Hükümet, bürokrasideki cadı avını, kıyıma çevirmenin alt yapısını hazırlıyor

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, torba yasadaki kamu görevlilerini atama, görevden alma, göreve son verme, yer değiştirme, görev ve unvan değişikliği ile ilgili değişiklik teklifini eleştirdi. İşin hızla devlet memurluğundan hükümet...

Hükümet, bürokrasideki cadı avını, kıyıma çevirmenin alt yapısını hazırlıyor

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, torba yasadaki kamu görevlilerini atama, görevden alma, göreve son verme, yer değiştirme, görev ve unvan değişikliği ile ilgili değişiklik teklifini eleştirdi. İşin hızla devlet memurluğundan hükümet memurluğuna doğru gittiğini belirten Öztrak, "Nerede kaldı mahkeme kararları idare tarafından geciktirilmeden uygulanır diyen anayasa hükmü?" diye sordu. Hükümetin bürokraside yürüttüğü cadı avını artık bir kıyıma çevirmenin alt yapısını hazırladığını dile getiren Öztrak, "Bu tür düzenlemeler bir demokraside değil, olsa olsa ara rejimlerde olur. Türkiye uzunca bir süredir tarihinin en kötü ara rejimlerinden birini yaşıyor. Şimdi de bu ara rejimin yeni bir uygulaması ile karşı karşıyayız." dedi.

Meclis'te basın toplantısı düzenleyen Öztrak, IŞİD teröristlerinin elindeki TIR şoförlerini serbest bırakması ve sağ salim memleketlerine dönmelerinin en büyük teselli olduğunu ifade etti. "Musul Konsolosluğumuz'dan rehin alınan 49 vatandaşımızın da biran önce ülkelerine dönmesi ve sevdiklerine kavuşması en büyük temennimizdir." diyen Öztrak, "Diplomatik bir misyonumuzun teröristlerce işgal edilmesi ve 49 vatandaşımızın rehin alınmasının üzerinden 24 gün geçmiştir. Getirilen yayın yasağı nedeniyle hiç kimse yaşanan durumun olağanüstülüğünden ve ne olup bittiğinden haberdar değildir. Kurtulan şoförlerimiz de basından adeta köşe bucak kaçırılmaktadır. onlara da konuşma yasağı getirilmektedir. bu neyin telaşıdır değerli basın mensupları, hükümet neyi gizlemenin, saklamanın peşindedir? Hükümeti geçen hafta da uyarmıştım, şimdi bir kez daha ifade etmek istiyorum. Umarım 49 vatandaşımızın yurda dönüşü önümüzdeki seçim takvimine endekslenmemiştir. umarım yetkililer kendini bu kadar kaybetmemiştir. AKP'nin seçimleri kazanabilmek için kimlerle iş birliği yapabildiğini, nelere evet dediğini, ne tür tavizler verebildiğini yakın zamandaki gelişmelerden görebiliyoruz. Dolayısıyla bu konuda şüphe duymak için meşru gerekçelerimiz var." diye konuştu.

Ekonomik gelişmeleri de değerlendiren Öztrak, iktidarın tutumunu eleştirdi. Hükümet içindeki kavganın traji-komik olaylara yol açtığını dile getiren Öztrak, AKP hükümetinin 8. mali affını içeren bir torba yasanın Plan ve Bütçe Komisyonu'nda uzunca bir süredir görüşüldüğünü hatırlattı. Öztrak, şöyle devam etti: "Bu hafta Maliye Bakanı çıktı ve torba yasayla getirilen affa karşı olduğunu söyledi. Eğer Maliye Bakanı'nın istemediği bir yasal düzenleme kendi partisi tarafından plan ve bütçe komisyonunda gündeme alınıyorsa ortada ciddi bir sorun vardır. Bu AKP içinde koordinasyon kalmadığına delalettir. Bu durumda ya bakan, ya da o yasayı komisyonun gündemine aldıran istifa etmelidir. Bakanın kişisel gayreti ile plan ve bütçe komisyonunda tasarıda bir takım düzeltmeler yapıldı. Ama bunların her zaman olduğu gibi erdoğan’ın talimatıyla genel kurul safhasında geri alınacağını hep beraber göreceğiz. Getirilen torba yasada gerçekten skandal boyutunda düzenlemeler de var. Bunların bir kısmına daha önceki toplantılarda değindim. Ama son iki gündür komisyonda ciddi tartışmalar yaratan bir düzenlemeye değinmeden geçemeyeceğim. Torba yasanın 82. maddesinde kamu görevlilerini atama, görevden alma, göreve son verme, yer değiştirme, görev ve unvan değişikliği ile ilgili olarak mahkemelerin vereceği iptal ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararları idare hemen değil iki yıl içinde uygularım diyor. Ayrıca 'kamu görevlileri hakkında yapılan bu tür idari tasarruflar, telafisi güç veya imkansız zararlar doğurmaz' diyen bir madde yazılıyor. yani neyin telafisi güç veya imkansız zarar yaratıp yaratmadığı yasayla belirlenecek. Bu milli irade kılıfı altında otoriterleşmenin hangi boyutlara ulaşabileceğini gösteriyor. Artık hakimin takdir yetkisi de yasayla kaldırılıyor. Bununla da yetinilmiyor mahkemenin kararlarını yerine getirmeyen devlet memurları hakkında cezai kovuşturma yürütülemez hükmü tesis ediliyor. İş hızla devlet memurluğundan hükümet memurluğuna doğru gidiyor. Nerede kaldı mahkeme kararları idare tarafından geciktirilmeden uygulanır diyen Anayasa hükmü? Bu düzenlemelerle aynı zamanda bir yandan bazı bakanlar geçmişte yaptıkları hukuksuzlukların hesabını vermekten kurtuluyor, diğer yandan hükümet, bürokraside yürüttüğü cadı avını artık bir kıyıma çevirmenin alt yapısını hazırlıyor. Ben çok açık ifade edeyim bu tür düzenlemeler bir demokraside değil, olsa olsa ara rejimlerde olur. Türkiye uzunca bir süredir tarihinin en kötü ara rejimlerinden birini yaşıyor. Şimdi de bu ara rejimin yeni bir uygulaması ile karşı karşıyayız." CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×