Erdoğan'dan Kılıçdaroğlu'na: Delille konuş delille, bilmeden konuşma

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Şu anda elinde silah olmayan insanlara terör örgütü mensubu demek kimin haddine.

Erdoğan'dan Kılıçdaroğlu'na: Delille konuş delille, bilmeden konuşma

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Şu anda elinde silah olmayan insanlara terör örgütü mensubu demek kimin haddine. Utanmadan sıkılmadan bu genel müdür, CHP'nin başındaki zat, dün kalkıyor yine aynı hezeyanları kusuyor. Delille konuş delille. Bilmeden konuşma. Böyle leke atmakla bir yere varamazsın, iftira atmakla bir yere varamazsın. Ama senin karakterin bunu gerektiriyor onun için bunu yapıyorsun. Bununla bir şey elde edeceğini zannediyorsun. Dürüstsen belgeyle konuşursun." dedi.

Erdoğan, Akhisar'da toplu açılış töreninde konuştu. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun, CHP'nin genel başkanlığına maharetiyle gelmediğini savunan Erdoğan, "Sen kendi genel başkanına bir skandal olan kasetle genel başkan oldun. Sen kaset genel başkanısın, kaset. Çıkıyorsun, şimdi sıkılmadan utanmadan hukukun 'beraati zimmet asıldır' kaidesini bir kenara koyuyorsun ve suçlu suçsuz daha bilmeden, maalesef bazı savcıların gizlilik kaydı olan evrakları deşifre etmesiyle onlara sığınıyorsun. Bakın şunu söylüyorum; AK Parti yolsuzluklarla mücadele ede ede bugüne kadar geldi. Babamın oğlu olsa, evladım olsa, kim olursa olsun biz yolsuzlukla mücadelede prim vermeyiz. Fakat şunu da söylemek zorundayım. Yolsuzluğa bulaşmamış insanları adeta yolsuzluğun içindeymiş gibi gayretine girenleri de affetmeyiz. Çünkü o insanlar bu ülkede emeğini, gayretini ortaya koyuyorlar, siz onları lekelemek suretiyle iftira at tutmasa izi bırakır mantığıyla o insanları lekelemeye hakkınız yok. Çok enteresan, kimin kiminle işbirliği içinde olduğunu, gün ola harman ola bunları da deşifre edeceğiz. Bunları da ortaya koyacağız." şekline konuştu.

Şu anda yargı sürecinin işlediğini hatırlatan Erdoğan, şöyle devam etti: "Hale bak. Savcı kalkıyor, başsavcının kendisine verdiği görev 'bunları hemen bana getireceksin' diyor ve ona getirmeden medyaya veriyor. Başsavcının yaptığı açıklamaları gördünüz. Ne diyor savcı için? Bir kısım medyayı da yanına alarak... Böyle bir adli takip olabilir mi? Bunu yapıyor. Bu savcı kimin savcısı? Ondan sonra da bizim öğrencilik yıllarımızda olduğu gibi o uç örgütlerin marjinal örgütlerin militanları gibi çıkıp adalet sarayının önünde bildiri dağıtıyor. Bir savcı böyle bir şey yapabilir mi? Ne zaman görüldü böyle bir şey. Bunlar nasıl adalet dağıtacak. Bunlar adil olabilir mi? Şimdi biz bu tür insanların tabi ben dürüst yargı mensuplarını tenzih ederim asla bunlarla karıştırmam. Bugüne kadar onların hepsini savundum. Ancak ben bu CHP zihniyetine mensup savcıların mağduruyum onu da söylüyorum. Onların meşrebine, mizacına sahip olanların da mağduruyum onu da söylüyorum. Bunların genlerinde ne var bunu da iyi bilirim. Çünkü şu andaki başbakanınız Milli Eğitim'in kitaplarında olan bir şiiri okumak suretiyle içeri girdi. Ne oldu, kimdi mahkum eden? İşte bu CHP zihniyetine mensup şu andaki genel başkanın meşrebinden mizacından olan kişilerin mağduruyum, bu kadar açık konuşuyorum. Hani siz fikir ve düşünce hürriyetine karşı değildiniz? Ziya Gökalp'e ait bir şiiri okudum. Bundan dolayı içeri girdim. Bunu yaşadım bu ülkede."

Şu anda elinde silah olmayan insanlara terör örgütü mensubu demenin kimsenin haddine olmadığını vurgulayan Erdoğan, "Utanmadan sıkılmadan bu genel müdür, CHP'nin başındaki zat dün kalkıyor yine aynı hezeyanları kusuyor. Delille konuş delille. Bilmeden konuşma. Böyle leke atmakla bir yere varamazsın, iftira atmakla bir yere varamazsın. Ama senin karakterin bunu gerektiriyor, onun için bunu yapıyorsun. Bununla bir şey elde edeceğini zannediyorsun. Dürüstsen belgeyle konuşursun. Ama unutma SGK genel müdürüyken yaptıkların hiçbir zaman silinmeyecek. Kimlere hangi tür ihale verdiklerin biliniyor, Rahşan hanıma dua et, merhum Ecevit'e dua et. Onların affıyla işi yırttın. Biz işimize bakacağız. Bunlar Türkiye'de 17 bin kilometre bölünmüş yolun yapımını hazmedemediler, Marmaray'ın yapımını hazmedemediler, bunlar Türkiye'de üçüncü havalimanının yapılmasını hazmedemiyorlar. Şu anda bu iş adamlarına atılan iftiralarla bu insanlar yarın krediyi nasıl alacaklar. Bu krediyi nasıl temin edecekler. Bu tür saldırılar olursa bu tür lekeleme karalama olursa bu insanlar geçmişimizden bugüne bunlar bizim dönemimizde ortaya çıkmış müteahhit firmalar değil. Bu ülkede 20 yıldır 30 yıldır bu işi yapan insanlar. Şimdi siz bunları lekeledikçe bu insanlar yurt içi ve yurt dışı bankalardan kredi almakta zorlanmayacaklar mı? Bunlar vatana ihanet içindeler değerli kardeşlerim. Gerek ana gerek yavru muhalefet vatana ihanet içindedir. Zira 642 katrilyon devletin kasasında kaldı. Ama 17 Aralık'tan bu yana 120 milyar dolar maalesef zarar var. Yazık değil mi? Bunu nasıl yaparsınız? Böyle bir kampanyayı nasıl başlatırsınız? Bu bir çete olayıdır. Bu bir örgüt olayıdır. Maalesef ana ve yavru muhalefet de ele ele şu anda bu işi yapıyorlar. Bunların derdi yolsuzluk falan değil, bunların derdi hukuk değil, adalet değil. Bunların tek bir derdi var, bu milletin hükümetini yıpratmak. Yeniden o eski Türkiye'ye dönmek. Eski Türkiye, millet için kötü ama bu mutlu azınlık için güzel bir Türkiye'ydi. İstedikleri gibi kazanıyorlardı. Millet çalışıyor, milletin alın terini onlar faiz yoluyla cebe indiriyorlardı. Çalıyor çırpıyor, mahkeme önüne bile çıkmıyorlardı. Millet ne derse desin dinlemiyor kendileri ne isterse onu yapıyorlardı. Ülkeye o şekilde istikamet çiziyorlardı. Türkiye'nin alın terini, kaynaklarını, enerjisini yurt dışındaki işbirlikçilerine peşkeş çekiyorlardı." diye konuştu.

ERDOĞAN: 'YOLSUZLUK' DEYİP YİNE CAM ÇERÇEVE İNDİRİYORLAR

Demokrasi, özgürlük, kalkınma noktasında yeni Türkiye'yi hep birlikte inşa edeceklerini belirten Erdoğan, şöyle devam etti: "Bakınız biz gelmeden önce Türkiye'de enflasyon yüzde 30'du şimdi 6. Bunu kıskanıyorlar. Devletin ödediği borçlanma faizi yüzde 63'tü bunu kıskanıyorlar. Şu MHP, şu CHP'nin yavrusu DSP, yok artık öyle bir parti artık da. Bunlar IMF'ye 23,5 milyar dolar borçlandılar. Yolsuzlukların içinde olan bir hükümet bu parayı nasıl ödeyecekti? Bu parayı biz ödedik biz. Onlar borçlandı, biz ödedik biz. Ah kardeşlerim yolsuzluklar içinde olan bir hükümet, soruyorum, başka örneğe gerek yok, milli bankamız, milliyetçiyiz diyorlar ya sevsinler sizin gibi milliyetçiyi. Merkez Bankamızın kasasında ne vardı biliyor musunuz? 27,5 milyar dolar. Şimdi ne var 136 miyar dolar. Yahu yolsuzlukların içinde olan bir hükümet bunu yapabilir mi? Şimdi buraya geldik. Ne CHP'si, ne MHP'si bu işten anlar, diğerlerini konuşmamıza gerek yok. Yeter, biz el ele verelim, bunların hepsi gelip geçer. İşte Gezi dediler cam çerçeve indirdiler, şimdi de yolsuzluk, şu bu dediler, yine cam çerçeve indirmeye gayret ediyorlar. Tutmayacak bu oyunlar. Biz 30 Mart'ta bunlara sandıkta gereken cevabı vereceğiz, sandıkta. Hep beraber. Buna hazır olduktan sonra mesele yok."

Erdoğan konuşmasının ardından 'Beraber yürüdük biz bu yollarda' şarkısını tören alalında bulunanlarla birlikte söyledi.




CİHAN

Erdoğan'dan Kılıçdaroğlu'na: Delille konuş delille, bilmeden konuşma

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×