İdris Bal: ‘Okumuş, profesör olmuşsun; neden 7 çocuk’ diye soranlar var

Herkes onu terör, darbeler, Alevi-Sünni kardeşliği, başkanlık sistemi ve Arap Baharı'yla ilgili hazırladığı raporlarla tanıdı. AK Parti tarafından kesin ihraç istemiyle disiplin kuruluna sevk edilince de partisinden istifa etti. Bağımsız...

İdris Bal: ‘Okumuş, profesör olmuşsun; neden 7 çocuk’ diye soranlar var

Herkes onu terör, darbeler, Alevi-Sünni kardeşliği, başkanlık sistemi ve Arap Baharı'yla ilgili hazırladığı raporlarla tanıdı. AK Parti tarafından kesin ihraç istemiyle disiplin kuruluna sevk edilince de partisinden istifa etti. Bağımsız Kütahya Milletvekili Prof. Dr. İdris Bal'ın çok dikkat çekici bir yanı daha var. Bal, aynı zamanda 7 çocuk babası.

Yaklaşık iki hafta önce yeniden babalık sevinci yaşayan Bal, bebeğine Mehmet Akif ismini koydu. Diğer çocukları ise en büyükten küçüğe doğru Nesrin (21), Afra Nur (19), Ahmet (17), Fatma Ayça (14), Muhammed Emin (12), Leyla Ayşe Nefise (3) adlarından oluşuyor. Bal'ın iki çocuğu üniversitede, bir çocuğu lisede, iki çocuğu ise ilköğretimde okuyor.

Eşi Hülya Deniz ve annesi Nesrin ile birlikte yaşayan Bal, 10 kişilik mutlu bir aile potresi çiziyor. Gölbaşı'nda müstakil bir evde yaşayan Bal ailesi, bahçelerinde sebze ve meyve yetiştirmenin yanında tavuk, kaz ve ördek besliyor. Boş vakitlerinde Kütahya Milletvekili İdris Bal da bahçe ve hayvanlarla ilgileniyor. Bir de evlerine iki aylık bir bekçi köpeği almışlar. Bal ve çocukları, köpeğe de yakın ilgi gösteriyorlar. Üniversitede okuyan çocukları sebebiyle Bal ailesi, ancak bayram ve tatillerde bir araya gelebiliyor.

'SEN DOĞULU MUSUN DİYORLAR'

Cihan Haber Ajansı'nı (Cihan) evine konuk eden İdris Bal, 7. çocuğunun dünyaya gelmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiriyor. "Yeni bir üyemiz oldu. Allah mahcup etmez inşallah, hayırlı olur diye düşünüyor ve dua ediyoruz." diyen Bal, çocuk sayısının fazla olmasıyla ilgili yaşadıklarını şöyle anlatıyor: "Diyorlar ki sen bir de okumuşsun, profesör olmuşsun; nedendir? Maalesef toplum içerisinde öyle bir algı var. Okuyanın bir veya iki tane çocuğu olur diye bir algı var. Bazen 'Doğulu musun' diyorlar. Ben de Doğu da bizim, Batı'da bizim, Diyarbakır da bizim Afyon da bizim diyorum. Bizim kültürümüz, biz büyük bir kültür havuzunun, bahçesinin çocuklarıyız, çiçekleriyiz. Çocukları seviyorum, eşim de ev hanımlığı en büyük iştir o anlamda çalışmıyor demek doğru bir söz değil ama o da sağ olsun benimle aynı kanaatte olduğundan dolayı benim çocukları çok sevmemden dolayı o da razı geldi çocuklarımız oldu. Ama önemli olan bir tane 5 tane olması değil, iyi bir eğitim verip güzel terbiye verip, hem kendileri hem toplum için hayırlı üyeler yetiştirmektir. Dolayısıyla ben sayıdan ziyade niteliğe önem veriyorum, onun eğitimine, eğitilmesine önem veriyorum. Çok çocuğumuz olmasından dolayı çok mutluyuz ve şükrediyoruz Allah'a."

'NİCELİK DEĞİL NİTELİK ÖNEMLİ'

"7'nin üzeri daha fazla çocuk gelecek mi?" sorusuna ise Bal, "Nasip tabi ama önemli olan sıhhatli bir şekilde, sağlıklı bireyler olarak topluma katabilmektir. Aksi takdirde nicelik değil nitelik önemli." karşılığını veriyor.

Başbakan'ın üç çocuk tavsiyesinin hatırlatılması üzerine de Bal, "Böyle bir telkin olabilir ama acaba Başbakan'ın üslubuyla mı olur? Zannediyorum Başbakan'ın o anlamda üslubu sıkıntılı oluyor. Üslup olarak rencide edici değil de yaptığınız politikalarla, teşviklerle eğitimle bunu yapabilirsiniz. Bunu Avrupa'da, Amerika'da herkes yapıyor." diye konuşuyor.

'SİYASETÇİ BÜYÜK FEDEKARLIK YAPIYOR'

"Milletvekili olduktan sonra çocuklarla ilgilenebiliyor musunuz?" sorusuna Bal, "Eskisiyle karşılaştırıldığında aynı oranda ilgileniyoruz desek doğru olmaz. İlgilenemiyoruz, aslında siyasetçiler büyük fedakarlık yapıyorlar. Ailelerinden, özel hayatlarından fedakarlık yapıyorlar." şeklinde konuşuyor.

Çocuğunun derslerindeki başarısındaki düşüşü örnek veren Bal, "Türk siyaseti alma yeri değil de verme yeri, ekonomik anlamda zenginleşme yeri değil de tam tersine fedekarlık yapma yeri; aileden, ekonomik durumdan, sağlıktan, sosyal hayattan, çocuklardan fedakarlık etme yeri haline getirmeliyiz. Öyle olduğu zaman zaten herkes hemen istifa ediverir." diyor.

Anne Hülya Deniz Bal ise 7 çocuğa bakmanın zorlukları olduğunu ama onların güzelliklerinin bunların hepsini örttüğünü vurguluyor. "Çok zor gelmiyor bana." diyen anne Bal, milletvekili olduktan sonra eşinin eskiye göre biraz daha yoğun olduğunu ama bir şikayetleri bulunmadığını ifade ediyor. "Nasıl bir eştir?" sorusuna ise Bal, "İyi bir eştir. Mutfakta yardım istersem eder. Ama ben pek yardım almam." karşılığını veriyor. CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×