İhsanoğlu: Vergi müfettişinin siyasi emirle hareket ettiği nerede görülmüş?

Cumhurbaşkanı seçiminin ortak adayı Ekmeleddin İhsanoğlu, Maliye’nin hükümetin talimatıyla işadamlarının üzerine gitmesini eleştirdi. Dünyanın hiçbir yerinde vergi müfettişlerinin siyasi emirle işadamlarının üstüne gidemeyeceğini...

İhsanoğlu: Vergi müfettişinin siyasi emirle hareket ettiği nerede görülmüş?

Cumhurbaşkanı seçiminin ortak adayı Ekmeleddin İhsanoğlu, Maliye’nin hükümetin talimatıyla işadamlarının üzerine gitmesini eleştirdi. Dünyanın hiçbir yerinde vergi müfettişlerinin siyasi emirle işadamlarının üstüne gidemeyeceğini belirten İhsanoğlu, bunun ancak Sisi, Mübarek, Esed gibi diktatörlerce yönetilen ülkelerde olabileceğine işaret etti. Çankaya’nın kavgacı bir ismi kaldıramayacağını savunan İhsanoğlu, 2001 yılında Cumhurbaşkanı Sezer’in, Başbakan Ecevit’e anayasa kitapçığı fırlatmasının büyük bir ekonomik krize neden olduğunu hatırlatarak "Bu kadar 2 sakin insan bunu, şu veya bu sebepten dolayı yapabilmişse bir de oraya öfkeli birisinin geldiğini düşününüz." dedi. "Nereden çıktı bu İhsanoğlu?" diyenlere "Oy vermeyin ama saygı gösterin." diye seslenen çatı adayı, kendisini vesayetin temsilcisi olarak göstermeye çalışan iktidara 12 Eylül ürünü olan RTÜK, YÖK, partiler ve seçim, sendikalar kanunlarına neden sahip çıktığını sorarak karşılık verdi.

Ekmeleddin İhsanoğlu, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nda (ATSO) düzenlenen ve sivil toplum örgütleri temsilcileri ile kanaat önderlerinin katıldığı toplantıda konuştu. Türkiye’de 76 milyonun kavgasız, gürültüsüz bir hayat özlemi içinde olduğunu belirten İhsanoğlu, Türkiye’nin kendini siyasi iç hesaplaşmaya hapsettiği tespitinde bulundu. Bir türlü giderilemeyen bu sıkıntıya karşın halkın kavga istemediğini belirten İhsanoğlu, 2001 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in o zamanki Başbakan Bülent Ecevit’e anayasa kitapçığı fırlatmasını hatırlatarak "12-13 sene önce devletin tepesinde bir kavga oldu. O dönemin Sayın Cumhurbaşkanı, çok da sakin bir insan olduğun halde, o dönemin Sayın Başbakanı'na, o da çok centilmen bir insan olduğu halde, bir tartışma içerisinde bir kitapçık fırlattı. Hepiniz hatırlıyorsunuz. Ne oldu? Ekonomi çöktü ve herkesin cebindeki 100 liranın 50 lirası buharlaştı. Bu kadar iki sakin insan bunu, şu veya bu sebepten dolayı yapabilmişse bir de oraya öfkeli birisinin geldiğini düşününüz?" diye sordu.

Kimsenin kendisi gibi olmayanları, farklı düşünenleri vatan hainliğiyle suçlama hakkı olmadığının altını çizen İhsanoğlu, "Bu dünyanın en büyük suçu." dedi. İhsanoğlu, bununla ilgili şöyle konuştu: "Dünyanın neresinde vergi müfettişleri siyasi emirlerle hareket edip işadamları üzerine gönderiliyor? Nerede görülmüş bu? Bu diktatör dedikleri Sisi ve Mübarek veyahut Beşar Esed yaptığı zaman bütün dünya ayağa kalkıyor. Bizde de buna benzer hadiseler oluyor ve biz bunu susarak karşılıyoruz. Türkiye artık bütün bunları tartışır hale gelmiştir. Türkiye bunları göz ardı edemez. Türkiye bu konudaki kararı 10 Ağustos’ta verecektir. Bundan eminim. Türkiye 10 Ağustos’ta huzura kapı açacaktır."

"OY VERMEYİN AMA SAYGI GÖSTERİN"

Demokrasinin, 'alternatif seçme hakkı' olduğunu, bir kişinin kendini tek hak sahibi gibi görmesinin adının ‘otokrasi’ olduğunu ifade eden İhsanoğlu, Suriye ve Mısır gibi ülkelerin bile seçimlere birden fazla adayla girdiğini hatırlatarak 'Nereden çıktı İnsanoğlu?' diyenlere şu karşılığı verdi: 'Lütfen, oy vermeyiniz ama saygıda da kusur etmeyiniz. Ben hiç kimseye saygıda kusur etmedim. Yola çıktığım günden itibaren her yerde söylediğim gibi, bu yarış Türk Devleti'nin, milletinin en yüce makamına yönelik bir yarıştır. O makama layık olmak lazım. O makam başka bir makam değildir, tektir, en yücedir. O yüzden o makama layık olmak lazım. Onun için dedim ki bu medeni, çelebici yarış olsun, saygı içerisinde olsun. Maalesef bunlara fazla itibar olunmuyor ama ben itibar edeceğim. Ben yine bu yolda bana düşen o makama saygılı davranmayı, adaylara saygılı davranmayı, çünkü adaylardan bir tane devletimizin başbakanıdır. Ben bir Türk vatandaşı olarak her zaman başbakanıma, 'Sayın Başbakanım’ diyeceğim. O ne derse desin."

VESAYET TARTIŞMASI

Kendisiyle ilgili, Kur’an’ı, başörtüsü yasaklayacağı iddialarına cevap bile vermeyen İhsanoğlu, “Bunlar iflasın ifadeleridir.” dedikten sonra, vesayetin temsilcisi olduğu yönündeki ifadeyi ‘iftira’ olarak nitelendirerek şunları söyledi: “Peki, nasıl getireceğim, nereden getireceğim? Vesayet sistemimi beni aday gösterdi? Bana iki tane meşru, parlamentoda grubu olan CHP ve MHP aday gösterdi. Türkiye’deki bütün partiler desteklerini ifade ettiler. AK Partili kardeşlerimiz de desteklerini ifade etti. Kimi açık yaptı kimi, anlaşılır sebeplerden dolayı, açık yapamadı. Onlar da aynı sıkıntılardan muzdarip. Onlar da artık huzur istiyor, kavga istemiyorlar. Bütün bu insanlar, partiler vesayetçi mi?"

    SİZ KALDIRMAK İSTEDİNİZ DE BİZ 'HAYIR' MI DEDİK

    12 Eylül anayasasının icadı olan RTÜK, YÖK gibi kurumlar için “Kim muhafaza etti, kim korudu?” diye soran İhsanoğlu, "12 senedir Meclis, hükümet sizin elinizde. Siz RTÜK’ü kaldırmadınız, bilakis güçlendirdiniz. YÖK’ü kaldırmadınız, bilakis güçlendirdiniz. Bu vesayet sistemi değil mi? Niye kaldırmadınız? Meşhur bir üslupla siz kaldırmak istediniz de, biz ‘hayır’ mı dedik? Sendikalar kanunu 12 Eylül kanun niye değiştirmediniz? Bunlar askeri vesayet sisteminin kanunlarıydı. Siyasi partiler, seçim kanunları, yüzde 10 barajı, siz söylediniz bunların kötü olduğunu, kaldıracağınızı. Niye kaldırmadınız? Vesayet işte bunlar. Siz bunları muhafaza edeceksiniz, iktidar elinizde 12 sene, cumhurbaşkanı makamında bulunan sayın cumhurbaşkanımız partinin kurucusu, önceki Başbakan, Dışişleri bakanı. Seçildi, 7 sene cumhurbaşkanlığı görevini ifa etti ve değiştirmediniz. Bu yetkileri hep kullandınız. Hani siz vesayete karşıydınız. Türkiye, artık bunları anlamış durumdadır. Türkiye yeni bir ses, yeni bir nefes istiyor. Türkiye içeride huzur, dışarıda itibar istiyor."

    VİZE VERİLMEYEN TÜRK RABİA

    İhsanoğlu, "Türkmenlerle ilgilenen olmadığını, Uygur Türkleriyle olmamız lazım. Uygurların lideri Rabia Kadir hanım Türkiye’ye vize alamıyor. Düşünebiliyor musunuz? Biz Mısır’daki Rabia için ağıt yakıyoruz ama Türk Rabia için bir şey yapmıyoruz, vize vermiyoruz." şeklinde konuştu.

    REHİNELER KONUSU

    IŞİD’in rehin aldığı Musul Başkonsolosluğu çalışanlarıyla ilgili de konuşan İhsanoğlu, "İçimde böyle bir his var, inşallah bayramı aileleriyle geçirecekler. Ben buna inanıyorum. Öyle bir hissim var. İnşallah bunlar bayramı aileleriyle geçiriyorlar ve Türkiye o zaman bir dertten hiç olmazsa biraz nefes almış olacak." dedi.

    EKONOMİK ELEŞTİRİ

    Türkiye’nin gelişmesinin son yıllarda durduğunu, bunun 'orta gelir tuzağı' olarak adlandırıldığını anlatan İhsanoğlu, dünyada gelişen kalkınan tek ülkenin biz olmadığımızı belirterek, Türkiye’de milli gelirin 2002-2008 arasında 3 bin dolardan 10 bin dolara yükseldiğini ve orada durduğunu söyledi. Aynı dönemde rakamın Yunanistan’da 13 binden dolarda 30 bine, İspanya’da 16 bin dolardan 33 bin dolara, Güney Kore’de 12 binden 20 bin dolara çıktığını anlatan İhsanoğlu, Türkiye’nin G20’de bir ara 17’nci sırada yer aldığını ancak tekrar 19.’luğa gerilediğini hatırlatarak "Korkarım ki bu yanlış davranışlar, politikaların neticesinde Türkiye G20 gurubun içerisinden çıkar. Makro göstergeler Türkiye’de kalkınmanın zannedildiği iyiye gittği manasına gelmez.Bunu düşünmemiz lazım." dedi.

    BU NASIL BOYKOT?

    İhracatta da sıkıntılar yaşandığını, IŞİD nedeniyle Irak’a yapılan ihracatın duruma noktasına geldiğini aktaran İhsanoğlu, "Bütün Ortadoğu ihracatımız İsrail üzerinden yapılıyor ve biz İsrail’i boykot edelim diye bağırıyoruz, çağırıyoruz. O kadar tuhaf bir politika takip ediliyor ki tutar tarafı yok. Bunların hepsi millete büyük başarı, stratejik başarı olarak sunuluyor." ifadelerini kullandı. CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×