Güneydoğu'daki din hizmetleri kabinede konuşuldu

Bakanlar Kurulu'na katılan Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki gelişmeler çerçevesinde din hizmetlerinin daha etkin hale getirilmesi için yapılacaklar konusunda brifing verdi.

Güneydoğu'daki din hizmetleri kabinede konuşuldu

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, Başbakan Ahmet Davutoğlu başkanlığında Çankaya Köşkü'nde düzenlenen Bakanlar Kurulu toplantısı devam ederken, gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Toplantıda, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'in, Türkiye’deki diyanet hizmetleriyle ilgili sunum yaptığını ifade eden Kurtulmuş, "Türkiye’deki din hizmetleri, din hizmetlerinin değişen kültürel sosyolojik şartlara göre yeniden gözden geçirilmesi, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki gelişmeler çerçevesinde din hizmetlerinin daha etkin hale getirilmesi için yapılacaklar konusunda Bakanlar Kurulu üyesi arkadaşlarımızın soruları ve katkılarıyla önemli bir görüşmeyi yapmış olduk" dedi.

Toplantıda ele alınan ikinci konunun, "Birlik Huzur ve Demokrasi Eylem Planı" olduğunu anlatan Kurtulmuş, şöyle konuştu:

"Birlik Huzur ve Demokrasi Eylem Planımızın 82 maddelik şekli, Bakanlar Kurulunda konuşulmuştur. Bu süre içerisinde bu teklif edilen bakanlıklar arasındaki müzakereyle oluşturulan bu eylem planının ilgili eylemlerinin bir kısmının sahada yapılmaya başlandığını, uygulamaya başlandığını da görmekten de büyük memnuniyet duyuyoruz."

SİLOPİ'DE EĞİTİM SORUNU YOK

Şırnak'ın Silopi ilçesinde, terörle mücadelenin ardından eğitim ve sağlık hizmetlerinin tamamen verilebilir hale geldiğini anlatan Kurtulmuş, "Silopi’de terörün sona erdirilmesinden sonra, şu an itibarıyla eğitim tamamıyla gerçekleşebilir durumdadır. Sadece bu süreçte fiziki olarak zarar görmüş olan birkaç okuldaki öğrenciler başka yerlere alınarak Silopi’deki okulların tamamında eğitim başarılı bir şekilde verilmeye başlanmıştır. Aynı şekilde sağlık hizmetleri ve diğer hizmetler" dedi.

"CUMHURBAŞKANIMIZ KİŞİSEL KONUMUNU ORTAYA KOYMUŞTUR"

Anayasa Mahkemesinin gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül ile ilgili kararı sonrasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamasına atıfta bulunan, "Bu açıklamanın ardından Anayasa Mahkemesinin yapısıyla ilgili veya bireysel başvuru hakkıyla ilgili bir düzenleme gündeme gelebilecek midir? Hükümet olarak sizlerin de uzun tutuklulukla ilgili açıklamalarınız olmuştu" şeklindeki soru üzerine Kurtulmuş, Türkiye'de Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkını, Erdoğan'ın başbakan olduğu AK Parti'nin getirdiğini söyledi.

Bu hakkın Türkiye'nin demokrasisi bakımından önemli bir adım olduğunu belirten Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Bu adımın atılmasında, bu demokratik merhalenin de aşılmasına vesile olan en başta dönemin başbakanı Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'dır. Öncelikle bunu tespit etmek gerekir. Ayrıca, Sayın Cumhurbaşkanımız, Anayasa Mahkemesinin kararıyla ilgili kendi kişisel konumunu ortaya koymuştur. Herkes Türkiye'de herhangi bir mahkeme kararına karşı görüşünü ifade edebilir, bundan daha doğal bir şey olamaz. Kaldı ki Sayın Cumhurbaşkanımız, bu görüşlerini Anayasa Mahkemesi karar almadan önce değil, kararını aldıktan sonra ifade etmiştir. Bunu tabii seyri içerisinde herhangi bir mahkemenin almış olduğu karara karşı, kendi görüşünü, kendi konumu tespit etmesi olarak görmek yerindedir. Yoksa Anayasa Mahkemesinin bireysel başvurulara karşı bir müracaat mercii olmasını ortadan kaldıracak bir görüş değildir. Zaten bu adımı atan Sayın Cumhurbaşkanımızın kendisidir."

İKİLİK YOK

"Başbakan Ahmet Davutoğlu, 'Hukuki süreç tamamlanana kadar herhangi bir adım atılmayacak' ifadesini kullanmıştı. Yine Sayın Cumhurbaşkanı, Cerattepe ile ilgili olarak yaşananlar için Gezi olaylarını hatırlattı ve 'yavru Geziciler' ifadesini kullandı. Hükümet ile külliye arasında Cerattepe noktasında bir görüş ayrılığı mı vardır?" sorusuna karşılık Kurtulmuş, son zamanlarda bu anlamda 'Hükümetle, Beştepe arasında görüş ayrılıkları varmış' manasına gelecek birtakım algı operasyonları yapıldığını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın zaman zaman görüşlerini kamuoyuyla paylaştığını dile getiren Kurtulmuş, Herhangi bir olay karşısında Sayın Cumhurbaşkanımızın görüşleri, hükümetin uygulamaları, görüşleri, bunlar ortadadır. Buradan 'bir ayrılık varmış, bir ikilik varmış' tezini ortaya atmanın doğru olmadığı kanaatindeyim" dedi.

YENİ BİR ANAYASA İHTİYAÇ VAR

AK Parti'nin, yeni anayasa yapım sürecine sonuna kadar katkıda bulunacağını ifade eden Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Herkes burada samimiyetle yeni anayasa yapım sürecine katkıda bulunsun istiyoruz. Biz de AK Parti olarak sonuna kadar katkıda bulunacağız. Bizim görüşlerimiz bellidir, ama bunların hepsi de tartışmaya açıktır. Sonuçta, eğer uzlaşmayla bir noktaya gidilemezse biz kendi görüşlerimizi parlamentoya sunma konusundaki adımlarımızı atarız."

Türkiye'de bir anayasa yapma zorunluluğu vardır. Sivil, demokratik, katılımcı yeni bir anayasa ihtiyacı vardır. 1980 darbesinden sonra, 82 Anayasası'nın kabul edildiği günün ertesinde hemen bu tartışmalar başlamıştır. Sanki Türkiye yeni bir anayasa tartışmasını yeni yapıyor, ilk sefer karşılaşıyormuş gibi bir anlayışın içerisinde olmamak lazım. Eğer bu parlamento yeni bir anayasa yapmazsa, hangi yasayı çıkartırsa çıkartsın, hangi yasama faaliyetinin içerisinde olursa olsun aslında siyaseten hiçbir şey yapmamış olacaktır."

"Millet kaçanı 'anayasa kaçkını' olarak tanımlar"

Tüm siyasi partilere, anayasa sürecine katılmaları çağrısında bulunan Kurtulmuş, "Çok açık söyleyeyim. Bu anayasa yapım sürecinde şu veya bu gerekçeyle kim kaçarsa, millet kaçanı 'anayasa kaçkını' olarak tanımlar. Dolayısıyla samimi olarak bütün partilerin yeni anayasa yapım sürecine samimiyetle katılmasını istirham ediyoruz, temenni ediyoruz" dedi.

di. 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×