ÖYM'lerde görülen davalarda yeniden yargılama için kanun teklifi

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Fenerbahçe Spor Kulübü Aziz Yıldırım’ın yargılandığı davayı da kapsayan kesinleşmiş dahi olsa kaldırılan Özel Yetkili Mahkemeler'de (ÖYM) görülen davalarda yeniden yargılama yapılmasına...

ÖYM'lerde görülen davalarda yeniden yargılama için kanun teklifi

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Fenerbahçe Spor Kulübü Aziz Yıldırım’ın yargılandığı davayı da kapsayan kesinleşmiş dahi olsa kaldırılan Özel Yetkili Mahkemeler'de (ÖYM) görülen davalarda yeniden yargılama yapılmasına ilişkin TBMM Başkanlığı’na kanun teklifi verdi.

'Ceza Muhakemesi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun' teklifinin genel gerekçesinde Sezgin Tanrıkulu, "Türkiye Cumhuriyeti aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde adil yargılanma hakkının ihlali nedeniyle verilen çok sayıdaki kararın yanında özellikle son 10 yılda gerçekleştirilen soruşturma veya kovuşturmalarda halkın hukuka güveni ciddi şekilde azalmıştır. Buna ek olarak, insan hakkı ihlallerinde yaşanan ciddi artış da ülkemizi hukuk devleti olmaktan giderek uzaklaştırmıştır. Öyle ki mahkemeler tarafından verilen kararlar halkın tamamı yönünden bir kesimin diğer bir kesimden intikam aldığı, susturmaya çalıştığı vb. şekillerde tamamen bir kişi ya da kesim adına verilmiş kararlar olarak algılanmaktadır. Hal böyleyken bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından hüküm tesis edildiği yönündeki inanç ciddi şekilde azalmıştır.” denildi.

CHP’li Tanrıkulu, soruşturma ve kovuşturmaların sağlıklı bir şekilde yürütülerek kamu vicdanını da tatmin edecek şekilde sonuçlandırılması için gerekli önlemlerin alınması, masumiyet karinesinin gerçek anlamda hayata geçirilmesi, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında şüpheli veya sanığın insan olarak sahip olduğu hakların ihlal edilmemesi ve sonuç olarak 'bir suçluyu mahkum etmek için masum kişilerin de mahkum edilmesi' yerine 'bir masum kişinin dahi mahkum olmaması için' gereken tedbirlerin alınmasının zorunlu hale geldiğine işaret etti.

'ADALET ÖNÜNDE EŞİTLİK, HERKES İÇİN ADALET'

Son olarak 6532 ve 6526 sayılı kanunlarla özel yetkili ağır ceza mahkemelerinin görevlerine son verildiği, gözaltı, delil elde etme ve hüküm verme aşamasında somut delil bulunması teknik takip, iletişimin dinlenmesine ilişkin olarak süre ve kapsam bakımından sınırlama getirilmesi ile devam eden ve başlayacak soruşturma ve kovuşturmalar için olumlu değişiklikler yapıldığını hatırlatan Tanrıkulu, “Ne var ki özellikle adil yargılanma hakkının ağır ihlali sonucunu doğuran uygulamalar sonucu kesinleşmiş karar bulunan dosyalarda ise yargılamanın yenilenmesi vasıtasıyla adil yargılanma hakkının tesisi yönünde herhangi bir yasal değişiklik yapılmamıştır. Soruşturma sürecinden bu yana toplum tarafından takip edilen, izlenen usul ve verilen kararlarla kamu vicdanını tamamen tatmin etmesi gereken davaların önemli bir kısmı ise gerekli değişikliklerin yapılmaması nedeniyle kapsam dışı kalmıştır. Fenerbahçe Spor Kulubü ve Başkanı hakkındaki dava ile kamuoyu tarafından bilinen/bilinmeyen birçok dava kapsam dışı bırakılmak suretiyle hem adil yargılanma hakkının ihlal edilmesi sonucu doğmuş hem de farklı topluluklar yaratılan infial nedeniyle muhtelif eylemler veya imza kampanyaları düzenlemiştir. Hatta son olarak 'Adalete Fener Yak' adıyla büyük bir imza kampanyası başlatılmış, milyonlarca kişi tarafından desteklenen (kamu vicdanının da tatmin edilemediği ortadadır) bu kampanyaya toplumun her kesiminden destek gelmiştir. Başka bir anlatımla, adalet önünde eşitlik, herkes için adalet gibi en temel kavramların yeniden tesisi için işbu kanun teklifini hazırlama ihtiyacı doğmuştur." şeklinde düşüncelerini aktardı.

'EVRENSEL HUKUK NORMLARINA UYGUN TEDBİR ALINMALI'

Tanrıkulu gerekçesini ise şöyle açıkladı: “Yukarıda belirtilen düşünceden hareketle, kişilere isnat edilen suçun vasıf ve mahiyeti dikkate alınmaksızın, kişilerin öncelikli olarak 'insan' olduğu ve insan haklarına uygun bir soruşturma/kovuşturma süreci yürütülmesi gerektiği, yürütülen soruşturma/kovuşturmada delil elde etme yöntemi ve delillerin korunmasının, şüpheli/sanık aleyhine gerçekleştirilen işlemlerin, soruşturma/kovuşturmayı yürütecek kişi ve kurumların tayini ve devamında tabii hakim ilkesinin hayata geçirilmesinin doğacak sonuçların kamu vicdanını zedelememesi için önemi açıktır ve bu hususlar hakkında kişilere göre değişmeyecek, herkes tarafından kabul edilebilir veya evrensel hukuk normlarına uygun tedbirler alınması amacıyla işbu yasa teklifi hazırlanmıştır.”

CEZA MUHAKEMESİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ

MADDE 1 – 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 3- Bu Kanunun mülga 250 nci maddesi kapsamında kurulan ve 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunla görevleri sona eren ağır ceza mahkemeleri tarafından hükme bağlanmış olan, bu maddenin yayımı tarihi itibarıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında veya Yargıtay ilgili ceza dairelerinde bulunan dosyalar ile kesin hükümle sonuçlanmış olan dosyalar, 21/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı Kanunun 11,12,13 ve 14 ncü maddeleri ile bu Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında yeniden yargılama yapılıp yapılmayacağı hususunda karar verilmek üzere yetkili ve görevli mahkemeye gönderilir.”

MADDE 2 –5271 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 4- Bu Kanunun mülga 250 nci maddesi kapsamında kurulan ve 6352 sayılı Kanunla görevleri sona eren ağır ceza mahkemelerinin yetki ve görevleri kapsamındaki yargılamalarda, münhasıran 6526 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce bu Kanunun 135 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi, 139 uncu maddesi, 140 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi ile 27/12/2007 tarihli ve 5726 sayılı Tanık Koruma Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki yetkilerle elde edilmiş olan deliller hükme esas alınmaz ve yeniden yargılama sebebi sayılır.”

MADDE 3 – 5271 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 5– İşbu kanun kapsamında yeniden yargılama başvurusu kesinleşmiş hükümler bakımından bu kanunun yayımı tarihinden itibaren 6 ay, infazı tamamlanmayan hükümler bakımından infaz tamamlanıncaya kadar yapılabilir. Yeniden yargılama başvurusu yapılan dosyalarda başvuru yapılan mahkeme 1 hafta içerisinde infazın durdurulup durdurulmayacağı konusunda ivedilikle karar verir. Bu karar itiraza tabidir." CİHAN


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×