini temiz göstermek istediğini söyledi.İdris Bal, Kütahya'da...

'Polislere yönelik operasyon, 17 Aralık yolsuzluk soruşturması ile irtibatlı'

Bağımsız Kütahya Milletvekili Prof. Dr. İdris Bal, polislere yönelik operasyon ile 17 Aralık operasyonunun irtibatlandırılması gerektiğini ifade ederek, bu operasyonla iktidarın kendisini temiz göstermek istediğini söyledi.

İdris Bal, Kütahya'da polisevinde basın açıklaması yapmasına izin verilmediği için bir pastanede açıklama yaptı. İdris Bal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 17 Aralık olaylarında kendisine güvenmediğini belirterek, "Yani şu polis meselesini 17 Aralık ile irtibatlandırmak lazım. 17 Aralık sonrası mert olamayan, dik duramayan iktidar bunu sulandırmaya çalıştı, psikolojik harekat yapmaya çalıştı, daha sonra 'bak biz yalan söylemiyorduk, paralel diye bir şey var.' Bunu ispat edebilmek için önce acele edemediler. Ben iddia ediyorum, eğer Başbakan kendine güvenseydi dört bakanı değil yirmi bakanı feda ederdi, halkın karşısına geçip derdi ki 'içimizde çürük elmalar varsa ayıklansın derdi, halk da alkışlardı, destek verirdi. Bunu diyemediler. Kendilerine güvenmiyorlar." dedi.

İktidarın halkın karşısında kendilerine güvenmediğini ve onun için algı operasyonu yapıldığının altını çizen Bal, sözlerine şöyle devam etti: "Tabi ki halkın karşısına geçip 'biz kendimize güvenmiyoruz onun için de bunu diyemiyoruz' şeklinde açıklama yapamazlardı. Onun için de savaş yapmaya, algı operasyonu yapmaya başladılar. Derler ki biz çok temiziz aslında ama ah bu Yahudiler, ah bu Amerikalılar, ah bu içimizdeki onların yandaşları, bu paraleller bizi devirmeye çalışıyor. Mağduriyeti oynamaya başladılar. Hani hukuk falan diyorlar ya. Hukuk değildir bu. Yargılayan kimdi? Rıza Zerrab’ı bırakan kişi sekiz gün tutarak ifade aldı ki bazılarının ifadelerini bile almadan karar verdi. Bu polislere yönelik operasyon tamamen algı operasyonuydu. Tamamen göstermelik. Biz yalan söylemedik, işte bunlar iş birliği yaptı diyebilmek, kendi yalanlarını örtebilmek için delikanlı insanları, hırsızın peşinden koşan vatan delisi insanları milletin evladını koruyabilmek için kendi evladını, ailesini feda eden insanları oraya tıktılar hukuksuzca sekiz gün beklettiler. Gözaltı süresi dört günde bitiyor, ekstra beklettiler, eşya muamelesi yaptılar. Onları rehin tuttular orada. Ben onları ziyaret ettim. Onların çoğu benim öğrencim. O dört günlük gözaltı süresi bitmesine rağmen beni onlarla görüştürmeyip aramıza kilit vurdular."

Türkiye'nin anormal günlerden geçtiğini ifade eden Bal, "Darbe sadece askerler tarafından yapılmaz. Darbe meşru olmayan yollarla gücün elde edilmesidir. Meşru olmayan yollarla 17 ve 25 Aralık sonrası iktidar Meclis'in çoğunluğunu da yanına alarak devlet kurumlarına, TUBİTAK’a, yargıya baskı yapıyor. Bu adı koyulmamış bir darbedir." dedi.

'MEYDANLARDA ŞOV YAPARAK FİLİSTİN SORUNUNU ÇÖZEMEZSİNİZ'

10 Ağustos’ta yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri için cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a "Rabia işareti yaparak Mısır sorunu Çözüldü mü?" diyen Bal, şunları söyledi: "Sayın Başbakan Rabia işareti yaparak Mısır sorununu çözdü değil mi? Halloldu. Barış, huzur, kardeşlik geldi. Şimdi de Filistin atkısını takıyor meydan meydan geziyor. Filistin sorununu çözüyor. Nasıl çözdüğünü görün orada. Her gün canlar yanıyor, kan akıyor orada ama bunlar şov yapıyor. Filistin atkısı ile meydanlarda şov yaparak Filistin sorununu çözemezsiniz. Rabia işareti yaparak da Mısır sorununu çözemediniz, elinize yüzünüze bulaştırdınız. Bunlar iç siyasete yönelik şovlardır. Ey Anadolu insanı, gözünüzü açın. Karşınızda sizin maneviyatınıza oynayan, sizin dindarlığınıza oynayan, şov yapan, tiyatro yapan bir lider var ve bir parti var. Sizin dindarlığınız ile oynuyorlar, vatan sevginiz ile oynuyorlar."

'ŞOV YAPMAYI ÇOK SEVİYORLAR, HANİ GAZZE'YE GİDECEKTİNİZ'

"Eğer vatanlarını gerçekten seviyorlarsa bayrağımızı indirenlere karşı dik dursunlar, delikanlı olsunlar. Bu milletin bayrağını 160 ülkede sallandıranlara karşı delikanlılık değil, gerçek teröre karşı delikanlı dursunlar." ifadesini kullanan Bal, güneydoğu’da kazılan hendekleri hatırlattı. Bal, şunları ekledi: "Hendek kazanlara karşı delikanlı dursunlar, yol kapatanlara karşı delikanlı olsunlar. Yolları açamıyorlar orada. Şov yapmayı çok seviyorlar. Hani Gazze’ye gidecektiniz Sayın Başbakan? Niye gitmediniz? Niye gidemiyorsunuz? Gönüllü kuruluşlar kadar olup oraya battaniye bile gönderemediniz. Nasıl bu Filistinlileri sevmek anlamına geliyor. Onların Filistinlileri sevmek anlayışı şudur; tüm Ortadoğu'daki rejimler içeride bunaldıkça içerideki gündemi örtebilme, kendi hatalarını örtebilme için Filistin sorununu kullanırlar. İsral’e saldırırlar. Ey iktidar dün siz değil miydiniz Amerika’daki, Avrupa'daki dergilerin haberleri ile övünen, siz değil miydiniz? Bizi Türk modeli gösteriyorlar diyen siz değil miydiniz? Batı’nın açıklamaları ile övünen siz değil miydiniz? Bugün aynı Batı eleştirip hukuk, demokrasi dediği zaman emperyalist deyip geçiyorsunuz. Çünkü samimi değilsiniz. Masum Anadolu insanını kandırmak için böyle söylüyorsunuz."

'NEREDESİN EY ERDOĞAN, NEREDE SENİN DELİKANLILIĞIN'

Alman Cumhurbaşkanı geldiğinde, hukuktan demokrasiden bahsettiğinde, yanlış yapıyorsunuz dediğinde ne tepki gösterildiğini soran Bal, "Ne dediler biliyor musunuz? Sen de paralelsin, sen de Almanya’nın imamısın dediler. İşte bunlar budur. Kendilerini eleştiren, doğru, makul eleştiriler yapan herkesi hain ve paralel olmakla suçlayacak kadar mantık dengesini kaybetmiştir bunlar. Çünkü bunlar çok ayıp bir pozisyonda yakalandı. Yolsuzlukla yakalandı. Onları örtmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Bunların bağırıp çağırmaları güçlülüklerinden değil acizliklerindendir. Kendilerine güvenselerdi yargı görevini görsün derlerdi. Aman fazla duyulmasın şeklinde bir operasyon yapıyorlar. Herkes biliyor. Mızrak çuvala sığmıyor. Bırakın oradaki askerimiz orayı kontrol etmeyi, kendi karargahındaki bayrağını indiriyorlar, tabi ki öyle emir geliyor, askerimizin suçu değil bu. Polisimiz karakola hapsedilmiş durumda. Yola hendek kazıyorlar. Hani paralel diyorlar ya oradaki paralel devlet siyasi sınırlarını çiziyor yola, hendek kazıyorlar. Neredesin ey Erdoğan, nerede senin delikanlılığın. Senin delikanlılığın daha silahın nasıl çalıştığını bilmeyen masum insanlara medeni insanlara mı geçiyor? Bu delikanlılık değildir." ifadelerini kullandı.

'ÇOCUKLARIMIN AĞZI BOZULDU'

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın meydanlarda halkı ayrıştırıcı ve hakaret söylemlerini de değerlendiren Bal, "Önümüzde seçimler var. Bir iktidar toplumu bölüyor, bir Başbakan halkı bölüyor, hakaretler ediyor, küfürler ediyor, her hafta yeni bir küfür öğreniyoruz. Yeni bir argo kelime öğreniyoruz. Çocuklarımın ağzı bozuldu. Durmandan haberlere bakıyoruz. virüsünden maymununa, haşhaşiye kadar her türlü argo kelimeyi öğrendi çocuklarım Başbakan sayesinde. Tabandaki masum insanlar yıllarca hüsnüzan beslemiş insanlar, birbirlerine şüphe ile bakmaya başladı." dedi.

'SEÇİLMEMESİ LAZIM, SEÇİLİRSE KUTUPLAŞMAYA DEVAM'

Türkiye’nin ülkeyi kutuplaştırmayan ve devlet kurumlarının verimli çalışır hale getirilmesi için Erdoğan’ın seçilmemesi gerektiğinin altını çizen Bal, "Bizim ihtiyacımız olan şu. Başbakan’ın, AK Parti’nin gerçekleştirdiği kutuplaşma bitmeli. Devlet kurumları verimli bir şekilde hareket etmeli. Öyleyse Başbakan’ın aynı zamanda cumhurbaşkanı adayının seçilmemesi lazım. Eğer cumhurbaşkanı seçilir ise şu anlama gelir; kutuplaşmaya devam, medyaya baskıya devam, iş adamları üzerindeki baskıya devam anlamına gelir. Vatandaşlarımız hatırlasın, bu başbakan değil miydi bir medya patronunu arayarak ağlatan." sözlerini kaydetti.

'EKMELEDDİN İHSANOĞLU'NU DESTEKLEYEN CHP VE MHP VE DİĞER PARTİLER DAHA AKTİF OLMALI'

Erdoğan’ın devlet imkanlarını kullanarak il il gezdiğini ifade eden Bal, Ekmeleddin İhsanoğlu ve destekleyen partilerin daha dinamik olması gerektiğini söyledi. Bal, şunları kaydetti: "Bir gerçek var, devlet imkanları kullanılarak il il geziliyor. Medyadaki gücü kullanılarak bir algı propagandası yapılıyor. Bakın televizyonlarda, diğer adaylar kaç dakika yer alıyor, Başbakan ne kadar yer alıyor. Onda biri kadar bile yer alamıyor diğer adaylar. Burada demokratik bir mücadele yok. İhsanoğlu daha aktif olmalı. Bence miting yapıp halka inmeli, bu seçimi Meclis değil halk yapıyor. Daha dikkatli olunmalı. Daha dinamik olunmalı. CHP ve MHP daha fazla sahip çıkmalı ama ben şimdiye kadar yeterli anlamda bunu yaptıklarını düşünmüyorum İhsanoğlu ve destekleyen partilerin. Ben cumhurbaşkanlığı seçiminde birleştirici bir adayın, tabiî ki bu Erdoğan değil İhsanoğlu’nun desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum. Diğer taraftan da İhsanoğlu ve destek verenlerin daha aktif olmaları gerektiğini, halka inmeleri gerektiğini düşünüyorum. Sloganlarını bulurken daha profosyonelce düşünmeleri gerektiğini düşünüyorum. Sözün özü, Erdoğan gibi bir cumhurbaşkanı bu ülkeye barış getirmez, kavga getirir, istikrarsızlık getirir. Bekleyip göreceğiz. Hayırlısı olsun." CİHAN

'Polislere yönelik operasyon, 17 Aralık yolsuzluk soruşturması ile irtibatlı'

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×