İbrahim Güçlü: BDP'nin, HDP kanalıyla Türkiye partisi olması bir hayaldir

Kürt siyasetçi-yazar İbrahim Güçlü, HDP'nin devlet projesinin yeni bir aşaması ve Kürtlerin bağımsız örgütlenmesinin sabote edilmesi olduğunu söyledi. HDP'nin bazılarının hayal ettiği gibi liberal, muhafazakar, İslamcı, demokrat bir...

İbrahim Güçlü: BDP'nin, HDP kanalıyla Türkiye partisi olması bir hayaldir

Kürt siyasetçi-yazar İbrahim Güçlü, HDP'nin devlet projesinin yeni bir aşaması ve Kürtlerin bağımsız örgütlenmesinin sabote edilmesi olduğunu söyledi. HDP'nin bazılarının hayal ettiği gibi liberal, muhafazakar, İslamcı, demokrat bir parti olmasının mümkün olmadığını savunan Güçlü, "Ayrıca BDP de niteliksel olarak bu özelliklere sahip bir parti değildir. BDP, kendisini bir Kürt partisi olarak bile tanımlamamaktadır. Etnik partileri bölücü, milliyetçi ve ilkel olarak tanımlamaktadır. BDP'nin, HDP kanalıyla Türkiye partisi olması da bir hayaldir." dedi.

Cihan Haber Ajansı'na (Cihan) konuşan Güçlü, 12 Eylül 1980 öncesinde olduğu gibi sonrasında da bütün amacın Kürt halkının ve milletinin örgütlenmesini sabote etmek, Kürt ulusunun diğer uluslar gibi kendi kaderini kendi eliyle, kendi örgütlenmesiyle tayin etmesini engellemek; Kürt ulusunun devlete entegrasyonunu gerçekleştirmek olduğunu ifade etti.

BDP'nin HDP olarak örgütlenmesinin de bu strateji ve büyük hesapların bir ürünü olduğu görüşünü dile getiren Güçlü, BDP'nin HDP'leşmesinin hemen gerçekleşen bir olgu değil; Öcalan'ın yakalanmasından önce ve sonrasında gerçekleşen yeni bir taktik ve aşama olduğunu kaydetti.

PKK, SOL PARTİLER BÖLGEDE ÖRGÜTLENMESİN DİYE ŞİDDET UYGULUYOR

BDP'nin bile devlet ve Öcalan stratejisine uygun olmadığının görüldüğünü kaydeden Güçlü, kafaların karışık ve BDP içinde de yoğun çelişkiler bulunduğunu ifade etti. "BDP içindeki Kürt yurtsever damarı, buna şiddetle olmasa da karşı çıkmaktadır." diyen Güçlü, PKK'nın Türk siyasi partilerinin ve özellikle sol partilerinin Kürdistan'da örgütlenmemesi için şiddet kullandığını ve şiddet sonucu birçok Türk solcusunu katlettiklerini hatırlattı.

HDP örgütlenmesine gelindiğinde "Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu" demekten geri durmanın mümkün olmadığını dile getiren Güçlü, sözlerine şöyle devam etti: "PKK, DEP'ten sonra BDP'ye varan aşamaya kadar birçok parti ile yola devam edildi. PKK dışındaki kesimler de kendi yasal partileriyle (Demokrasi ve Barış Partisi, Demokrasi ve Değişim Partisi, Demokratik Kitle Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi) Kürtler adına siyaset yapmaya devam ettiler. Bu tarihsel politik çalışma çizgisi, Kürt ulusal hareketine niteliksel olarak karmaşık kitlesel bir yapı kazandırdı. Bu süreç halen devam ediyor. Bu süreç, Kürtlerin kendi ulus ve ülke kimlikleriyle parti kurma sürecine tırmandı. Türkiye'de Kürdistan Demokrat Partisi de yasal olarak kuruldu. Bu süreç gelişerek ve derinleşerek ilerliyor. Ayrıca Kürdistan’daki örgütlenme, sol ve nasyonalist karakter yanında; liberal, sosyal demokrat, muhafazakar, İslamcı bir renk de kazanmaktadır. Buna rağmen Öcalan/PKK, süreci kendi tarihsel misyonuna uygun bir şekilde tersine çevirmeye, zayıflatmaya, ortadan kaldırmaya çalşıyor. HDP'nin kurulması ve BDP'nin HDP'ye katılması bu tarihsel misyonun somut siyasete dönüşmesidir."

"HDP DEVLET PROJESİNİN YENİ BİR AŞAMASIDIR"

HDP'nin devlet projesinin yeni bir aşaması ve Kürtlerin bağımsız örgütlenmesinin sabote edilmesi olduğunu anlatan Güçlü, HDP'nin Kürt ulusal hareketinin kitlesel yapısının son bulması için yapılan bir proje olduğuna dikkat çekti. HDP'nin yerel seçimlerde hem sayısal ve hem niteliksel olarak başarılı olmamasının bunun en somut göstergesi olduğunu belirten Güçlü, şunları ekledi: "HDP, solcu, kemalist, jakoben bir partidir. Solcu Türklerin, Alevlerin, Kürtlerin, diğer etnik gruplardan solcuların partisidir. HDP, bazılarının hayal ettiği gibi liberal, muhafazakar, İslamcı, demokrat bir parti olması olanaklı değildir. Ayrıca BDP de niteliksel olarak bu özelliklere sahip bir parti değildir. BDP, kendisini bir Kürt partisi olarak bile tanımlamamaktadır. Etnik partileri bölücü, milliyetçi ve ilkel olarak tanımlamaktadır. BDP, iğdişleşmiş, iki arada bir derde bir yapı sahibidir. Sadece muhalif bir parti olarak, bazı Kürt ve Türk liberallerinin, muhafazakarlarının, demokratlarının desteğini alan bir partidir. BDP, HDP'ye katıldığı zaman da bu desteği kaybedecektir. HDP, kurucularının Stalinst, Kemalist, Maoist, Baasist bir gelenekten geldiği bilinmektedir. Buna rağmen, neden bütün Kürtler ve Türkler bu partiye oy versinler. Bu nedenle BDP'nin, HDP kanalıyla Türkiye partisi olması da bir hayaldir. Eğer Kürtlerin solcuları Türk solcularıyla bir partide olacaklarsa, bu doğru görülüyorsa, o zaman Kürt muhafazakarlarının, liberallerinin, sosyal demokratlarının; Türk muhafazakarları, liberalleri ve sosyal demokratlarıyla birlikte örgütlenmeleri de haydi haydi meşru olur, ayrıca daha fazla toplumsal anlamı ve karşılığı olan bir olgu da olur." CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×